Abdüllatif Uyan

Abdüllatif Uyan

Türkiye
Yaşam / Din 697 yazı 1 takipçi

"Geçimin nasıldır"

Belh şehrinde yaşayan büyük velîŞakîk-i Belhîhazretleri, Mekke'ye gitmişti bir zaman.Biri onu tanıyıp;"Efendim, bana nasîhat eder misiniz" diye ricâ etti.Büyük velî sordu ona:"Geçimin nasıldır, yiyecek bir şey bulamazsan ne yaparsın"Adam cevâbında;"Bir şey bulunca şükrediyor, bulamayınca sabrediyorum" dedi.Büyük velî;"Belh'in köpekleri de öyle yapa

"Önce dînimi öğrenmeliyim!"

Büyük velîŞakîk-i Belhîhazretleri, gençliğinde tüccarlık yapardı.Mal almaya Türkistan'a gitti.Bir puthâne görüp içeri girdi...Birine yaklaşıp sordu:"Ne yapıyorsun böyle""İbâdet yapıyorum.""Bu putun, ne kendine faydası olur, ne de sana. Hâlbuki seni yaratan bir İlâh var ki, Ona tapsan, her türlü murâdına kavuşursun. O hakîkî İlâh, Allahü teâlâdır" d

"Bana nasîhat eder misiniz"

Şakîk-i Belhîhazretleri, Allah adamlarındandır. Hârun Reşid, ne zaman sıkılsa bu zâta gider, nasîhatleriyleferahlarmış.Bir gün yine gider.Ve çalar kapısını;"Selâmün aleyküm Efendi Baba.""Aleyküm selâm evlât."Oturur, sohbet ederler.Bir ara büyük velî sorar:"Ey halîfe! Farz et ki, bir çölde yalnız kaldın. Çok susadın, ama içmek için bir damla suyun y

"İmân et ki, kurtulasın!"

Belh şehrinde yaşayan büyük velîŞakîk-i Belhîhazretleri, önceleri gençlerin reîsiydi...Bir gün bir tapınağa girdi...Burası Mecûsîlere âitti.İçeride ateşe tapınan bir gençgördü.Yanına yaklaşıp;"Buna niçin tapıyorsun Allah'a îmân et ki, cehennemde yanmaktan kurtulasın!"dediGenç, ayağa kalktı.Ve ona bir "tokat" attı!Hazret-i Şakîk üzüldü!Çok ağlayıp t

"Bakıyorum neşelisin!"

Belh şehrinde yaşıyan büyük velîŞakîk-i Belhîhazretleri, gençliğinde ticâret yapıyordu.Bir ara kıtlıkolduBu, büyük dertoldu insanlara.Suratlar asıktı.Kimse gülmüyordu.Bir gün bir kölegördü.Neşeliydi ve gülüyordu.Yaklaşıp sordu:"Bakıyorum neşelisin.""Evet, elhamdülillah.""Bu kıtlıkta herkesin suratı asıkken sen neşelisin. Nedir bunun hikmeti"Köle de

Bir zenginin teklifi!..

Belh şehrinde yaşayanŞakîk-i Belhîhazretlerinin huzûruna, çok zengin biri geldi bir gün.Ve edeple arz etti:"Efendim bir istirhamım olacak.""Buyur kardeşim.""Estağfirullah. Mâlumunuz, benim bir hayli malım var.""Evet, biliyorum.""Sizinse pek yok efendim.""Evet, öyle.""İzninizle, zât-ı âlinizin her ihtiyâcını ben karşılayayım. Bu arada duânızı da alm

"Nefis nasıl kırılır"

Kuzey Afrika'daki evliyânın büyüklerindenAhmed-es Senûsîhazretlerinin talebesinden birkaçı, bir gün huzûruna gelip;"Hocam! Filân yerde bir büyük zât var... Fazîlet ve kerâmet sâhibi bir velî olduğunu söylüyorlar. Ziyâretine gidelim mi" dediler."Olur, gidelim"buyurdu.Ve kalkıp birlikte gittiler.O beldeye vardıkları anda o kişi de karşıdan onlara doğ

"Bu sır, aramızda kalsın!"

Kuzey Afrika'da hizmete başlayan evliyânın büyüğüAhmed-es Senûsîhazretlerine komşu bir gençvardı ki, gününü gün eden, nefsinin esiri bir kimse idi.Habersizdi İslâmiyetten.Bir gece rüyâ gördü.Yaşlıca bir zât geldi.Ve ona seslendi ki:"Kalk yâ filân!.. Abdestini al ve namazını kıl."Baktı o seslenen kişiye.Nûr yüzlü birisiydi.Çok da sevimliydi.İtiraz e

"Seni Rum'a saldım!"

Sarı Saltuk Dede, İznik ilinin mânevî kumandanlarından olup, kabr-i şerîfi, İznik'te, Lefke kapısı dışındadır. Ahmed Yesevî hazretlerinin yetiştirdiği Hak âşıklarındandır bu zât.Mücâhit Gâzidir.Bir kumandandır.Hocası çağırdı bir gün:"Saltuk Mehmed'im!.."Koşup geldi hemen:"Emredin hocam."Ona sevgiyle baktı.Ve kendisine"Seni Rum diyarınasaldım. Var g

Gece gündüz ağlayan zat!..

Saîd bin Cübeyrhazretleri, Kûfe'de yetişen müctehid imâmlardan olup, kabr-i şerîfi Vâsıt şehrindedir.İlmiyle âmil idi.Günahlarını düşünürdü.Gece gündüz ağlardı!Çok ağlamasından, gözlerinin görmesi azalmıştı... Gece Kur'ân-ı kerîm okurken bir azap âyetine rastlasa onu tekrar tekrar okur, hıçkıra hıçkıra ağlardı!Bir gece kalktı.Namaz kıldı ve;"Ey müc

İmânla şereflenen râhip...

Saîd bin Cübeyr hazretleri, Kûfe'de yetişen müctehid imâmlardan olup, kabr-i şerîfi Vâsıt şehrindedir.Meşhur Haccac;"Saîd bin Cübeyr'i acele bulup bana getirin!"diye emretti.Maksadı, öldürmekti!Adamları aramaya çıktılar.Onu secdede buldular.Ve emri bildirdiler.Cevâben "peki" dedi.Sonra yola koyuldular.Nihâyet akşam oldu.Geceyi bir kilisede geçirmek

"İnsanların arasında bulun!"

Hindistan evliyâsından Nizâmeddîn Evliyâhazretleri zamânında Nasîrüddîn-i Mahmud" adında biri vardı ki, küçük yaşta kaybetmişti babasını.Annesi ilgilendi onun yetişmesiyle.Derken Nizâmeddîn Evliyâ'yı gördü.Ve açıldı kalp gözü. Zîra o, tek bir "nazar" etmişti.Hem acıyarak.Ve bir kerecik.İşte ne olduysa o anda oldu. O nazarla kiri pası temizlendi kal