Abbas Güçlü

Abbas Güçlü

Milliyet
Kültür-Sanat / Eğitim 294 yazı 7 takipçi

Bu ayıba son verelim (2)

Çocuklarımızın beynini olduğu gibi karınlarını da doyurmak zorundayız. Özellikle de okul saatlerinde.Okulda içecek temiz su ve hijyenik bir ortam bulamayan, özellikle de karnını doyuramayan bir öğrenciden akademik bir verimlilik beklemek hayal olur.İlk ve orta dereceli okullarda durum vahim ama görünen o ki üniversitelerde çok daha vahim. Eğitim Se

Bu ayıba son verelim!

Çocuklarımız söz konusu olduğunda gerisi teferruat olmalıdır. Neden miOnlar mutlu değilse aileler, aileler de mutlu değilse ülke mutlu değildir. Daha da önemlisi, onlar ülkemizin geleceğidir.Ne kadar iyi yetişir, ne kadar donanımlı ve mutlu olurlarsa, geleceğimiz o denli güvence altında olurEğitimde ciddi sorunlarımız var. Olmayan ülke de yok gibi.

Sosyal sorumluluk, doğaya saygı ve eğitim

Eğitime sadece akademik bir misyon yüklemek büyük eksiklik olur.Eğitim ve öğretim, iki ayaklı bir süreçtir. Öğretim ile bilgileniriz, eğitimle ise yaşam sanatını öğreniriz.Öğretim okulda yapılır, eğitim ise evde, işte, okulda, sokakta her yerde, her yaşta gerçekleşir.Aslında eğitim derken çoğu zaman öğretimden söz ederiz. Eğitim ile kazandırılması

Güneri Abi, Hormonlu notlar, mülakat, liyakat

"Her ölüm erkendir" derler. Çok doğru. Onunki de çok erken olduZor hastalıklar atlattı ama neşesi de, keyfi de, heyecanı da fazlasıyla yerindeydi.Daha birkaç ay önce gazetede uzun uzadıya sohbet ettik. Yine kabına sığmıyorduO bizim çocukluğumuzun rol model gazetecilerinden birisiydi. Daha sonra, çok uzun yıllar yan yana odalarda çalıştık.Sorbonne'd

Milli Mücadele, gurbetçiler ve mülteciler

Milli Mücadele, Türkiye Cumhuriyeti'nin kuruluş destanıdır! Birilerinin değil, hepimizin bayramıdır! Bayramınız kutlu ve sonsuza dek daim olsun... Her insanın bir ülkesi var ama her ülkenin bir Mustafa Kemal Atatürk'ü yok! O bizi çok sevdi, biz de onu!Çocuk ve gençler onun için gelecekti ve onlar her şeyin en iyisini hak ediyorlardı. Kadınların hay

Eğitim ve deprem ekonomisi!

Yeni öğretim yılı öncesi eğitim harcamaları tavan yaptı. Esnafın yüzü gülüyor ama velilerin cebinde yangın var. Öğretim ücretlerine dolar bazında yüzde 50 zam yapılır mı Yapılmamalı ama yapan var. Ev fiyatına bir yıllık öğrenim ücreti olur mu Olmamalı ama olan var. Servis, kıyafet, yemek, ders kitapları ve diğer ihtiyaçlara yüzde yüzün üzerinde zam

Tıkandık!

Tıkandık hem de her konuda çok fena tıkandık. Eğitimde, ekonomide, siyasette, tarımda, savaşta, barışta, göçte, uluslararası ilişkilerde, sanatta, sporda ve aklınıza her ne geliyorsa her alanda tıkandık.Bu bizde böyle de dünya genelinde farklı mıKesinlikle hayır.Arada ufak nüanslar var hepsi o.Peki bu tıkanıklığın nedenleri nelerHer konuda yüzlerce

'Garibanın çocuğu okumasın mı'

Tevhid-i Tedrisat Kanunu'yla güya eğitim tümüyle Milli Eğitim Bakanlığı'nın kontrolüne bırakıldı.Uzun yıllar böyle devam etti ama bugün gelin görün ki eğitime el atmayan kalmadı.Tarikatlar, cemaatler, dernekler, belediyeler, Diyanet, MEB, YÖK, ÖSYM, işverenler, sendikalar ve aklınıza her kim geliyorsa onlar da bir şekilde eğitim yapıyor.Hayatın her

Öğrencilere kim ne kadar sahip çıkıyor

25 milyondan fazla öğrencimiz var. Her yıl ilkokula, ortaokula, liseye ve üniversiteye bir milyon civarında öğrenci kayıt yaptırıyor, hemen hepsinden yine her yıl bir milyona yakın öğrenci mezun oluyor.İç ve dış göçler nedeniyle de müthiş bir öğrenci hareketliliği var. En önemlisi de evinde ya da yakınında öğrenci olmayan yok gibi. Nüfusumuzun dört

Örgün mü, uzaktan mı, Okul mu, ekran mı ve kurumsal hafıza

Dünya değişti. Hem de çok değişti.Değişimin en hızlı olduğu alanlardan biri de öğrenme kaynakları ve öğrenme yöntemleri. Daha düne kadar en önemli öğrenme kaynağı okul, öğretmen, kitap ve kütüphanelerdi. Dijital Çağ, sosyal medya, arama metotları ve yapay zekâ ile birlikte çok şeyler değişti. YouTube ve Instagram dünyanın en büyük öğrenim mecraları

Mülakat, ücretli öğretmen ve MEB, YÖK, ÖSYM

Mülakatlarla ilgili derin sessizlik sürüyor. Fırtına öncesi sessizlik mi yoksa her şeyin çok yolunda gitmesinin getirdiği bir memnuniyet sessizliği mi belli değil.Sonuçların açıklanmasıyla birlikte şapka düşecek, kel görünecektir.Bu konuda iki senaryo söz konusu.İlkine göre MEB tam da okullar açılırken yeni bir tartışmanın içerisine girmemek için ö

Puan uçurumu!

Aynı bölüme burslu 528 puanla giren de var,276 puanla paralı giren de! Devlet üniversiteleri ile vakıf üniversiteleri arasındaki puan farkı da korkunç boyutlarda. Tıpkı devlet üniversiteleri arasındaki puan farklılıkları gibi. Mezun öğrencilerin hepsi aynı diplomayı alacak, torpili olan kolayca işe girecek, olmayan o bölüme girdiğine de bitirdiğine