Mustafa Balbay

Mustafa Balbay

Cumhuriyet
Gündem 484 yazı 3 takipçi

Fesih mi fetih mi

Beklenen haber önceki gece geldi. YPG-SDG'nin Suriye'de bağımsız bir güç olarak varlığına son verdiği açıklandı. Bu yapının lideri olarak kabul edilen Mazlum Abdi'nin Şam'da yaptığı açıklamaya ilişkin ilk değerlendirme ABD'nin Ankara Büyükelçisi ve Suriye Özel Temsilcisi Tom Barrack'tan geldi. Türkiye'nin de içinde bulunduğu coğrafyada hiçbir ülken

Liderinin beraat ettiği suç örgütü!

Belediye operasyonlarının başladığı günden beri vurguladığımız başlıca unsurlardan biri şuydu: Milletin iradesiyle seçilmiş belediye başkanlarını kadrosuyla birlikte "suç örgütü üyesi", "çete lideri" diye tutuklamak çok ağır bir durum! Kimse dokunulmaz değildir. Elbette belediye başkanları hakkında da soruşturma açılabilir. Ancak şu an yapılan fiil

Gazilerden protez-to!

Onlar hiçbir şey söylemeseler bile protezleriyle Kızılay'da, Taksim'de, Konak'ta, kent meydanlarında yürüseler her şeyi anlatmış olurlar. Onlar bu ülkenin bütünlüğü için, "Gidemediğin yer senin değildir" sözünü en riskli dağlarda bile hayata geçirmek için ölümü göze alanlar. Binlercesi şehit oldu, binlercesi gazi olarak aramızda! Onlar canlı bayrak

FETÖ... SETÖ-METÖ!

Gündemde Süleymancılar operasyonu var. Bir yandan operasyonun mali boyutunun ne kadar büyük olduğu bilgisi aktarılıyor, bir yandan çerçevesinin çok dar olduğu, herhangi bir dini gruba yönelik olmadığı özenle vurgulanıyor! 15 Temmuz sürecinde FETÖ'nün üzerine gidiliş şekli, bu tür yapıları tümüyle ortadan kaldırmak yerine sadece iktidara karşı olan

3.ayda sonuç: Etimesgut-Menderes!

Bugün, butlan kararıyla CHP Genel Başkanlığı'na oturan Kemal Kılıçdaroğlu'nun videoyla butlanı haber verişinin üçüncü ayı. 20 Mayıs'ta yaptığı, "arınma" çağrısının ardından 21 Mayıs'ta bölge adliye mahkemesinin (BAM) kararı yayımlanmıştı. Kılıçdaroğlu butlanın "gerekçesini" yazmış, mahkeme de "kararı" kaleme almıştı! 24 Mayıs Pazar günü polis, bibe

Üniter ve büyük Türkiye!

Anadolu insanı ne güzel söylemiş: Sürekli bal diyerek ağız tatlanmaz! Keşke iktidar yelpazesinin sürekli yaptığı harika Türkiye tanımlamalarıyla ülkemiz günlük güneşlik olsa! O zaman neler olmazdı ki! Kurduğumuz iç barış dünyaya örnek olurdu! Gerilimli bütün ülkeler bizim modeli alır muradına ererdi! Emekliler gerçek anlamda ikinci bahar yaşar, üçü

Millet aklı!

İktidar partisinin 25. yılı "kutlamaları" hem memleketin geldiği noktayı özetledi hem de Erdoğan'ın ana hedefinin ne olduğu bir kez daha ortaya çıktı! Kurulduktan 15 ay sonra iktidara gelen AKP'nin 25. yılına iki haber damgasını vurdu: -AKP'ye katılanlar! -Süleymancılara yönelik operasyonlar! Yıldönümünde AKP'nin Türkiye'ye kattıklarından çok AKP'y

Toplanma yerinde durum!

Türkiye nasıl doğal depremler ülkesiyse aynı zamanda siyasal depremlerin de ülkesi. Bu gerçeği dikkate alarak siyaset yapmak, siyaset üretmek, bugüne ve geleceğe bakmak gerekiyor. Bu bağlamda içinden geçtiğimiz dönemi şöyle özetleyebiliriz: Kırılma ve karılma süreci! YENİ Parti bu kırılma ve karılmanın ardından milletin şu kararıyla doğdu: Yeni bir

AKP'de obezleşme!

Adalet ve Kalkınma Partisi (AKP) adındaki her iki değeri de arata arata 25. yıla giriyor. Başta iktidar medyası olmak üzere çeyrek asra ilişkin haberlerde başı şu çekiyor: AKP'ye katılacak belediye başkanları... Liste toto gibi, uzayıp gidiyor. Hızını alamayıp büyükşehir belediye başkanlarından söz eden var. Alt sınır 10, üst sınır 30'u geçiyor! AK

AKP'nin barış sicili!

Terörsüz Türkiye hedefi ile çıkılan yolda iki yıl sonra bir çerçeve oluştu. İçi ekimden itibaren doldurulacak. Konu iç barış olunca öncelikle şunu vurgulamadan ayrıntıya girmiyoruz; hepimizin arzusu adalet terazisinin herkesi eşit tarttığı, barış içinde bir ülke! Önceki gün Meclis'ten yüzde 80'i aşan bir destekle geçen çerçeve yasaya ilişkin kaygıl

Dalgalı bir süreç!

Terörsüz Türkiye sürecinin "yasaya giriş" bölümü bile önümüzdeki dönemin ne kadar çetrefilli geçeceğini ortaya koydu. Dün TBMM Genel Kurulu'nda başlayan görüşmeler öncesinde, cuma günü gerçekleşen 18 saatlik komisyon maratonu pek çok şeyin habercisiydi. Özellikle MHP ile İYİ Parti arasındaki sert tartışma yeri geldikçe vurguladığımız şu kaygıyı anı

Barış bütündür!

Gündem terörsüz ve muhalefetsiz bir Türkiye! Saat saat değişen bilgiler akla şu soruyu getiriyor: Yine bir son dakika aceleciliğiyle mi karşı karşıyayız Yasa önerisini ana muhalefet partisine ilettikten yarım saat sonra Meclis'e sunmanın başka bir tarifi var mı Önce başlığı açalım. Bir ülkede bir kesimle barışıp başka bir kesimle adeta düşmanlaşmak