Yazar, Cumhuriyet gazetesinin 101 yılında okurlarıyla kurduğu organik bağı ve CUMOK gönüllü hareketini, laik Cumhuriyet adına örnek bir taban örgütlenmesi olarak gösteriyor. Iddiası, bu gazeteyi diğerlerinden ayrı kılan şeyin patron değil okurların olması ve bağımsız bir vakıf tarafından yayımlanmasıdır. Ancak dönem değişken ve sosyal medya çağında, bu tür geleneksel okur bağlılığı gerçekten coğrafi sınırları aşarak kitleselleşebilir mi?
Elimde değerli bir kitap var. Şöyle başlıyor:
"Neden böyle bir kitap Her şeyden önce şunu söylemeliyiz ki amacımız Cumhuriyet gazetesi okuru olmanın diğer gazete okurlarından çok farklı bir şey olduğunu belgelemek ve bu belgeyi tarihe not düşmektir. Okur olarak farklıyız, çünkü okuru olduğumuz, 101. yaşına giren Cumhuriyet de diğer gazetelerden çok daha farklı."
Bu satırları yazan dostumuz Nejdet Özer, dünyada benzerine az rastlanan bir gönüllü okur örgütlenmesi olan Cumhuriyet Okurları (CUMOK) Ankara Dönem Sözcüsü. Ne büyük onur ki okurlarımız, Cumhuriyet Devrimi'nin ilkeleri doğrultusunda bağımsız bir gazete olarak yayın yapan gazetemize destek olmak için bu kitabın basılmasına öncülük ettiler.
Gazetenin uzun soluklu yolculuğunu anlatan kitabı özenle yayına hazırlayan gazeteci-yazar Adnan Gerger, Cumhuriyet'in "Her dönem çok büyük bedeller ödeyerek gazetecilerle, edebiyatçılarla, düşünürlerle ve akademisyenlerle 'Aydınlanma kürsüsü' işlevi gördüğünün" altını çiziyor.
PUSULA VE TARİHİ MİRASGazetemizin kuruluşundan bugüne kadar geçirdiği evreler, önemli dönüm noktaları, 2. Cumhuriyetçilerin kalkıştığı iç darbeler ve iktidarların baskısına direniş öyküsünün de yer aldığı kitapta, okurların kaleme aldığı yazılar, Cumhuriyet'in niteliğine ışık tutuyor.
"Cumhuriyet gazetesi benim için bir aidiyet sembolüdür" diyor Ahmet Tatar; "CUMOK gönüllüleri bir araya gelip el ele verdiğinde, üstesinden gelemeyeceği hiçbir toplumsal sorun olamayacağına yürekten inanıyorum" diyen Fatma Koluman, dayanışmanın önemini anlatıyor.
Sıradan bir gazete okuru ile Cumhuriyet okuru arasındaki farkı sorarsanız, Ankara CUMOK Eski Dönem Sözcüsü Hür Keçeci'nin yanıtı çarpıcı: "Fark, Köy Enstitüleri ile bugünkü eğitim arasındaki nitelik ve derinlik farkı kadar keskin ve büyüktür."
Gazeteye "Bir duruşun pusulası ve aile mirası" diyerek sahip çıkan İlker Bülbül'ün söz ettiği pusula, İlhan Selçuk'un Cumhuriyet'in 85. yıldönümünde yazdığı mirastır:
"Cumhuriyet gazetesinin tarihçesinde Ulusal Kurtuluş Savaşı direnişiyle Kemalist Devrim'in harcı karılmıştır..."
"Önce Cumhuriyet" kitabı, Cumhuriyet çalışanlarının üstlendiği bu tarihi mirası okurlarının da üstlendiğini kanıtlayan arşivlik bir belgedir.
Kezban Gökçeoğlu'nun yazısında vurguladığı şekilde okurlarıyla sempatiden öte bir bağ kuran Cumhuriyet, avukat İsmail Sami akmak'ın ifade ettiği gibi birçok okurun hayatını değiştirmiştir.
BAŞKA HİBİR GAZETENİN SAHİP OLMADIĞI GÜ!
4