Yazar, Eskişehir'deki maden işçilerinin ödenmemiş ücretler ve iş güvencesi için Ankara'da yaptıkları barışçıl protesto sırasında devlet tarafından yapılan gözaltı ve baskıları, AKP iktidarının işçi haklarını korumaktan çok holding çıkarlarını koruduğunun delili olarak görmektedir. Madencilik sektöründe yaşanan benzer olayları (Soma, İliç, Fernas) hatırlatarak, bu tutumun faşizm olduğunu iddia etmektedir. Ancak gözaltıların meşruluk gerekçeleri ve sendika-ideoloji ilişkisinin siyasallaştırılması meselesi, yazının sunduğu kadar basit mi?
Bir distopya değil gerçeğin ta kendisi...
Uzun zamandır Türkiye'de güne, acaba bu sabah kim ya da kimler gözaltına alındı diye bir endişeyle başlıyoruz. 21 Nisan Salı günü de Eskişehir'de faaliyet gösteren Doruk Madencilik'te çalışan 110 madenci gözaltına alındı.
Günlerce hakları için Ankara'da Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı'na yürüyen maden işçileri, polis engeliyle karşılaştı, sonunda bakanlığın önünde açlık grevine başladılar.
TALEPLERİ OK NET:1- Maden işçilerine ödenmeyen ücret alacaklarının, ikramiye, yıllık izin, sendikal haklarla beraber ödenmesi,
2- TMSF öncesi ve sonrasında haksızca çıkış alıp, dava açmış veya açmamış tazminat hakları ödenmeyen tüm işçilere tazminat haklarının ödenmesi,
3- Halihazırda çalışan işçilere rızası olmadan ücretsiz izin uygulamasının kaldırılması,
4- İSİG kurallarına uygun, güvenli bir çalışma ortamının oluşturulması,
5- Sendika üyesi olup mücadelede öncülük ettikleri için işten çıkarılan işçilerin işe iadesi,
6- İş güvencesi ve madenin sürdürülebilir olması adına madenin kamulaştırılması, iş güvencesinin teminat altına alınması.
HOLDİNGLERİ KORUMAK İİN İŞİLERE EZİYET!Birileri yer üstünde ülkeyi talan edip doymazken; yeraltında ölüm korkusu yaşayanlara, yerüstünde de ekmek korkusu yaşatılıyor. Emeği ile alnının teriyle geçinmeye çalışan insanlara holdingleri korumak için zulmediliyor! Bu onursuzluktur!
Halk direnen işçileri görmesin diye gözaltı araçlarını onların önüne çekmek; konuşmayarak, yemeyerek protesto haklarını kullanan işçileri abluka altına almak faşizmdir.
ıplak sırtlarına "Şimdi daha da açız ve çıplağız!", "ok bağırdık, artık susuyoruz" yazan işçiler, sesleri duyulmayınca bedenlerini, canlarını ortaya koyuyor. Bir madenci, "14 senelik maden işçisiyim, beş aydır maaş alamıyorum. Sesimi duyurmak için dokuz günde 190 km yolu adım adım yürüdüm geldim. Gözaltına alındım" diyor.
BU NE HIN, BU NE ŞİDDET...Bağımsız Maden İş Sendikası, Ankara'nın gece soğuğunda kronik hastalar ve yaşlılar için battaniye isteklerinin Ankara Valiliği ve Ankara Emniyet Müdürlüğü tarafından reddedildiğini, ilaçların olduğu çantaların alana sokulmadığını, hekim heyetinin bile alana girmesine izin verilmediğini açıkladı.
Bu eziyetler yetmezmiş gibi sabaha karşı 110 madenci ve sendika yöneticisi gözaltına alındı ve o sırada fenalaşan bir madenci hastaneye sevk edildi.

6