Emperyalizmin monarşi hayranlığı ve 23 Nisan!

ABD'nin Ankara Büyükelçisi monarşiyi övüp demokrasiyi eleştirirken, Cumhuriyet'in temel değerlerine karşı saygısızlık mı gösteriyor, yoksa gerçekçi bir bölgesel analiz mi sunuyor?

Özet Bu özet koseyazarioku.com tarafından üretilmiştir

Yazar, ABD Büyükelçisi Tom Barrack'ın Antalya Diplomasi Forumu'nda monarşiyi işe yarama sistemi olarak sunmasını emperyalist niyetin göstergesi olarak görüyor ve bunun Türkiye Cumhuriyeti'nin kuruluş ilkelerine karşı bir aşağılamadır iddia ediyor. Yazarın temel argümanı, Kurtuluş Savaşı ve Atatürk'ün monarşiye son verip sekülersavaş kazandığını, emperyalist güçlerin bunu hazmedemedikleri ve Türkiye'de yeniden kukla yönetim kurmak istedikleridir. Peki, uluslararası ortamlarda söylenen siyasi görüşlerin saygısızlığı ile meşru dış politika tartışması arasındaki sınır nerede başlıyor?

Bir tür "müstemleke valisi" gibi ortalıkta dolaşan Amerika'nın Ankara Büyükelçisi Tom Barrack, zırvalamaya bu kez Antalya'da devam etti ve Ortadoğu'yu kastederek "Bunu söyleyerek yine eleştirileceğim çünkü antidemokratik ama bölgeyi incelerseniz, işe yarayan tek şeyin, güçlü liderlik rejimleri olduğunu fark edebilirsiniz. Ya merhametli monarşiler ya da meşruti monarşi türü yapılar... Bunun dışındaki her şey, demokrasi kisvesini giyen ülkeler başarısız olmuştur" dedi.

AKP'li Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın himayesinde ve Dışişleri Bakanlığı'nın ev sahipliğinde düzenlenen Antalya Diplomasi Forumu'nda yabancı devlet ve hükümet başkanlarına hitap ederken söyledi bunları.

Yüzyıllarca süren monarşiyi yıkıp laik bir Cumhuriyet kurarak bölgedeki tüm ülkelere esin kaynağı olan Türkiye'de bunları söylemesi, büyük bir saygısızlıktır, uluslararası diplomasi kurallarına da aykırıdır!

MONARŞİYİ YIKAN CUMHURİYET DEVRİMİ'Nİ HAZMEDEMEDİLER!

Bu ülkede monarşinin yıkılması, emperyalist devletlerin vatanımızı işgali ile birlikte alevlenen Kurtuluş Savaşı sayesinde mümkün olduğundan, Barrack gibi emperyalistler, ezelden beri o muazzam halk direnişini yöneten Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve Cumhuriyet Devrimi'ne hınçla dolular.

İngiliz istihbaratının 1919'un sonlarına doğru yaptığı ilk değerlendirmelerde, Mustafa Kemal ve Anadolu'da başlayan hareketi "devrimci ve tehlikeli bir niteliğe sahip" olarak tanımladığı, İngiliz istihbarat belgelerinde Atatürk hakkında "Tehlikeli biri, karşıtları desteklenmeli, rakipleri bir araya getirilmeli" yazdığı belgelerle ortadadır.

Bu coğrafyada emperyalizme karşı direnişin tohumları Kurtuluş Savaşı'nda atılıp yeşertildi ve sömürücü devletlere hiç unutamayacakları bir tokat atıldı. Hazmedemedikleri budur!

İstiyorlar ki bu ülkenin başında 1919'da olduğu gibi emperyalizmin kuklasına dönüşmüş bir "padişah" bulunsun, onlar da dayattıkları kapitülasyonlarla halkı rahatça sömürsünler! İşgal edip her bir karışını paylaşmak istedikleri bu ülkede "padişah" her konuda onlarla işbirliği yapsın, Ortadoğu'yu paramparça edip yönetme planlarına dahil olsun!

ÖCALAN AILIMINDAN BERİ NELER SÖYLEDİ BARRACK

"1919'dan beri ulus devletler tarafından engelleniyoruz. Yeni bir bölgesel düzenlemenin zamanı geldi."

"Aslında Ortadoğu diye bir şey yok, kabileler ve köyler var."

"Türkiye için en iyi sistem Osmanlı millet sistemidir."