Sadece sanat değil... Sanat ve toplumsal umut yan yana gelip kucaklaştı mı aynı anda insanı müthiş besliyor. Nasıl mı Anlatayım.
Önceki akşam eşme Açıkhava Tiyatrosu'nda Fazıl Say Jazz Quintet konserindeydim. Uzun zamandır bir konserden bu kadar etkilenmemiştim. Anadolu'nun köklerinden yükselen ezgiler, cazın özgür ritimleriyle öylesine doğal buluşuyordu ki insan hem geçmişine hem geleceğine aynı anda bakabiliyordu. Üstelik o ezgiler, ritimler, yüreğimde her daim canlılığını ve yeniliğini muhafaza eden şiirlerle sarmaş dolaştı.
Konsere dalmadan önce, iki üç gündür içimde büyüyen toplumsal umudu vurgulamalıyım. Özgür Özel ve yol arkadaşları olağanüstü, doğaüstü, insanüstü bir güç, bir enerji, bir sinerji, bir umut yayıyor ve bunda çok da başarılı oluyor. Yeni Parti'nin tüm seçimleri (kuruluş tarihi, mekânı, logosu, insan seçimleri ve söylemi) bence çok başarılı. Daha kuruluşunu ilan ettiği gün, Meclis'teki durumu, ana muhalefet partisi olması önemli bir gösterge. Eski CHP'nin zavallı ve aciz hali de öyle...
SAY VE CAZBazı akşamlar yalnızca yaşanmaz; insanın içine yerleşir. Önceki akşam eşme Açıkhava Tiyatrosu'nda öyle bir geceydi.
Fazıl Say Caz Beşlisi'nin yorumu gökyüzüne yükselirken Ege'nin rüzgârı onları usulca alıp zeytinliklerin, denizin tuzlu kokusunun arasına bıraktı. Caz, Anadolu'nun kadim sesleriyle buluştu; birbirine hiç yabancı olmayan iki eski dost gibi.
Fazıl Say Caz Beşlisi'nin her bir sanatçısı kendi alanında ustaların ustasıydı. Davulda Ferit Odman. Saksofonda Serdar Barçın. Flütte Aslıhan And Say. Vokalde Ezgi Alaş ve besteleriyle piyanoda Fazıl Say... Hepsi mükemmel. Konser boyunca birbirleri arasında ilişki ve iletişim, her parçada aldıkları o sonsuz hazzı biz ölümlü seyircilere geçirebilmeleri müthişti.
ocuk yaşlardan bu yana müzikle yoğrulan, hem yurtiçi hem yurtdışında yarışmalarda caz vokalistliğiyle ödüller kazanan, konserler veren Ezgi Alaş'ı ben ilk kez dinledim ama bundan sonra hiçbir konserini kaçırmamaya karar verdim. ok geniş bir yelpazeye yayılan ses rengiyle, çarpıcı beden diliyle milleti büyüledi.
Fazıl Say'ın dehası konsere farklı bir anlayış getirmişti. Klasikten daha uzak, caza daha yatkın, her çalgının solo olanaklarını ortaya koyan, zengin doğaçlamalara yer veren, kesintisiz bir bütünlük içinde ilerleyen bir yolculuğa çıkardı dinleyicileri.
Âşık Veysel'den Nâzım Hikmet'in umuduna, Can Yücel'in tutuklanan sardunyasından Haydar Ergülen'in Üzgün Kediler Gazeli'ne, Metin Altıok'un "düşüşlerinden" Paganini'nin çeşitlemerine, Mozart çağrışımlarına uzandık.
Bu konser Skoda sponsorluğunda Pozitif Müzik organizasyonuyla Ayvalık, eşme, Efes konserleriyle başlayıp İstanbul, İzmir, Denizli, Antalya ve Ankara'da devam edecek.

11