Şiddet bulaşıcıdır. Şiddet toplumsal bir sorundur. Şiddet ülkeyi sarmıştır. Ve biz hâlâ ormanı görmek yerine, tek tek ağaçlara bakıyoruz.
Bakanlar protokol imzalayıp okulların kapısına nöbetçi dikebilir. Bu ülkede 30 ila 35 milyon ruhsatsız silah var. Bunların ancak onda biri ruhsatlı. Umut Vakfı bu gerçeği yıllardır vurguluyor ama dinleyen yok. Manisa'nın Turgutlu ilçesinde yaşananlardan sonra biraz daha konuşurlar sonra yola devam ederler.
Mesela okullarda eğitim kalitesini yükseltmek yerine, kız ve erkek öğrencileri ayırma yollarını ararlar, Atatürk ve Cumhuriyet ilkelerine bağlı kalanları görevden uzaklaştırırlar, kadın öğretmenlerin etek boylarıyla ilgilenirler. "Ailem Güvende" başlığı altında LGBT+ bireylerin peşine düşerler.
Yine yıllardır bu ülkede Kadın Cinayetlerini Durduracağız Derneği ile uğraşılır, bir açıklarını yakalasak da bunları bitirsek denir. Her yıl yüzlerce kadın öldürülür. Öldüren erkekler, mahkemedeki iyi halleri nedeniyle cezasızlıkla ödüllendirilir.
NE EKTİYSEK ONU BİİYORUZİktidara geldiklerinde "Kindar ve dindar bir gençlik" isteyenler... Buyurun işte kindar gençliği...
24 yıldır ne ektinizse onu biçiyoruz. Yıllardır ekonomik şiddet, siyasal şiddet, toplumsal şiddet ekildi bu ülkede.
Şiddet yalnızca tabanca, top, tüfek, bıçak ya da kaba kuvvet değildir.
Açlık şiddettir. Yoksulluk da. Aşağılamak da. Dışlamak da. Ayrımcılığı körüklemek de. Gençleri işsizliğe mahkûm etmek de... Umutsuzluk da. Hele hele umutsuzluğu normalleştirmek, belki de çocuklara ve gençlere uyguladığımız en büyük şiddettir.
İstanbul Sözleşmesi'ni bir gecede kaldırmak şiddettir.
Adaleti, yargıyı, siyasetin emrine vermek, ceza yöntemi olarak kullanmak; hak ve hukukta çifte standart, şiddettir.
"Nasrettin Hoca'nın eşeğine kayyum atandım" diyeni sorguya çekmek ama komprador kodaman suçluların sırtını sıvazlamak şiddettir. Şimdi yaşanan şu mali kriz, fonlar konusunda da hiç kuşkunuz olmasın, kodamanlar değil, küçük piyonlar mağdur olacaktır.
Halkın seçtiği yerel yöneticileri çeşitli yöntemlerle uzaklaştırmak, çalışamaz hale getirmek, operasyonlarla, tehditle, korkutarak belediye meclislerine çökmek şiddettir.
Emekçinin, hak arayanın sesini duymamak şiddettir. Gelir dağılımı arasındaki uçurumun giderek büyümesine aldırmamak, zengin ile yoksul arasındaki eşitsizliğin büyümesine göz yummak, ekonomik şiddeti benimsemek demektir.
Yasaları, anayasayı, altına imza attığımız sözleşmeleri yok saymak şiddettir.
NE YAPMALIBurada saydığım ve saymadığım nice uygulamaları, bu millet sorgulamadıkça, şiddet kendini üretecek ve normalleşecektir. Bundan kuşkunuz olmasın.
Şiddet ektik, şiddet biçiyoruz. Kinin karşısına şiddeti koymaktansa başka şeyler koymalıyız.
Şiddetin karşısına şiddeti değil dayanışmayı koyabiliriz. Nefretin karşısına sevgiyi; haksızlığın yerine

20