Bu mektubu size Gezi'nin yıldönümünde yazıyorum. Aslında yalnız size değil, bu ülkenin, bu devletin, bu milletin vicdanına yazıyorum.
Gezi'den bu yana 13 yıl geçti. Taksim'deki ağaçlar büyüdü. Atatürk Kültür Merkezi yenilendi. ocuklar genç; gençler ana baba oldu. Kimi çocuklar hiç büyümedi hep aynı yaşta kaldı. Kentler değişti. Dünya değişti. Ama siz hâlâ hapistesiniz.
Bu gerçeği anlamakta hâlâ zorlanıyorum. ünkü sevgili Can Atalay'ın dediği gibi "Hepimiz oradaydık". Biz de oradaydık. Ülkesini seven, kendini sorumlu hisseden herkes oradaydı. Hatırlıyorum, o günlerde yalnız siz yoktunuz.
Binlerdik. Yüz binlerdik. Milyonlardık. Kimi bir günlüğüne geldi, kimi haftalarca kaldı. Kimi kitap okudu, şarkı söyledi.
Kimi çocuklarını getirdi, kimi evinden tencere tava çaldı. Kimi sadece "Ben de buradayım" dedi. Ama hepimiz oradaydık. Türkiye'nin her yerindeydik. Bir ağacın kesilmesine itiraz eden de vardı, yaşam tarzına müdahaleden bunalan da... Bir parkta buluşup birbirimizi yeniden keşfetmiştik.
O yüzden yıllardır aklıma aynı soru geliyor: Madem Gezi suçtu, neden yalnız siz hapistesiniz
Madem Gezi bir suç örgütüydü, neden milyonlarca insan o suçun ortağı değil
Madem Gezi bir darbeydi, neden elinde kitap taşıyan gençler, yaralılara yardım eden doktorlar, ücretsiz yemek dağıtan insanlar vardı
Madem suçtu, neden dünyanın dört bir yanından insanlar o günlerde dayanışmayı, yaratıcılığı, mizahı ve umudu içselleştirmişti
Gezi, birkaç kişinin organize ettiği bir olay değildi. Bir toplumun nefes alma ihtiyacıydı. Bir itirazdı. Bir dayanışmaydı. Bir umut arayışıydı. Birlikte yaşama özlemiydi.
Bu yüzden bugün sizlerin içeride olmanız, dışarıdaki milyonlarca insanın hafızasıyla çelişiyor. ünkü Gezi'yi yaşayanlar biliyor.
O günlerde parkta gördüğümüz şey şiddet değil, dayanışmaydı. Korku değil, cesaretti. Düşmanlık değil, birlikte yaşama arzusuydu. Ben de oradaydım, tanıklık ettim. Ve gördüğüm şey ne şiddetti ne komplo ne de karanlık bir plan. Gördüğüm şey, ilk kez birbirini dinleyen insanlardı, korkuya teslim olmamaya çalışan bir toplumdu.
Aradan geçen yıllar boyunca bir şey değişmedi: Sizin suçsuz olduğunuza inanan insanların sayısının her geçen gün artması.
Bugün Gezi'nin yıldönümünde adlarınızı tek tek anıyorum: Osman Kavala. iğdem Mater. Can Atalay. Mine Özerden. Tayfun Kahraman.

10