Sabancı Müzesi'nde Yoko Ono Sergisi: Hisset... Haykır... Hayal et...

Sabancı Müzesi'ndeki Yoko Ono Sergisi'ni gecikmiş olarak izledim ve çarpıldım. Arkadaşlarıma gördünüz mü diye soruyorum: "Ben o kadını hiç sevmem!" diye başlayan yanıtlar alıyorum..

Bilmez değilim, benim kuşağım ondan nefret etti. Onu, hayran olduğumuz "Beatles'ları dağıtan kadın" diye belledi. Yanlış! Yoko Ono, John Lennon'un hayatına girmeden önce bizzat Lennon, efsanevi topluluğun dağılacağını ilan etmişti! Ah şu belleğimize kazınan, doğru bildiğimiz yanlış klişeler! (Kimse kusursuz değil! 68 kuşağı bile!)

Bir yanlışı daha düzelteyim: Hani o, bayıldığımız kült şarkı "Imagine" (Hayal et) şarkısı var ya. Bugün biliyoruz ki Yoko Ono'nun düşünceleri, sözleri ve sanatı o şarkıyı var etti. Yıllarca şarkıyı J. Lennon imzasıyla bildik. Oysa o şarkının kaynağı Yoko Ono idi. Lennon da sonradan bunu teslim etmişti. "O günlerde daha bencil, daha maçoydum, Yoko'nun katkısından bahsetmeyi ihmal etmiştim" demişti. (Ahu Antmen'in katalog yazısından.)

Yoko Ono, "Kesme Parçası" performansı sırasında (1964).

Evet sanat tarihinde de müzik tarihinde de böyle ihmal ve unutkanlıklar öyle çok ki! Evet şarkının altında iki imza olmalıydı. Nitekim yıllar sonra Ono'nun adı da eserin ortak yazarı olarak tanındı.

ÖZGÜN VE ÖNCÜ

Sergiye dönersek: Yoko Ono'nun yaşamını ve avangart sanattaki yerini bilenler, sanat tarihini, Fluxus akımını tanıyanlar elbet bu muhteşem seçkiden daha çok tat alacaklardır. Bunun için harika bir katalog hazırlanmış. Hararetle tavsiye ederim.

Japonya'da doğduğu, varlıklı, aristokrat bir aileden gelip savaşın travmasını yaşadığı; çektiği açlık, yoksulluk, bir pirinç tanesine muhtaç olmaya uzanan çocukluğunun etkileri... Müzik, felsefe ve sanat eğitimiyle yetinmeyip 50'lerin sonunda New York'un avangart sanat çevresinde NYJaponya-Avrupa arasında kendini geliştirmesi... Hiçbir grup ya da akıma katılmadan bağımsızlığını koruması... 60'ların başında ortaya attığı içses ve içyapı kavramlarından yola çıkıp, bunda ısrar etmesi... Bütün bunlar ve daha niceleri onu özgün ve öncü kılıyor.

70 Yıllık yaratıcı meslek yaşamından seçilmiş eserler bu sergide bir araya getirilmiş: Hayal gücü, algı, katılım, hafıza, barış, kadın hakları, baskı, duygular dünyası, gerçekler ve insan ilişkileri (anneyle, sevgiliyle, şiddet uygulayan birey ya da kitleyle vb.) Bu temalar, çerçevelenmiş bir tuvale sığmaktan çok uzak! Sanatçının erken dönem "talimat parçaları" ve kavramsal yapıtlardan farklı disiplinlere, performans, film, enstalasyon ve katılımcı işlere uzanıyor.

John Lennon ve Yoko Ono, 25 Mart 1969'da Amsterdam Hilton Otel'de Bed-In for Peace sırasında.

KATILIMCILIK

Sergiyi dolaştıkça görüyoruz: Karşımda kendi yolunu çizmiş, sapına kadar feminist, savaş karşıtı, barışçı, seyirciyi dinginlikten çıkarıp yaratmaya çağıran çok güçlü bir sanatçı var.

Evet, Yoko Ono'nun tüm "olay" ve "sergi"lerinde olduğu gibi, burada da izleyiciden katılım bekleniyor. Sanatçı size bir şey sunmuyor. Size düşünmenizi, sorgulamanızı, hatırlamanızı, öğrenmenizi, tanıklıklarınızı paylaşmanızı söylüyor. Engellere karşı, rüzgâra karşı, yükselen duvarlara karşı, fırtınalara karşı haykırmanızı söylüyor.