Laiklik için iktidara teşekkür (!)

Gerek Erdoğan'a ve Bahçeli'ye, gerek okuduğunu anlayamayan, kin, nefret dolu duygularla sürüye katılanlara hepimiz sonsuz teşekkür borçluyuz.

Sadece 168 aydın, yazar, gazeteci, sanatçı, "Laikliği Birlikte Savunuyoruz" başlıklı bir bildiriye imza attı.

Erdoğan "Hezeyan içinde azgın bir güruh", "Millete nefret kustular" diyerek onları hedef gösterdi.

Bahçeli, "Hepsini toplasan bir insan etmez" ve "Alayınız karanlıksınız" diyerek bu işi de her nasılsa CHP'ye bağlamayı seçti.

Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin okullara, küçük çocuklara yönelik genelgeyle ramazanı siyasallaştırdıktan sonra, ramazandan çok önce hazırlanmış açıklamaya dava açacağını ilan etti.

Sonuç: 168 imza, birkaç günde 50 bin imzaya dönüştü. Üstelik bu şiddet, baskı, tehdit, gözaltına alma, tutuklama furyasında... Üstelik millet korkudan, karamsarlıktan, bıkkınlıktan, umutsuzluktan, yokluktan kırılırken. Neyse ki Erdoğan, Bahçeli ve Tekin sayesinde laikliğin önemini millet artık daha çok anlamaya başladı.

Elbet bu arada laikliği savunma açıklamasında hiç olmayan kavramlar, yalanlar da bildiride varmış gibi yapıldı. İmza kampanyası dolu dizgin devam etmekte. En iyisi ben şu açıklamanın linkini buraya bırakayım ki hepiniz doğrusunu okuyun ve isteyen imzalasın: www.laikligisavunuyoruz.org

İlericilik gericilik mücadelesi yalnız bugünün değil, her zamanın meselesi, Türkiye Cumhuriyeti'nin beka meselesi. Demokrasilerin olmazsa olmazı.

İTİRAZIM VAR

evremiz ateş çemberiyle sarılıyken, İsrail İran'a saldırıya geçmişken, İran karşı hamleye hazırlanırken, Ortadoğu'da haritalar yeniden çizilirken, emperyalizm diktalarla el ele vermişken bizim uğraştığımız şeye bakın!

Anımsatmak zorundayım. Tarihimize bakın. Bu ülkede Cumhuriyet, dinle pazarlık yaparak kurulmadı. Tam tersine: Din, devletin tepesinden indirildi ki vicdanlarda özgürleşsin. Laiklik sadece din ve devlet işlerinin ayrılması değildir. Bir nefes alma hakkıdır. Tüm dinler, tüm mezhepler, inananlar ve inanmayanlar için. Demokrasi, çağdaşlık, insan hakları, adalet, asla laiklik olmadan ayakta duramaz. Laiklik yalnızca bir ilke değil, bir yaşam biçimidir.

Şeriat isteriz demek serbest, laikliği savunuyoruz demek sakıncalı öyle mi! Üstelik bu ülkenin hafızasında orum, Maraş, Sivas Madımak varken...

Laikliği savunma bildirisini ben de imzaladım.

ünkü dinin ve inancın siyasete, adalete, okullara, askerlik kurumlarına, gösterişe, çıkara, ranta dönüşmesini ahlaki bir çöküş olarak görüyorum.