Karaca Tiyatro yeniden

Önümde 15 Ekim 1979 tarihli Sanat Dergisi. Kapakta Toto Karaca, Mürvet Sim, Yıldız Kenter, Müşfik Kenter, Şükran Güngör, Genco Erkal, Metin Deniz, Gülriz Sururi, Engin Cezzar, Zafer Önen, Ulvi Alacakaplan, gepegenç bir Zeynep Irgat... Hepsinde hüzünlü bir ifade.

Fotoğrafta görünmüyorlar ama biliyorum: Savaş Dinçel, Müjdat Gezen, Rutkay Aziz, Beklan ve Ayla Algan, Meral ve Ali Taygun, Candan ve Başar Sabuncu da oradalar. O gün ben de oradaydım. Onları bir araya getirenlerden biriydim ve "Karaca Tiyatro'yu yıktırmayacağız!" kampanyasının elebaşlarındandım. İstanbul Sular İdaresi tiyatroyu yıkıp orayı genel merkez yapmak istiyordu.

Tiyatrocular mücadele verdi. Başardık. Yıktırmadık.

Karaca Tiyatro 1954- 55'te Muammer Karaca tarafından kendi imkânlarıyla kurulmuştu. İlk oyun "Ednan Bey Duymasın". Adnan Menderes dönemi. Ama o sıralar eleştiri yapan oyuncular, komedyenler kuyu tipi hapishanelere atılmıyordu. Rivayet o ki "Cibali Karakolu"nu 4 bin kere oynamışlar. Muammer Bey, 1958'de Ankara Devlet Tiyatrosu'ndan "kovulan" Muhsin Ertuğrul'u davet etti. Kenter'ler "Salıncakta İki Kişi"yle tiyatrolarının tohumunu orada attılar. Sonra Ulvi Uraz'dan Haldun Dormen'e, Münir Özkul'dan Ali Poyrazoğlu'na nice özel tiyatro, yukarıda adlarını saydıklarım ve sayamadıklarım, oradan geldi geçti. Dostlar Tiyatrosu 20 yıl boyunca oradaydı. "Lüküs Hayat", "Keşanlı Ali" gibi tiyatromuzun mihenk taşlarının ilk gösterimleri de bu tiyatrodaydı. Karaca Tiyatro, biz tiyatro tutkunları için adeta kutsal bir mekândı. Türk tiyatro tarihinin hafızasıydı.

2012'de deprem riski gerekçesiyle kapatıldı.

BAĞIMSIZ TİYATROLARIN MEKÂNI

Aradan tam 14 yıl geçti. İki gün önce, resmi açılıştan da önce restorasyon ve revizyondan geçen Karaca Tiyatro'nun yeni halini görme, gezme şansım oldu. Bayıldım. Hayran kaldım. Adeta tarih içinde arkeolojik bir kazı yapılmış, sonradan eklenmiş betonarme duvarlar kaldırılınca ardından 19. yüzyıldan kalma kâgir duvarlar ortaya çıkmış. (19. yüzyılda Fransız mahkemesiymiş.) Ve tümü çelik sütunlarla sağlamlaştırılmış. Yeniyle eskinin bu kucaklaşması bence dört dörtlük. Bunu gerçekleştiren İBB Kültür ve İBB Miras'ı kutluyorum, alkışlıyorum.

Tiyatro salonu 300 kişilik, modern görünümlü ve işlevsel. Sahnesi ve kulis odaları elverişli. Atölye olarak kullanılabilecek çeşitli salonları, oda konserleri verilebilecek bölmeleri var.

Gezim sırasında İBB'de Kültür Mirası kurucusu olarak kente sayısız değer kazandıran Mahir Polat'a rastladım. Birçok insanı endişeye sürükleyen akıllarda ve dillerde dolaşan soruyu ona sordum:

Kentte bunca mekânsız tiyatro topluluğu varken, izbe yerlerde oynarlarken yoksa Karaca Tiyatro İBB Şehir Tiyatroları'na mı verilecek

"Kesinlikle böyle bir şey olmayacak. Buradan tüm bağımsız tiyatrolar, topluluklar yararlanabilecek" dedi. Ona güveniyorum, içim rahatladı.

"Adı Karaca Tiyatro olarak devam edecek ancak bundan böyle burası bir kültür merkezi işlevi görecek. Yalnız akşamları değil gündüz de çalışacak" dedi. Nitekim kapısına asılı kocaman dev afişi incelediğimde her akşam farklı bir etkinliğe kapılarını açacağını gördüm.