Faşizm ne demek

İnternete girin. Herhangi bir arama motoruna "Faşizm ne demek" diye sorun. Anında I. Dünya Savaşı'ndan başlayan, binlerce kaynaktan binlerce belge yığılır önünüze. Kısa bir taramadan sonra başlıklar şöyledir:

Tek adam/tek parti yönetimi

Güçlü lider kültü

Muhalefetin bastırılması

Basın ve ifade özgürlüğünün kısıtlanması

Yoğun propaganda

Toplumu "biz ve onlar" diye bölme

Milliyetçiliğin aşırı ve dışlayıcı biçimi

Yargı bağımsızlığının zayıflaması

Kültür ve sanatın ideolojik denetime alınması

oğulculuğun reddi

Bir de sık sık şu tümce çıkar karşınıza: "Faşizm: Devleti ve ideolojiyi hayatın her alanına yayar, toplumu tek tip hale getirmeyi hedefler."

Nereden aklıma takıldı bu sözcük şimdi durup dururken, ne ilgisi var... Yukarıdaki listeyi unutmaya çalışıp yazıya baştan başlıyorum.

YASAKLANAN KONSERLER

"Toplumsal değerlerimizle bağdaşmıyor" dediler. Gerekçe bu! Beşiktaş Kaymakamlığı Zorlu PSM'ye yasak getirdi. İki "metal grup konseri" değil sadece, tüm etkinlikler, iki gün süreyle yasaklandı.

İki topluluğu da dinlemişliğim yok. Yaptıkları müzik ilgi alanıma girmiyor. Ama başkalarının beğeni ve seçimlerine saygı duymak zorundayım. Üstelik bu ne ilk ne de son yasak!

"Toplumsal değerlerimiz" dendi mi aklıma sorular yığılır: Kime göre Kimdir o "biz" Kim adına konuşuyor Hangi yasa maddesiyle Hangi ölçütle

"Toplumsal tepki" dediğiniz şey nedir Bir avuç sosyal medya mesajı mı Birkaç organize şikâyet mi Yoksa iktidarın hoşlanmadığı her sese yapıştırılan hazır mühür mü

Toplumsal değer dediğiniz şey, eğer çoğulluğu yok sayıyorsa, o artık değer değil, dayatmadır.

Demokrasi, hoşumuza giden sesleri değil, hoşlanmadıklarımızın var olma hakkını savunabildiğimiz ölçüde demokrasidir.

AYŞE BARIM

Ayşe Barım'ın, kim olduğunu bilmiyordum. Ta ki gözaltına alınıncaya kadar. Yıllardır sanat dünyasının içinde, oyuncuların, projelerin, sahnelerin arkasındaki önemli isimlerden biri olduğunu çoğu insan gibi, ben de sonradan öğrendim.

Şimdi şu satırları yazarken (dün) o müebbet hapisle yargılanmayı beklemekte. "Ticari tekelcilik" diye gözaltına alındı. "Gezi'ye yardım" derken savcı "Sadece yardım değilmiş" deyip "Türkiye Cumhuriyeti hükümetini ortadan kaldırmaya teşebbüs"ten ağırlaştırılmış müebbet hapis istedi. Dava sürerken 248 gün hapsedildi. 1 Ekim'den beri de ev hapsinde.

İktidar şu kültür sanat dünyasını bir türlü ele geçiremedik diye ne denli ah vah etse hakkıdır! Hâlâ onlara biat etmeyen onurlu sanatçılar var diye kahroluyorlar!

13 yıl sonra bir dönemin hayaleti iktidarı korkutuyor. Bir ülkenin hafızası milyonların katıldığı "Hepimiz oradaydık" diyen çoğunluğun, bir itirazı, tek kalıba girmemek isyanı bu kadar mı tehlikeli

Bu hukuk mu yoksa sokaklara çıkan milyonların hafızasını hücreye kapatma arzusu mu Siz hâlâ hukuk diyenlerden misiniz Muhalefete dava açanı, adalet bakanı görevine getirenlerin ülkesinde hâlâ adalete güveniniz var mı