Bunlar normal mi

Araya başka konular girdi. Geriye dönüşlerle işte içimde kalanlar:

Ülkenin başkentinde, ortada henüz hiçbir eylem yokken, "eylem yapabilecekleri" gerekçesiyle 225 kişi bir sabah gözaltına alındı. Savcılık verilerine göre 178'i tutuklandı. Aralarında gazeteciler, akademisyenler, avukatlar, sendikacılar, dernek üyeleri var. Doç. Dr. Emel Memiş, gazeteci Yıldız Tar vardı. Yaşları 60 ile 79 arasında değişen TEMA gönüllüleri terör soruşturması kapsamında tutuklandı.

Bu normal mi

70'li yaşlardaki doğa gönüllüsüne sorulan sorular şunlardı: "Kod adın nedir", "Silah eğitimi aldın mı" Verilen yanıt gazetelere geçti: "Biz kendimizi toprak, yaprak, bayrak üçlüsüyle tanımlarız."

Bu sorular normal mi

Ankara Valiliği, 28 Haziran'dan 10 Temmuz'a dek kentte her türlü toplantı, gösteri ve basın açıklamasını yasakladı. On üç gün. Koskoca başkentte, anayasal bir hak, askıda.

Bu normal mi

Tam da Trump'ın, Erdoğan'ı ne denli sevdiğini anlatırken, Rahip Brunson'ı dünya âleme yeniden anımsatırken Adalet Bakanı Akın Gürlek'in "Kimse bize yargımız hakkında parmak sallayamaz" demesi...

Bu normal mi

DÜNE DAİR

Dün 15 Temmuz FETÖ'cü darbe girişiminin 10. yıldönümüydü.

Önce "muhterem hocaefendi", "büyük düşünür", "bilge kişi", "Bu milletin maddi ve manevi değeridir" dediler. Ne isterse verdiler. Beslediler, semirdiler, semirdiler, büyüttüler... Sonra tu kaka bellediler, düşman bellediler, alçak bellediler. Vatan haini dediler. "Meğer aldatılmışız, kandırıldık" dediler.

Bu normal mi

Yargıda, basında, medyada, memurda, işçide, emekçide, yoksul halkta ne kadar FETÖ'cü varsa topladılar, zindana tıktılar. Ama ona kul köle olan siyasetçilere, ne istedilerse verenlere dokunmadılar!

Bu normal mi

Desenize bu FETÖ'cüler yaşamımızın her alanına sinsice sızmış ama sadece iktidardaki siyasetçilerin arasına girememişler!

Bu normal mi

GELECEĞE DAİR

Tamam yukarıdakiler geçmişte kaldı. Şimdi geleceğe bakalım, çocuklarımızın yarınını ilgilendiren bir karara.

Milli eğitim bakanı açıkladı: Yeni müfredatta "Kurtuluş Savaşı" ifadesi kaldırılıyor, yerine yalnızca "Milli Mücadele" denecek. Bakan gerekçeyi şöyle ifade etti: "Neden kurtuluyoruz Ondan önce koskoca Osmanlı İmparatorluğu vardı."

Neden mi kurtulduk sayın bakan

İşgalden kurtulduk. İzmir'e çıkan, Antep'e, Maraş'a, Urfa'ya giren ordulardan kurtulduk. Sevr'den kurtulduk. Bu kurtuluşu Mustafa Kemal ve arkadaşları, bu halkın çarıklı Mehmet'i, kağnısıyla cephane taşıyan Elif'i canıyla ödedi.