Makaronun tahtına talip

Bu yıl 7'ncisi düzenlenen Altın Kaşık Gastronomi Ödülleri'nde Yılın Pasta Şefi ünvanı, yalnızca yaptığı tatlılarla değil; kurduğu sistem, yarattığı marka dili ve yıllara yayılan meslek yolculuğuyla öne çıkan bir isme gitti: Merve Burcu Akbulut


Merve Burcu Akbulut'un adı Yılın Pasta Şefi olarak anons edildiğinde salonda kısa bir duraksama yaşandı. Alkışlar yükselirken onun gözlerinden süzülen sevinç gözyaşları, gecenin en sahici anına dönüştü. O an şunu düşündüm: Bazı başarılar alkışla değil, gözyaşıyla tamamlanır. Çünkü o gözyaşlarında yalnızca mutluluk değil; mutfakta geçen uzun yıllar, tekrar tekrar denenen reçeteler, yorulmayan bir inanç ve mesleğine duyulan derin bir saygı vardı.

Bu yıl Mutfak Dostları Derneği tarafından yedincisi düzenlenen Altın Kaşık Gastronomi Ödülleri, gastronominin yalnızca parlak vitrinlerden ibaret olmadığını bir kez daha hatırlattı. Üyesi olmaktan her zaman gurur duyduğum bu köklü yapı, yıllardır emeği görünür kılan, bilgiyi referans alan ve liyakati merkezine koyan duruşuyla sektör için güçlü bir pusula olmaya devam ediyor. Gastronomi dünyasında her ödül aynı ağırlığı taşımaz. Bazıları bir sezon konuşulur bazıları ise yıllar boyunca referans kabul edilir. Altın Kaşık Gastronomi Ödülleri tam da bu yüzden yalnızca kazanan isimleri değil mutfağın bugününü ve yarınını temsil eder. Törende konuşan Mutfak Dostları Derneği Başkanı Esin Sungur, Altın Kaşık'ın bu duruşunu tek cümleyle özetliyordu: "Gastronomide sürdürülebilir bir gelecekten söz edebilmemiz için emeği, yerel üretimi ve bilgiyi birlikte savunmak zorundayız."

Çok katmanlı bir mutfak ekosisteminin kurucusu

Yılın Pasta Şefi ünvanı, yalnızca yaptığı tatlılarla değil; kurduğu sistem, yarattığı marka dili ve yıllara yayılan meslek yolculuğuyla öne çıkan bir isme gitti: Merve Burcu Akbulut. Akbulut'un mutfak hikâyesi Anadolu Otelcilik Lisesi'nde başlıyor. The Marmara Otel'de stajyer olarak adım attığı profesyonel mutfak, yıllar içinde Pera Palace, Hyatt Regency, Renaissance ve Swiss gibi beş yıldızlı otellerde derinleşiyor. Ardından ürün geliştirme müdürlüğü, kurumsal şeflik, üniversitelerde akademik görevler ve farklı kuşaklara aktarılan güçlü bir bilgi birikimi geliyor. 2020 yılı onun için önemli bir dönüm noktası. "Artık işimi kurma zamanı gelmedi mi" diyerek kendisine sorduğu soru, Merveilleux Patisserie markasının doğuşunu başlatıyor. Merve Burcu Akbulut, yalnızca bir pastanenin değil, çok katmanlı bir mutfak ekosisteminin kurucusu. İki şubeli Merveilleux Patisserie ve Lila Fırın; donuk pastacılık ve ekmekçilik ürünleriyle ev dışı tüketim sektörüne çözüm sunan Short Cut Artisan Bakery onun imzasını taşıyan markalar arasında yer alıyor. Merveilleux yalnızca Belçika'ya özgü bir pastanın adı değil Akbulut'un hayatında farkında olmadan biriken tüm parçaların birleşimi. Pera Palace'ta sıcak mutfaktan pastacılığa yönelmesi, Belçika'da yaşadığı yıllar, çikolatayla kurduğu güçlü ilişki. Bu karakter en güçlü biçimde menüde kendini gösteriyor. Merve Burcu Akbulut için yeni ürün yaratmak gerçek bir tutku. Bu tutku tüm Merveilleux ekibine yayılmış durumda. Menüdeki her tatlı, klasik pastacılık tekniğiyle modern yorumun dengeli bir buluşması. İmza lezzetlerden Mojito pasta, lime, limon, nane ve beyaz çikolatalı pastacı kremasıyla hazırlanıyor. Pera pasta, vişne, Frenk üzümü ve kekikle tatlandırılmış pastacı kremasıyla Pera Palace'ın kırmızı tentelerinden ilham alan pembe glaze rengiyle hem görsel hem duygusal bir anlatıya sahip. Bu nedenle 'Pera'nın pembesi', Merveilleux vitrininin en güçlü simgelerinden biri. Menünün merkezinde ise yumurta beyazı yani beze yer alıyor. Merveilleux'nün ana malzemesi olan beze ile yapılan dolgulu acıbadem kurabiyeleri, klasik anlayışın ötesine geçiyor. Akbulut bu noktada iddiasını net koyuyor: "Makaronun tahtına talibiz." Fransız klasik entremet pastacılığı onun temel dili. Ancak bu dili Türk lezzetleriyle buluşturmaktan vazgeçmiyor.