Bir bebeğin yaşama nasıl bir ortamda başladığı; kurduğu ilişkiler, hissettiği güven duygusu, ihtiyaçlarının ne kadar giderildiği, ne kadar görülüp sevildiği, gelecekte nasıl bir yetişkin olacağını, topluma katılımını ve yaşam kalitesini belirliyor. Molfix, bu doğrudan hareketle 0-3 yaş arası bebeği olan ailelere ve anne baba adaylarına Güvenli Bağlanma eğitimleri veriyor. Bir insanın her anlamda sağlıklı olabilmesi için hayattaki en büyük ihtiyacı güvenli ilişkiler içinde olmak. Dünyaya geldiğimiz andan itibaren güvenli bağlar arıyoruz. Görülmek, duyulmak, sevilmek ve korunmak istiyoruz. Nasıl bir ortamda büyüdüğümüz, bakım verenlerimizin bize nasıl baktığı, ihtiyaçlarımızın nasıl ve ne kadar giderildiği, kim olacağımızı direkt etkiliyor. İşte bu nedenle hayatın ilk bin günü yani 0-3 yaş aralığı bebeklerin gelişiminde kritik öneme sahip.
Molfix de bu bilgiden yola çıkarak, 7 yıldır "Hayat Bağım Güvenli Bağlanma Eğitim Programı"nı yürütüyor. Yenidoğan ailelerine verilen eğitim programının kapsamı bu yıl itibarıyla genişletildi ve T.C. Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı iş birliğiyle hayata geçirilen yeni dönemde, farklı ve çeşitli eğitim içerikleriyle Türkiye genelinde daha fazla aileye ulaşılması hedefleniyor.
Hedef 10 bin aileye ulaşmak
Program kapsamında bebek bekleyen anne ve baba adayları, 0-3 yaş arası bebeği olan anne babalar ile bakım verenlere yönelik güvenli bağlanma eğitimleri verilecek. Ailelerin çocuk gelişimi, duyarlı bakım ve anne baba olma becerileri konusunda güçlendirilmesini amaçlayan eğitim programı, ilk etapta Türkiye genelinde belirlenen Ağrı, Ankara, Aydın, Bursa, Kayseri, Kocaeli, Mardin, Mersin, Samsun ve Şanlıurfa olmak üzere 10 pilot ilde hayata geçirilecek. Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlükleri ve Sosyal Hizmet Merkezlerinde görevli uzman personel aracılığıyla gerçekleştirilecek eğitimlerle her ilde en az bin aileye, proje sonunda ise yaklaşık 10 bin aileye ulaşılması hedefleniyor.
31 ilde 195 bin ebeveyn
"Bugün doğan her çocuk, yarını şekillendirecek en değerli yatırım" diyen Hayat Kimya Strateji ve Pazarlamadan Sorumlu Başkan Yardımcısı Aysel Aydın, şunları belirtiyor: "Anne ve bebek arasında doğumla fiziksel olarak son bulan göbek bağının yerini duygusal bağ alıyor. Bir çocuğun hayata nasıl başladığını, kendini ne kadar güvende hissettiğini, sevildiğini ve görüldüğünü bilmesi, geleceğin özgüvenli nesillerini yetiştirmenin en temel yapıtaşı. Biz bu felsefeyi 7 yıl önce Molfix Hayat Bağım Güvenli Bağlanma Eğitim programıyla başlattık. İlk döneminde Sağlık Bakanlığı iş birliği ile yeni doğan yoğum bakım ünitelerinde erken ya da sağlıksız doğan bebeklerimize ve onların endişeli ailelerine rehberlik ettik. 31 ilde, 195 bin ebeveyne ulaşarak, 5 bine yakın eğitim verdik."
"Güçlü aileler güçlü çocuklar yetiştirir"
Toplumsal etkiyi artırmak amacıyla Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı iş birliğiyle projeyi yaygınlaştıracakları bilgisini veren Aydın, "Biliyoruz ki güvenli bağlanma ve sağlıklı çocuk yetiştirme süreci sadece annenin omuzlarında olan bir sorumluluk değildir. Babaları ve diğer aile üyelerini de kapsar. Çocuk yetiştirmek bireysel değil toplumsal bir meseledir. Güçlü aileler güçlü çocuklar yetiştirir. Güçlü çocuklar ise güçlü toplumları inşa eder. Projenin ilk yılında 10 pilot ilde sahadaki uzmanlarımız ve bakanlığın sağladığı personel desteğiyle il müdürlükleri ve sosyal hizmet merkezleri üzerinden yaklaşık 10 bin aileye ulaşacağız. Beyin gelişiminin önemli bölümü 0-3 yaşta şekilleniyor. Alanında uzman akademisyenlerimizin rehberliğinde güvenli bağlanma, duyarlı bakım ve pek çok başlıkta bilimsel ve pratik eğitimler verilecek. Bu proje bizim için sürdürülebilir bir toplumsal yatırım projesi."
Prof. Dr. Nur Pınar Bayhan:
(Hacettepe Üniversitesi Çocuk Gelişim Bölümü Öğretim Üyesi)
"Eğitim programı, duyarlı bakım anlayışını benimsiyor. Duyarlı bakım, sosyal-duygusal gelişimde bebeklerin özellikle güvenli bağlanma, olumlu benlik algısı, özgüven, empati, sosyal yeterlilik, stres yönetimi, psikolojik sağlamlık ve olumlu sosyal becerilerini destekliyor. Bilişsel gelişimde sağlıklı beyin gelişimi, problem çözme becerileri, eleştirel düşünme üzerinde olumlu etkileri var. Dil ve iletişim gelişiminde sözel ve sözel olmayan iletişimin desteklenmesi, fiziksel gelişimde ise iyi beslenme, ince ve kaba motor becerilerini destekliyor. Duyarlı bakım çocuğun duygusal düzenleme becerilerini geliştirerek, daha az davranışsal sorunların oluşmasına sebep oluyor. Aile-bebek ilişkisinde de güçlü ve sağlıklı bir bağ kurulmasına yardımcı oluyor. Bu farkındalıkla bebekle konuşmak, dinlemek için zaman ayırmak gibi iyi iletişim kurma becerilerinin de artmasına sebep oluyor. Bebeğin büyümesi ve gelişmesi için gerekli olan güvenlik ve güçlü ilişkiler sağlanmış oluyor."

10