Dedesi Siro Adası'ndan İstanbul'a geliyor; İtalyan bir baba ile Gökçeadalı Rum bir annenin çocuğu olarak Tophane'de büyüyor. Hikâyesi 'külhanbey'lerin racon kestiği sokaklardan Haydarpaşa Limanı'na, oradan uluslararası iş dünyasına uzanıyor. DEİK Türkiye-İtalya İş Konseyi Başkan Yardımcısı Vittorio Zagaia ile hem eski İstanbul'u hem de 600 yıllık Türkiye-İtalya ilişkilerini konuştuk.
Gündelik hayat içinde arada durup hiç denizde usulca yol alan dev gemilere veya yolda geçmeye çalıştığınız TIR'lara dikkat eder misiniz Acaba nereden nereye gidiyorlar İçlerinde ne taşıyorlar Her şeyi her an bulabilme lüksünü biraz da uluslararası taşımacılık sektörüne borçluyuz. Dünyanın bir ucunda yüklenen ürünler binlerce kilometre yol kat ediyor; gemiler limanlara yanaşıyor, konteynerler indiriliyor. İstanbul, yüzyıllardır bu trafiğin en önemli kavşaklarından biri. Cenevizlilerden Venediklilere, Rumlardan Levantenlere ve Karadenizlilere farklı topluluklar bu ticaretin peşinden şehre geldi.
Vittorio Zagaia - Zeynep Bilgehan - Fotoğraf: Levent KULU
İçinde böyle çok kültürlü bir İstanbul hikâyesi barındıran iş insanı Vittorio Zagaia ile beraberiz. Zagaia, Galata Taşımacılık'ın kurucularından, fitness ekipmanları markası TechnoGym'in Türkiye temsilcisi. Kökeni Sardinya Adası'na dayanan İtalyan bir baba ile Gökçeadalı Rum bir annenin çocuğu olarak İstanbul'da doğuyor. Ailesinin seyir defteri: "Babam ikinci kuşak bir Levantendi. Dedem 1900'lerde İstanbul'a gelmiş. Kütüğümüz Sardinya'ya bağlı La Maddalena Adası'nda. Ondan önce denizcilerin uğrak noktası Siro Adası'ndaymış. 1832 yılına kadar giden kayıtlara göre ailemizin adı 'Cenovalı Cakaia.'
SENE 1974 "Anne ve babamla"
SİRO'DAN SİCİLYA'YA ORADAN İSTANBUL'A
Cenovalı Cakailerden Vittorio, 1800'lü yılların sonunda Siro'dan çıkıp önce Sardinya Adası'na oradan İstanbul'a geliyor. Zagaia'nın aktardığına göre; Vittorio konsoloslukta çalışıyor, evleniyor, yedi çocuğu oluyor. Hakkında fazla detay bilinmiyor çünkü erken yaşta vefat ediyor. Çocukların en küçüğü Pietro, dokuz yaşında öksüz kalıyor ve bir mobilya atölyesinde çalışmaya başlıyor. Ustası, ölünce atölyeyi Pietro'ya bırakıyor. Pietro Usta, Gökçeadalı bir Rum olan Maria Hanım ile evleniyor. Vittorio Zagaia, bu çiftin tek çocukları olarak dünyaya geliyor.
Haberin Devamı
İtalyan Lisesi yılları
KÜLHANBEYLER, OMZU DÜŞÜKLER, YUMURTA TOPUKLAR
Çocukluğu Tophane'de geçiyor: "O zamanın azınlık yerleşkeleri Tophane, Cihangir, Kurtuluş, Feriköy ve Samatya, Yeşilköy'dü. Ben Boğazkesen'de minik bir evde doğdum. Çok kültürlü bir mahalleydi. Sokakta büyüdüm; külhanbeyleri, omzu düşükleri, yumurta topuk ayakkabının arkasına basıp racon kesen ağabeyleri gördüm. Kimin nereli olduğunu bilinirdi ama bu hiçbir zaman bir mevzu olmazdı, herkes birbirini kollardı."
SENE 1940'lar - Dede Vittorio Zagaia ve ailesi
KALICI OLAN TECRÜBE
Yolun başındakiler için önerisi: "İşsizlik her yerde var. 30 sene önceki şartlarla bugünün aynı olmadığını biliyorum ama ilk basamaktan başlamadığınız müddetçe hiçbir yere varamazsınız. 23 yaşında az paraya da olsa çalış... Yüksek paraya ulaşabilmek için bu parayla başlayacaksın. Kalıcı olan meşakkatle çalıştığında edindiğin tecrübe... İleride onu satarak para kazanabileceksin."
Haberin Devamı
SENE 1980'ler
600 YILLIK İLİŞKİLER
Zagaia, İtalya Cumhuriyeti tarafından 'Cavaliere (şovalye)' ve 'Ufficiale (subay)' devlet nişanlarıyla onurlandırılmış: "Türkiye, İtalya için büyük bir ortak. Türkler İtalya'yı, İtalyan yaşam tarzını, giyimini, mobilyasını seviyor; İtalyanlar da Türkiye'ye gelmeyi çok seviyor. Türkiye üretimin olduğu, anlaşmanın mümkün olduğu bir ülke. Türkiye'de binin üzerinde İtalyan iştiraklı şirket var. Tarihsel olarak da birbirimize yakınız; Cenevizliler, Galata Kulesi'ni inşa edip şehre hediye etmişler. Donizetti Paşa, Fausto Zonaro, Raimondo D'Aronco gibi isimler var! Sultanlar, İtalyan ressamlara resimler yaptırıyor. İlk bankayı İtalyanlar açmışlar. Türkiye'deki Türk-İtalyan Ticaret Odası, İtalya dışında kurulan en eski ticaret odalarından biridir. İki ülkenin fiili ve ticari hikâyesi 600 yıla yayılıyor."
Haberin Devamı
SENE 2002
BAY KOSTA'NIN KAPISINI ÇALDIM
Zagaia, ilkokuldan sonra İtalyan Lisesi'ne kaydoluyor. Ancak: "Bursla okuyordum ama bu bile babamın belini bükerdi. İtalyan Lisesi'ne hep zengin çocukları giderdi. Haftalığım çoğunun günlük harçlığıydı. 13-14 yaşımdan itibaren yazları babamın atölyesinde çalıştım. Patron çocuğu muamelesi görmeyeyim diye babam bana hep çok sert davrandığından okula başladığımda zımparadan bütün parmaklarım yara bere içinde olurdu. Baktım bu böyle olmayacak bizim sokakta heybetli görünen bir şirketin kapısını çalıp "Çalışmak istiyorum!" dedim. O sırada patron, Bay Kosta ile karşılaştık. Ona derdimi anlattım: İtalyan Lisesi'nde okuyorum, bizim okul çok pahalı, babam çok yoruluyor, para kazanmam lazım. Arkadaşlarım güzel ayakkabılar alıyor, ben alamıyorum!"
Haberin Devamı
SENE 1998
16 YAŞINDA HAYDARPAŞA LİMANI'NDA
Bay Kosta, bu 'cins' çocuğu ilginç bulup Şark Ekspres'te işe alıyor. Böylece Zagaia, 15 yaşında yeni bir dünyaya adım atıyor; uluslararası taşımacılık... Gemilerin rota ve yük arşivlerini okuyarak başladığı işte hızla ilerliyor. Yarı zamanlı iş, tam zamanlıya dönüyor: "Koca koca gemiler gelir, her sektörle taşımacılık yapılırdı. 16 yaşında beni Haydarpaşa Limanı'nda görevlendirdiler; boyumdan büyük makinelerin olduğu, tonlarca konteynerin hareket ettiği acayip bir dünyaya girdim; gemiye çıkıyorsunuz, evrak alıyorsunuz, iniyorsunuz, konteyneri arıyorsunuz, kaptan doğru yanaşmış mı... Limandaki eğitimim bittikten sonra beni satışa koydular."

5