SODEP'in kurucularından Yiğit Gülöksüz: Her tür parti programı yazılır

Karşımda 90 yaşında bir delikanlı var! Sosyal Demokrat Parti'nin (SODEP) kurucularından, eski TOKİ Başkanı, yıllarını kamuda, politik felsefe üzerine kafa yorarak geçirmiş, şehir planlamacılık konusunun duayen isimlerinden Yiğit Gülöksüz... Elinden sayısız parti programı ve tüzüğü geçmiş; espriyle "Her tür parti programı yazılır!" diyor. Türkiye'de şehircilik anlayışı nasıl değişti Yeni parti nasıl kurulur, nasıl örgütlenir Gülöksüz ile eski albümleri karıştırıp bu soruların cevabını aradık.

Yiğit Gülöksüz söze, "Okurlarınız 'Böyle de biri vardı' diyecektir" diye gülerek başlıyor... Yeni jenerasyonlara Türkiye gündemi sürprizlerle dolu gibi gelebilir ama yaprakları biraz geriye sarınca insan bazı şeylerin de hiç değişmediğini düşünmeden edemiyor! Siyasetin hafızası olan isimlerle eski albümleri karıştırmak bugünleri konuşmak gibi... Gülöksüz, şehircilik alanının duayen isimlerinden biri. 12 Eylül 1980 Darbesi sonrası kapanan CHP'nin yerine 1983'te açılan SODEP'in de kurucularındandı. 1991-1997 yılları arasında TOKİ Başkanlığı görevini yürüttü. Elinden sayısız parti programı ve tüzüğü geçti, siyaset felsefesi konusuna yıllardır kafa yoruyor. Kendi hikâyesiyle başlayıp bugünlere gelelim...

Haberin Devamı

CUMHURİYET'İN İLK KUŞAK ÖĞRETMENLERİ

Yiğit Gülöksüz, 1936 yılında Cumhuriyet'in ilk kuşak öğretmenlerinden bir anne babanın üç çocuğundan biri olarak Ayaş'ta dünyaya geliyor. O, iki yaşındayken Ankara'ya taşınıyorlar. Babası Maarif Vekaleti'nde çalışırken annesi Etlik'te ilkokul öğretmenliği yapıyor. Meşhur öğrencilerinden biri İlber Ortaylı... Gülöksüz, Gazi Lisesi'ni bitirdikten sonra önce Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi'ne kaydoluyor. Birkaç ayın sonunda kalabalık dersler onu pek açmayınca daha önce sınavını kazandığı İTÜ Mimarlık Fakültesi'ne transfer oluyor.

İSTANBUL'UN SOSYOLOJİSİ DEĞİŞİRKEN

Ancak aklı soyut işlerde; felsefe, kavramlar, olaylar... Etrafta da bu yönde gelişmeler yaşanıyor: "Sene 1957. İstanbul'a Anadolu'dan büyük bir göç vardı. Kamu barınma talebini karşılayamıyordu. Gecekondu mahalleleri oluşurken Menderes'in imar operasyonları başlamıştı. Şehir dokusunu yarıp geçen bulvarlar yapılıyordu. Bizse bu sırada okulda villa projeleri yapıyorduk! Üçüncü sınıftan itibaren hocam Nezih Eldem'e gidip bu sorunların çözümü için çalışmak istediğimi söyledim. Çarşamba, Kocamustafapaşa Mahalleleri ve Heybeliada için projeler yaptık; korunma tipolojisi geliştirdik, yeni konutlar için tasarım rehberleri yaptık."

Haberin Devamı


SENE 1977 - Köyişleri ve Kooperatifleri Bakanlığı Müsteşarı

ŞEHRİN SORUNLARINA ÇÖZÜMLER

Okuldan 1961 yılında mezun olurken mimarlığı da geride bırakıp, kendi deyimiyle 'şehir planlaması kafası'na geçiyor. Yeni kurulmuş İmar ve İskan Bakanlığı'nda işe başlıyor. Buradaki çalışmaları sırasında şehrin sorunlarını çözmek için bölge düzeyine çıkmak gerektiğini fark ediyor. Doğu Marmara ve Zonguldak Projesi üzerine çalıştıktan sonra Birleşmiş Milletler bursuyla MIT Üniversitesi'nde yüksek lisans yapıyor. 1968'den itibaren uzun yıllar Devlet Planlama Teşkilatı'nın (DPT) Sosyal Planlama Dairesi'nde çalışıyor; tarımın modernleşmesi, kırsal kesimin şehirleşmesi gibi konular üzerine projeler üretiyor.

Haberin Devamı


SENE 1971 - Eşi Güven Gülöksüz ile Baltimore, ABD

HİZİPÇİLİK 1970'TEN BERİ VAR

Örgütlenme nasıl yapılır Gülöksüz: "Bizde parti üç yıl kapalı kaldığı için her tarafa üçer kişilik heyetler gönderdik. Her yerde eski partili insanlar vardır; bu kişiler partinin kamuoyu oluşturucusu ve köşe taşlarıdır. Mahalledekiler, 'Buna ne diyorsun diye onlara sorarlar. Bizim 1980 darbesi ile kapatılan CHP'den, Erdal İnönü öncülüğünde 1983'te yeni bir parti örgütleme deneyimimiz farklıdır. CHP, 1970 ortalarına kadar ciddi bir partiydi. Ufak ilçe kongreleri günler sürerdi; her mesele konuşulup delegeler kurultaya öyle gönderilirdi. İlk hizipçi Bülent Ecevit'tir; 'ortanın solu' söylemi üzerinden örgüt içinde bir örgüt oluşturarak kurultayı kazandı. Sonra devamı geldi ve partiyi güve yemiş gibi delik deşik etti. Bugün de devam eden odur. Biz 1999'da Tarhan Erdem ve Altan Öymen ile bu yapıyı değiştirmeye çalışmıştık."

Haberin Devamı


SENE 1964 - İTÜ Mimarlık mezuniyeti

KARARSIZLAR NE KADAR KARARSIZ BİLMEM

Lider ne kadar önemlidir Gülöksüz: "Halk lidere 'Hangi akım' diye bakar çünkü kendisini o akımın içinde hissediyor. Kimse birdenbire 'Hangi partiyi seçeyim' demez. Herkes zaten bir akımın parçasıdır. Bugün 'kararsızlar' deniyor ama onlar ne kadar kararsız bilmem. Eleştirseler bile o akımın içindedirler. Serçe sürüsü içine karga girmiş gibi olmaz. Erdal İnönü, SODEP için; Demirel de DYP için böyleydi." Parti programına kimse bakmıyor muydu Gülerek yanıtlıyor "Hava sıcaksa yelpaze yapıp serinlemek için kullanılırdı."

ELİNİZ DEĞMİŞKEN BİZE DE PROGRAM YAZIN

12 Eylül darbesi olduğu sırada ODTÜ'nün Şehir ve Bölge Planlama Bölümü'nde yoldaşı ve meslektaşı İlhan Tekeli ile hocalık yapıyor. Partiler kapatılmış, siyasetçilere yasak getirilmiş. Devamı: "Günlerden bir gün... 'Partiler açılabilir' dendi. İlhan Tekeli ile şehir yönetimi projeleri üzerinde çalışıyorduk. Yeni bir sol partinin kuruluş aşamasında olduğu haberleri de geliyordu. Bir parti programı yazdık. DPT'deyken Ecevit'in 'köy kent' meselesini eleştirmiştik. Ecevit bizi çağırmış ve bir rapor istemişti. Oradan parti işine girmiştik. Okuldaki arkadaşlar 'Eliniz değmişken bir de sağ parti için program yazsanız!' diye takılırdı."

Haberin Devamı


SENE 1974 - Kızları Aslı ve Elvan ile

BELEDİYECİLER BİREYSELLER VE LORDLAR

Gülöksüz-Tekeli ikilisinin oturduğu Oran Mahallesi aynı zamanda Bülent Ecevit, Deniz Baykal, Alparaslan Türkeş ve Necdet Uğur gibi isimlere de ev sahipliği yapıyordu. Gülöksüz, "Sokaklarda yoğun bir siyasi trafik mevcuttu" diye devam ediyor: "Yeni sol parti için çalışan değişik gruplar vardı; belediye başkanlarından oluşan belediyeciler grubu, bireysel olarak yeni parti için çalışanlar, elbette bir Deniz Baykal grubu! Bir de 'Lordlar Grubu' denen bir grup vardı. Bu grup bakanlık, senato üyeliği yapmış ağır isimlerden oluşuyordu: Hikmet Çetin, Necdet Uğur, Sırrı Atalay... Bu grubun başında Necdet Bey vardı. Bizi ittiren Necdet Bey oldu. Şakayla karışık, 'Bize doğru düzgün parti programı yazın, hazırlayın' dedi. Necdet Bey'den siyaset yapmayı da öğreniyordum."