Prof. Dr. Burcu Özsoy dünyanın karakutusunu araştırıyor… Beyaz Kıta'ya Türk imzası atan hoca

Zeynep Bilgehan
09.11.2025
7

Orada bir kıta var... Bir zamanlar uzakta ve ıssızdı. Şimdiyse zor da olsa ulaşılabilir ve herkesin gözü üstünde: Antarktika! Türkiye de, 2019 yılından beri dünyanın beşinci büyük kıtasında bir üs sahibi. Peki orada neler yapılıyor Kutup çalışmalarını yürüten TÜBİTAK Marmara Araştırma Merkezi (MAM) Başkanı, TÜBİTAK Kutup Araştırmaları Enstitüsü Müdürü ve Antarktika Bilim Seferi Koordinatörü Prof. Dr. Burcu Özsoy ile buluştuk; önce kendi hikâyesini dinledik, sonra kutuplardaki gelişmeleri öğrendik...

1)- Gebze'deki TÜBİTAK Marmara Araştırma Merkezi'ndeyiz (MAM)... Karşımızda MAM Başkanı ve Kutup Araştırmaları Enstitüsü Müdürü Prof. Dr. Burcu Özsoy var. Onunla makam odasında buluştuk ama çalışma alanı aslında bulunduğumuz yerden 14 bin 700 kilometre uzaklıkta; Antarktika! Türkiye'nin Antarktika girişimleri 2015'te İTÜ'de Kutup Araştırmaları Merkezi'nde, akademik çatı altında başladı. 2017'de Cumhurbaşkanlığı himayelerinde Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı'nın koordinasyonuyla TÜBİTAK Marmara Araştırma Merkezine ve Kutup Araştırmaları Enstitüsü'ne taşındı. Önce seferlere öncülük eden Prof. Burcu Özsoy'u tanıyalım...

Haberin Devamı

SENE 2006 - Uluslararası Kutup Yılı'nda Burcu Hoca'nın ilk Antarktikaseferi

13 KUŞAKTIR OKUYAN AİLE

Burcu Özsoy, Yıldız Teknik Üniversitesi mezunu mimar bir anne ile İstanbul Teknik Üniversitesi mezunu inşaat mühendisi bir babanın üç çocuğundan ilki olarak Gaziantep'te dünyaya geliyor. Bunu vurgulamamızın bir sebebi var. Özsoy: "13 kuşaktır Gaziantepli bir aileyiz. Büyük büyük dedemiz Şeyh Ramazan Efendi'den beri ailemiz hep ilimle ve bilimle ilgilenmiş. Ailede eczacılar, diş hekimleri, doktorlar, mimarlar profesörler var. Çocukluğum anne ve babamın sabahtan akşama kadar çalışmalarına şahit olarak geçti. Bana rol model oldular."

SENE 1985 - "Annem, babam, kız kardeşim Bilgen ve erkek kardeşimKeremile"

SORU SORMAKTAN ÇEKİNMEZDİK

Özsoy, "Üniversite mezunu olmaları, bizim her şeyi aile içinde tartışabilmemize, doğruyu beraber bulmamıza vesile oldu" diye devam ediyor: "Bu yaklaşım beni okumaya ve araştırmaya sevk etti; ne konuda kafamda soru oluşsa hemen kitapları açar, kütüphaneye gider, kimseden çekinmeden sorardım. Çok meraklı bir çocuktum ve 'Acaba yanlış anlaşılır mıyım' diye hiç çekinmeden o soruyla ilgili kendimi araştırmaya verirdim."

Haberin Devamı

2)- NEDEN HİÇ KADIN BİLİMİNSANI YOK

Bugünün temellerini atan da her şeyi araştırma merakı olmuş: "Uluslararası çapta öncülük etmiş biliminsanlarının hayatlarını okurken dikkatimi çeken bir şey vardı; kadın araştırmacı ve biliminsanı sayısı o kadar azdı ki... En büyük düşüm, büyüdüğümde bir bilim kadını olmak, dünyanın sorularına cevap vermekti. Büyüdüğümde haklıyı ortaya çıkarmak, hakkaniyeti savunmak benim için en önemli kavram olacaktı. Onun için sorulara rastgele yanıtlar bulmaya değil, her sonucu delillere dayandırarak oluşturmaya çalışıyordum. Aslında fark etmeden biliminsanı olmanın temellerini küçükken atmışım!"

3)-BİR HOBİ OLARAK MATEMATİK

Haberin Devamı

İlkokulu özel bir okulda okuyarak sağlam bir İngilizce temeli alıyor. Ortaokul ve liseyi Yüzüncüyıl Orta Okulu ve Gaziantep Lisesi olmak üzere devlet okullarında tamamlıyor. Fen bilimleri derslerini seviyor ama asıl tutkusu matematik: "Biyoloji, kimya ve fizik derslerini iyi anlardım ama konu matematik oldu mu kendimi kaybederdim! İnsanlar müzik veya spor gibi uğraşlardan hobi olarak bahsederken benim en büyük hobim matematikti (gülüyor). Hep matematiği ne kadar çok sevdiğimden bahsederdim. Bunda sanırım aile içindeki, özellikle anne ve babamın mühendislik vasıflarının etkisi vardı."

4)- JEODEZİ-FOTOGRAMETRİDEN HARİTA MÜHENDİSLİĞİNE

Özsoy, matematik aşkını Yıldız Teknik Üniversitesi Jeodezi-Fotogrametri bölümünü seçerek taçlandırıyor. Jeodezi ne demek Gülerek yanıtlıyor: "O dönemki meşhur adı oydu; bugünkü meşhur adı 'harita mühendisliği ve/veya geomatik mühedisliği.' Anne mimar, baba inşaat mühendisi olunca ailedeki en büyük eksik harita mühendisiydi (gülüyor)... Türkiye'de harita mühendisliği; o dönemki adıyla 'jeodezi-fotogrametri' ilk Yıldız Teknik Üniversitesi'nde kurulmuştu. Haliyle Türkiye'nin ilk yetişmiş, en duayen ve kıymetli hocalarından ders alma şansım oldu. Harita mühendisliği matematiği ağırlıklı olarak kullanan bir alandır. Çalışmaktan çok zevk aldığım matematikle üniversitedeki branşımı birleştirmek benim için çok keyifli oldu."

Haberin Devamı

5)- İLK TECRÜBE MARMARA DEPREMİYLE

Bu arada dünyada da gelişmeler oluyordu: "NASA ve Avrupa'dan uzaya uydular gönderiliyordu. Dünya yüzeyinde haritalandırmaların uydular üzerinden yapabildiğini biliyordum. İkinci sınıftan itibaren merakım uzaydan uzaktan algılama yöntemleriyle dünya yüzeyindeki parametreleri çalışmaya yöneldi. Lisans mezuniyetim sonrası YTÜ'de yüksek lisans programında 'uzaktan algılama' çalışmaya başladım ama uydu görüntüleri bulmak zordu. Sene 1999 olduğunda maalesef Marmara depremi oldu, bilimsel açıdan bu çalışmayı yapmaya imkân verdi; uzaktan algılama yöntemiyle İzmit Körfezi'nde karadan sızan petrolün denizin üzerindeki yayılımını araştırdım. Bu benim için önemli bir tecrübe oldu."

Haberin Devamı

6)- MARS MI ANTARKTİKA MI

Antarktika'yla tanışması nasıl olmuş Özsoy: "Doktora çalışmam için ABD'deki Texas Üniversitesi'nin uzaktan algılama laboratuvarından davet aldım. Uzaktan algılama ve uzaydan alınan verilerin analizleri konusunda dünyada gelişmeler oluyordu. Sene 2005. Hocam, tecrübelerimi iki alana uyarlayabileceğimi söyledi; Mars yüzeyi araştırmaları veya o dönemde yeni tartışma konusu olmaya başlamış iklim değişikliğinin etkilendiğini düşündüğümüz Antarktika'nın deniz buzulları üzerindeki etkisi... Harita mühendisliğinde uzaktan algılama görüntüleriyle bir çalışma yapacaksanız yersel doğrulamaya ihtiyacınız var. Mars'ta bunu yapmak mümkün olmadığından Antarktika'yı seçtim."

HORSESHOE ADASI'NDAKİ TÜRK ÜSSÜ

Antarktika'ya dokuzuncu sefer geçen şubat-mart ayında yapıldı. Ekip, 30-35 gün çalışma yürüttü. Geçici yerleşkemiz 68 güney enlemi Horseshoe Adası'ndaymış. Burada buzul çekilmelerinden denizdeki gelgite, atmosferik koşullardan göl sularına ve mikroplastik ölçümlerine kadar jeolojik yapılarla ilgili çalışmalar yapılıyor. Bilim heyeti, Dismal Adası'nda Türkiye'nin sınırları dışında kurulan ilk istasyonlarından birisi olan sabit Küresel Konumlama Uydu Sistemi (GNSS) istasyonunun bakım ve tutum çalışmalarını bitirmiş. Burcu Hoca, "TÜBİTAK ile birlikte ASELSAN ve HAVELSAN ortak geliştirilmiş teknolojilerimizin orada denenmesi, milli teknoloji hamlesi çerçevesinde çok önemli" diyor.