Cumhuriyet çınarı Ziya Gökalp Mülayim: Bizdeki bayrak sevgisi başka memlekette yok

Bu hafta Türkiye Cumhuriyeti'nin 103. yaşını kutlayacağız. Cumhuriyet'le büyümek, onun okullarında okumak, devrimleriyle yetişmek, idealleriyle bir ömür geçirmek ne demek Yanıtını 1932 doğumlu bir 'Cumhuriyet çocuğu'nun hayatında arıyoruz; Hatay'ın Türkiye'ye katılmasından çok partili siyasi hayata, İnönü'den Ecevit'e, ihtilallerden bugünün siyasi tartışmalarına uzanan bir asra yakın tanıklık... 1973-1979 yılları arasında Samsun Senatörü olarak görev yapan, tarım ve toprak reformu alanındaki çalışmalarıyla tanınan Prof. Ziya Gökalp Mülayim ile beraberiz...

1-Karşımda bir çınar oturuyor; akademisyen, siyasetçi, ressam ve yazar Prof. Ziya Gökalp Mülayim... Kapısını çalma vesilem Cumhuriyet Bayramı, zira Mülayim 103. yaşını kutlayacağımız Türkiye Cumhuriyeti'nin 94 yılına tanıklık etmiş bir isim. Cumhuriyet'in ilk 10 yılında dünyaya gelmiş biri olarak eski albümleri açıyoruz... Ziya Gökalp Mülayim, 1932 yılında Adana'nın Ceyhan ilçesinde çiftçi-tüccar bir baba ile ev hanımı bir annenin altı çocuğundan üçüncüsü olarak dünyaya geliyor. Aile aslen Hataylı ama Hatay o sırada Türkiye sınırları içinde değil... Mülayim, "Babam Rüştiye mezunu. Kurtuluş Savaşı başladığında, 20 yaşında posta müdürüymüş. Annem okuma yazma bilmezdi" diye başlıyor anlatmaya...

SENE 1947 -Mülayim Ailesi, İskenderun

Haberin Devamı

BEN NİYE AĞLIYORUMATATÜRK ÜLKEYİ BİZE EMANET ETTİ

Mülayim'in çocukluk anılarında önemli tarihsel olaylar var: "Altı yaşımda, bir sabah uyandık ki Atatürk hayatını kaybetmiş. Ben 'Babamız öldü, babasız kaldık' diye hıçkıra hıçkıra ağlamaya başladım. Sonra birden ayıldım ve 'Ben niye ağlıyorum ki! Atatürk bu ülkeyi bize emanet etmedi mi Hep Atatürk'ün yolundan gideceğiz' dedim. O yaşta bu terbiyeyi nasıl almışız bilmiyorum ama bu şiarla bugünlere kadar geldim (gülüyor). Bir yıl sonra 1939'da Hatay, anavatana katıldı. 23 Temmuz 1939 günü yayladan inip Hatay'ın anavatana katılma merasimine gittiğimizi hatırlıyorum. Antakya'da, meydanda Fransız bayrağı indirilip yerine Türk bayrağı çekildi."

Zeynep Bilgehan -Prof. Ziya Gökalp Mülayim

2-CEYHAN'A ELEKTRİK GELİYOR

İlkokulu Ceyhan'da bitiriyor: "Muallim Mektebi'nden mezun çok iyi öğretmenlerimiz vardı. Pırıl pırıl giyinirlerdi. İkinci Dünya Savaşı yılları olmasına rağmen eğitim hiç aksamadı. Kızlı erkekli sınıflarda, birinci sınıf eğitim gördük. Ceyhan gibi bir yerde halkevlerinde bütün klasikler bulunurdu; hepsini o dönem okumuştum. Kültür hayatı çok faaldi ama elektrik yoktu. Evde sekiz çocuk gaz lambası altında çalışırdık. Ortaokuldayken 'Elektrik gelecek' dendi. Yollara direkler dikildi, teller çekildi. Neymiş bu elektrik diye merak ederken bir akşamüzeri baktım ışıklar yanıyor! Hemen bütün kitaplarımı alıp sokak lambası altında ders çalışmıştım."

Haberin Devamı

SENE 1978 -CHP'nin ünlü profesör siyasetçileri: Prof. Turan Güneş, Prof. Besim Üstünel, Prof. Ziya Gökalp Mülayim, Prof. Muammer Aksoy

3-İTALYA'DA TOPRAK REFORMU

Hatay alındıktan sonra aile İskenderun'a taşınıyor. Mülayim, eğitimine İstanbul'da, Kabataş Erkek Lisesi'nde devam ediyor: "Babam eğitimimize çok önem verirdi. Lisede okul birincisiydim. İTÜ'de mimar-mühendislik okumak istiyordum ama babam Dörtyol'daki narenciye bahçelerimizin başına beni geçirmek üzere yurtdışında tarım okumamı teşvik etti. Floransa Üniversitesi'nde Ziraat Mühendisliği Bölümü'ne girdim. Üçüncü sınıftan sonra tam tarım politikaları konularını okurken İtalya'da da toprak reformu yapılıyordu. Ben de 'Türkiye'de de bir toprak reformu yapabilsek, milli geliri artırsak' diye düşünmeye başladım. Gecelerce uyuyamadım."

Haberin Devamı

SENE 1951 -Babası Ziya Mülayim ile Roma'da

4-KARAR VERDİKTEN 20 YIL SONRA SENATÖR OLDUM

Sonunda: "Kararımı verdim. İtalya'da toprak reformunu Cumhurbaşkanı, bir profesör Antonio Segni yapmıştı. Ben de 'Önce akademik kariyer yapayım, sonra siyasete girip, bakan olup Türkiye'de toprak reformu yapayım' dedim. Bu kararımı verdiğimde sene 1953'tü. Aradan 20 yıl geçtikten sonra 1973 yılında CHP üyesi olarak Senato'ya girdim. 20 sene hayatımı buna göre planladım. Türkiye'de siyasetçilerin bilardo oynadığını duyup bilardo öğrendim. Kooperatifçilik konusunda doktoramı tamamladıktan sonra, 1957 yılında Türkiye'ye döndüm ve Ankara Üniversitesi Ziraat Fakültesi'nde akademik kariyerime devam ettim."

Haberin Devamı

SENE 1964 -Prof. Kazım Köylü, doçentlik cüppesini giydirirken

5-'SEN DE BEN DE PARTİLİYİZ BÜTÜN SUÇU BANA ATMA'

Mülayim, 1966 yılında Bülent Ecevit'in davetiyle Cumhuriyet Halk Partisi'ne (CHP) giriyor: "Genel Başkan İsmet İnönü ve Bülent Ecevit'in imzalarıyla, düzenlenen bir törenle CHP'ye katıldım. Törenden sonra İnönü bana bir nasihatte bulundu: 'Artık sen de ben de partiliyiz. İşler kötü gittiğinde 'Hep suç İsmet Paşa'da demeyeceksin. Bir yanlış varsa sen de uğraşacaksın.' Ne kadar doğru söylediğini sonraki yıllarda gördüm. Aynı şekilde Ecevit ve Deniz Baykal'a da bütün kötülükler yüklendi. " Mülayim, 1970 yılında CHP'de Yüksek Danışma Kurulu Başkanı oluyor. 1973-1979 yılları arası CHP Samsun Senatörlüğü yaptı. 12 Eylül 1980 darbesinden sonra aktif siyasetten çekilip çalışmalarına sivil toplum ve akademide devam etti. 2000 yılına kadar üniversitede tarımsal kooperatifçilik dersi verdi."

Haberin Devamı

SENE 1978 -CHP'li Dışişleri Bakanı Gündüz Ökçün ile

6 -KOOPERATİF DERSİ VERMEYE KORKULURDU

Siyasette aradığını buldu mu Mülayim, "Politikada belli bir yere geldim, senatör oldum. Toprak reformu yapamadım ama umudumu kaybetmedim" diye gülüyor. Tarım nasıl gelişir Yanıtı: "Atatürk modeliyle; özel sektör, kamu sektörü ve kooperatifçilik üzerine örgütlenmeyle. 40 sene kooperatifçilik dersi verdim. Kimse bu dersi vermeye cesaret edemiyordu; 'Aman komünist derler!' diye çekiniyorlardı (gülüyor). Türkiye'de üretici de tüketici de örgütlü değil. Dünyada bu işi en iyi yapan ülke Hollanda'dır; bizden az toprağı var ama bizden çok ihracat yapar."

SİYASİ AURA NASIL OLUR

"Ecevit güzel konuşurdu. 1977 seçiminde çok oy aldık ama bu CHP'nin değil Kıbrıs'ın oyuydu. 1973'te birinci parti olduk çünkü İsmet Paşa eski Demokrat Partililere af getirdi. Vatandaş 'Bir parti kazanacak' diye düşünürse onunla gider. Tereddütte peşinizden ayrılır."