Malum, dezenformasyon çağındayız..
Malum medyamız da çağın ruhuna uygun olarak her gün yeni bir dezenformasyon servis ediyor.
Önce Terörsüz Türkiye kanun teklifinin kendini feshetme kararı alan terör örgütünün ilk silahlı eylemi gerçekleştirdiği 15 Ağustos'ta TBMM'ye getirileceğini yalanını ortaya attılar.
Tarihi tutturamadılar...
Yasa teklifi TBMM'nin çalışma takvimi ve yasama süreçlerini uygun olarak 10 Ağustos'ta Meclis'e geldi. Mal bulmuş mağribi gibi bu tarihin üzerine atladılar hemen...
"Gördünüz mü... Yasa teklifini kasıtlı bir zamanlamayla Sevr Antlaşması'nın yıl döneminde TBMM'ye getirdiler!
Bu müthiş zekaya, derin tarih bilgisine hayran olmamak elde değil! Ancak Sevr üzerinden yanlış bir okuma yapıyorlar. Bu millet Terörsüz Türkiye ile Sevr-i bir kez daha ve bir daha hiç gündeme gelmemek üzere yırtıp atıyor.
Sadece Sevr'i mi
Sykes-Picot'u da, Wilson'un meşhur haritasını da..
Nasıl mı Anlatalım..
Tarih 14 Mayıs 2016...
New York Times'ta Nick Danfort imzasıyla "Farklı sınırlar Ortadoğu'yu kurtarabilir miydi" başlıklı bir makale yayınlanıyor. FETÖ'nün özünde Türkiye'yi bölme ve içi savaş maksatlı 15 Temmuz ihanetinden sadece iki ay önce. Ve 16 Mayıs 1916'da Britanya ile Fransa arasında imzalanan, Osmanlı'nın Ortadoğu topraklarının paylaşılmasını öngören meşhur Sykes-Picot anlaşmasından tam 100 yıl sonra!
O yazıda Sykes-Picot Anlaşmasına atıfta bulunup ABD eski başkanlarından Wilson'un 1919'da Anadolu'ya yolladığı heyetin tavsiyeleri doğrultusunda hazırlanan bir haritadan da bahsediliyor.
O haritada İzmir, yarı otonom bir bölge..
Trakya bölgesi ve İstanbul "Uluslararası Bizans Devleti!"
Güneydoğu Anadolu Suriye'ye bağlı ve Mezopotamya olarak işaretleniyor.
Doğu Anadolu ve Karadeniz'in bir kısmı da Ermenistan'a veriliyor!
Şundan hiç şüpheniz olmasın..
FETÖ'cü darbe başarılı olsaydı Sykes-Picot'un yıldönümünde yayımladıkları o yazıda bahsettikleri Wilson'un haritasını yeniden çizeceklerdi.
Milletin çelikten iradesine takıldılar...
Ama bu vazgeçtikleri anlamına gelmiyor. Yine deneyecekler..
Çünkü dünyanın rotası tarih boyunca hep Ortadoğu'dan belirlendi.. Bugün de benzer bir süreç yaşanıyor. Washington Post'ta boşuna mı bundan 3 yıl önce "2023'te dünyanın en önemli seçimi Türkiye'de olacak. Bu seçim Washington, Moskova, Avrupa, Ortadoğu ve Asya'da jeopolitik ve ekonomik hesapları şekillendirecek" diye yazdılar
Geçen yüzyılda bu coğrafyada başaramadıkları planları, hayata geçiremedikleri anlaşmaları, haritaları güncellemek için fırsat kolluyorlar.
40 küsur yıldır Türkiye'nin başına bela ettikleri terörün de, akıttıkları kardeş kanının da nihai hedefi hep bu oldu.

14