Katil Netenyahu'nun ABD ve NATO ülkelerine -adeta yalvararak- yaptığı "Türkiye'ye F-35 ve savaş uçakları için motor vermeyin" açıklamaları da olmasa Ankara'daki NATO Zirvesinin dünya ve bizim için ne anlama geldiğinin farkında bile olmayacağız.
Türkiye'nin 22 yıl sonra ikinci kez ev sahipliği yaptığı zirve, zamanlama ve konjonktür itibariyle rutin bir NATO zirvesinden daha fazlası..
Bu zirvede...
Giderek bir yol ayrımına sürüklenen ABD-Avrupa ilişkilerinin geleceği...
Ukrayna savaşının akıbeti..
Orta Doğu'daki gelişmeler..
NATO'nun yeni stratejik yönelimi şekillenecek...
Netenyahu bu zirvede Türkiye'nin ittifak içindeki ağırlığı ve vazgeçilmez konumuyla öne çıkacağının farkında. Ankara'nın güçlü savunma sanayii ile müttefiklerini etkileme ve yeni işbirliklerini geliştirme ihtimalinden fena halde rahatsız. En büyük kabusu ise Trump'ın Türkiye ve Erdoğan'a gösterdiği yakın ilginin bu zirveden sonra ortaya çıkması muhtemel somut sonuçları.
Gel gör ki... Netenyahu'nun gördüğünü bizim muhalefet ve anlı şanlı medyası bir türlü göremiyor.
Zirve öncesinde NATO liderlerine kendi hükümetini ve Cumhurbaşkanı Erdoğan'ı şikayet eden bir muhalefetimiz var! An itibariyle NATO liderlerine Erdoğan'dan rahatsız olduğunu ileten Netenyahu ile aynı düzlemde buluşmuş durumdalar! Ne kadar hazin ve acınası bir durum!

14