Kaşif Kozinoğlu soruşturmasında ortaya çıkan ilk somut sonuç; Kurtlar Vadisi'nin sadece bir dizi olmadığı gerçeğidir.
Dizinin 10 Kasım 2011'de yayınlanan 136. Bölümünde, Kozinoğlu'ndan esinlendiği o dönemde de konuşulan "Kazım Kaşifoğlu" karakteri hücrede tutuluyor ve ölümle tehdit ediliyor.
Şu tesadüfe bakın ki; iki gün sonra gerçek Kaşif Kozinoğlu, Silivri Cezaevi'nde hayatını kaybediyor!
8 Aralık 2010'da yayınlanan bölümde ise Kaşifoğlu karakteri spor yaptıktan sonra nabzının yükseldiğini söylüyor ve ardından şırıngayla öldürülüyor.
Savcılar şimdi bu olağanüstü zamanlamayı araştırıyor. Muhtemelen ifadeye çağırdıkları dizinin senaristlerine "Vadide" yaşanan başka tuhaflıkları da soracaklardır. Mesela dizinin final dönemindeki "Boğaziçi Köprüsü'nün askerler tarafından kapatılması" sahnesini!
Sizi bilmem ama bana göre bir TV dizisinin gelecekten bu kadar net haberler vermesi hayatın olağan akışına ters. FETÖ'nün dizileri bir mesaj aracı olarak kullandığı biliniyor. Örgütün Samanyolu TV'sindeki Şefkat Tepe, Tek Türkiye ve Sungurlar'dizilerini hatırlayın. Güncel siyasi olaylar kurguya dönüştürülüyor, örgütün devlet ve siyaset hakkındaki anlatısı milyonlara senaryo üzerinden aktarılıyordu.
Kurtlar Vadisi'nin bir FETÖ projesi olduğuna dair elimizde kesinleşmiş bir yargı kararı veya somut kanıt an itibariyle yok. Ancak şüphelerin varlığı da bir gerçek.
Şimdi cevap aranan soru şu: FETÖ veya devlet içindeki başka yapılar, belirli dönemlerde Kurtlar Vadisi'nin senaryosuna bilgi ve mesajlar taşıdı mı
Belki de araştırılması gereken şey senaryoyu kimin yazdığı kadar, senariste bilgiyi kimin verdiğidir.
Not: Devletin Kozinoğlu meselesinin üzerine gitmesi Pandora'nın kutusunun açılacağının işaretidir. Çok şaşırtıcı ve bir o kadar da heyecanlı gelişmelerle dolu bir sürece girdik.
Üsküdar'ı AK Parti kazanmadı, CHP kaybetti
Yazının başlığındaki ifade Üsküdar'da CHP'den istifa ederek AK Parti'ye geçen Meclis Üyesi Tahsin Usta'ya ait.
Bu cümle önemli..
Çünkü CHP ve Yeni Parti kurmayları günlerdir Üsküdar'daki seçime dair farklı bir hikaye anlatıyor.
Yeni Parti İstanbul İl Başkanı Özgür Çelik, daha önce Meclis Üyesi Ayhan Aydın'ın kendisini aradığını, bir savcı tarafından tutuklanmakla tehdit edildiğini, engelli eşi ve oğlunu düşünerek baskıya dayanamadığını ve "teslim olduğunu" söylediğini iddia etmişti.
Ayhan Aydın ise bu anlatıyı reddetti. Herhangi bir savcı veya kamu görevlisi tarafından tehdit edilmediğini, Özgür Çelik'e de böyle bir şey söylemediğini açıkladı. Üstelik başkanvekilliği seçimi öncesinde Çelik'in ricasıyla defalarca arandığını ve kendisinin baskı altında tutulmaya çalışıldığını anlattı.

2