Yazar, Türkiye'deki aile yapısının hızla değiştiğini ve tek kişilik hanelerin artmasını bir tehdit olarak sunuyor; Aile Bakanlığı'nın yeni Sosyal Hizmetler Kanunu'nun doğum izni, dijital güvenlik ve koruyucu aile düzenlemeleriyle aile kurumunu güçlendireceğini iddia ediyor. Ancak yasal düzenlemeler sosyoekonomik nedenleri ortadan kaldırabilirse, bu reform sadece sembolik bir adım değil midir?
Bugün Türkiye'de giderek yaygınlaşan bir gerçek var: Evler büyüyor ama aileler küçülüyor. Hatta bazı evlerde artık çocuk sesi hiç yok. Bu durum yalnızca sosyolojik bir değişim değil; geleceğe dair ciddi bir uyarı.
Aile Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş'ın dikkat çektiği bir veri özellikle çarpıcı: Tek kişilik haneler yüzde 20 seviyesine ulaşmış durumda. Bu oran, toplumun aile yapısında köklü bir dönüşüm yaşandığını gösteriyor. Ve bu dönüşüm, kontrol edilmezse yalnızca nüfus yapısını değil; ekonomik dengeleri, sosyal dayanışmayı ve hatta kültürel sürekliliği de doğrudan etkileyecek.
İşte bu noktada, Aile Bakanlığı doğum oranlarını artırmaya yönelik kapsamlı destek mekanizmalarını devreye aldı. Yeni evlenen çiftlere krediden, eğitim ve saha çalışmalarına kadar birçok önemli katkıyı sunarak aile kurumunun yanında oldu, olmaya da devam ediyor.
Bu çalışmalardan en önemlisi, hatta devrim niteliğinde diyebileceğimiz, doğum izinleri ile sosyal medya ve oyun platformlarına yönelik düzenlemeleri de içeren Sosyal Hizmetler Kanun Teklifi önceki akşam yasalaştı.
Kanun teklifinin hazırlanmasında Bakan Göktaş'ın emeği büyük. Toplumun hemen her kesimine hitap eden ama en çok da annelerin heyecanla beklediği yasanın detaylarını Aile Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş'a sordum:
Sosyal Hizmet Kanunu hayatımızda neleri değiştirecek
Aslında çocuklarımızı, kadınlarımızı, yaşlılarımızı ve engelli vatandaşlarımızı daha güçlü koruyan; aile yapımızı tahkim eden kapsamlı bir reformdan bahsediyoruz. Değişen toplumsal dinamikler ve artan sosyal riskler karşısında, sosyal politikalarımızı güncellemek bir tercih değil, bir zorunluluktu. Bu düzenleme de tam olarak bu ihtiyaca cevap veriyor.
Doğum izinleriyle ilgili düzenleme çok konuşuluyor. Nasıl yenilikler geldi bu kanunla
Burada attığımız adım gerçekten tarihi bir adımdır. Annelerimizin doğum sonrası izin süresini 16 haftaya çıkararak toplamda 24 haftalık bir sürece ulaştırıyoruz. Aynı zamanda mevcut annelerimizin de hak kaybı yaşamaması için geçiş sürecini kapsayıcı şekilde düzenledik. Babaların sürece daha aktif katılımı için babalık iznini de iki katına çıkardık. Yani aileyi bir bütün olarak güçlendiren bir yaklaşım benimsiyoruz. Bu düzenlemeyle ayrıca hem kamu hem özel sektör çalışanı koruyucu ailelere izin hakkı tanıyoruz. Ayrıca gelir güvencesi olmayan koruyucu ailelerimizin sigorta primlerini devlet olarak üstleniyoruz.

3