Fon meselesine karışan siyaset esnafı ve vurguna göz yuman bürokratik elit artık yargıya emanet. Hak ettikleri cezaları en kısa sürede almaları an itibariyle milletin ortak dileği...Tabii mağdurların zararlarının bir an önce karşılanması da...Orada süreç biraz yavaş da olsa kendi mecrasında ilerliyor.
Ama fon olayının maalesef üzerinde çok durulmayan ve en az olayın kendisi kadar vahim olan bir başka boyutu daha var..
Türkiye'nin muhalif medyası ve muhalif siyasetçileri bu meselede FETÖ tarafından bir kez daha ve yine aktif şekilde kullanılıyor, manipüle ediliyor!
FETÖ'nün mutfağında pişirilen yalanlar önce firari FETÖ'cü Cevheri Güven tarafından dolaşıma sokuluyor. Sonra "Devrimci" Ahmet Şık devreye giriyor! Bu müthiş ikilinin ortak hedefi ise Adalet Bakanı Akın Gürlek!
Hiçbir belgeye, bilgiye dayanmayan iftiraları "Kulis" adı altında sanal medyadan iştahla yayıyorlar.. İlk bakışta insan "Ne ilginç, ne tuhaf bir işbirliği bu" demekten kendini alamıyor. Ama filmi biraz geri sarınca geçmişi uzun yıllara dayanan bir ittifak, hatta yol arkadaşlığı çıkıyor karşınıza.
Türk medyasının son 15 yılına bir bakın. Süreçler hep böyle ilerlemiş. Bknz: Meşhur MİT tırları haberi... Dışişleri Bakanlığı'ndaki gizli Suriye toplantısının ses kayıtlarının servis edilmesi...Siyaseti hedef alan kaset kumpasları vs. Hepsinde senaryoyu yazan FETÖ medyası. Geniş kitlelere yayma işi ise hep muhalif medyada! Kimse üzerinde durmuyor ama bu gerçek bir güvenlik sorunu...
Ahmet Şık'tan devam edelim. Her zamanki gibi uzun uzun yazıyor. Fonlar, bürokrasi, iş insanları, evler, siyasi ilişkiler... Film senaryolarını aratmayan metinleri okuyunca insanın aklına şu soru geliyor: Ahmet Şık bu meselede tam olarak kimin adına konuşuyor
Gerçekten küçük yatırımcının zararını mı kendisine dert edinmiş; yoksa FETÖ'nün yalanlarla oturtmaya çalıştığı "İktidar içindeki güç mücadelesi" algısına destek mi atıyor
Firari FETÖ'cü ile çift santrafor oynadıkları fon meselesinde yazdıkları; İletişim Fakültelerinde "Haber ne değildir Nasıl yazılmaz"başlığıyla anlatılacak türden..
Metin 'duydum, konuşuluyor, düşünülüyor, ortak kanaat var' diye ilerliyor; sonra bir anda kesin hükme bağlanıyor!

3