Kim derdi ki, bizim muhalefetin yıllardır "Kaçak saray" ilan ettiği, klozetlerinin altından olduğuna inandığı, "Kapısından içeri girmem" diyerek protesto ettiği Cumhurbaşkanlığı Külliyesi gün gelecek, ülkenin gurur duyduğu bir yapıya dönüşecek.
Yıllardır "Neden yapıldı" denilen bina dünyanın en güçlü askeri ittifakının liderlerine ev sahipliği yaptı.
Dünya medyası günlerdir Türkiye'nin organizasyon becerisinden, Külliye'nin fiziki imkânlarının kalitesinden bahsediyor. Dünyaya yön veren liderler ve ülkelerine milyar dolarlar harcasan böyle etkili bir tanıtım yapamazsın.
Hayat ileriye bakarak yaşanır, geriye bakarak anlaşılır... Siyaset de böyledir aslında. Bazen bugünü anlamak ve tarihin doğru yerinde kimin durduğunu görmek için geçmişe bakmak gerekir.
2012 yılından beri "Kaçak saray" söylemini Türk siyasetinin en sıcak başlıklarından biri haline getirenler bugün biraz olsun mahcubiyet duyuyor mudur acaba
"Biz ne kadar boş, ne kadar sığ bir siyaset diliyle neyi eleştirmişiz" diye bir özeleştiri yapmışlar mıdır mesela Hiç sanmam..
Zaman bir kez daha Erdoğan'ı haklı çıkardı. Aşırı abartılı eleştirilere "Bu bina şahsımın değil, devletin evidir" yanıtını veren adam yine kazandı.
Devletin büyüklüğünün nasıl temsil edilmesi gerektiğini en azılı muhaliflerine bile "Adam haklıymış" dedirterek gösterdi.
Dünya siyasetinde...
Amerikalıların Beyaz Sarayı..
Rusların Kremlin'i...
Fransızların Elysee Sarayı..
İngilizlerin Downing Street'i neyse..
Türkiye'nin Külliyesi de odur artık.
Ankara bizi engelliyor birader..

9