İstanbul'un kayıp altınları!

Adını tam koyamadığınız, sebebini anlayamadığımız, argo tabiriyle karışık-kuruşuk işleri anlatırken "Film gibi" klişesini kullanmayı severiz.

İBB iştiraklerinden Kültür A.Ş.'nin Genel Müdür Yardımcısı Erhan Karaal'ın evinin önünden çocuklarının gözleri önünde kaçırılması ve sonrasında yaşananlar da tam bir film senaryosunu andırıyor.

Karaal'ın ifadesinden öğreniyoruz ki; kaçıranlar kendisine "Kültür A.Ş.'nin başındaki sensin, sende çok para vardır" diyerek önce 300, ardından 500 kilogram altının yerini soruyor!!

Sıfatı "Genel Müdür Yardımcısı" da olsa, bir belediye bürokratından 500 kilo altın istenmesi, altınların yerinin sorulması enteresan. Demek ki, doğru olmasa bile böyle bir şehir efsanesi belediye koridorlarında kulaktan kulağa fısıldanıyor!

İBB davasında yargılanan bir belediye bürokratına bu soruyu soranların istihbaratı nereden ve kimden acaba Belli ki, bir yerlerde saklanan altınlar ve yüklü paralar olduğuna dair bir duyum-kanaate sahipler!

Bu arada... 3739 sayfalık İBB iddianamesinin 300 sayfası Kültür A.Ş'deki ihale yolsuzluğu iddialarından oluşuyor! Kaçırılan bürokrat da bu kurumun başındaki isim! Yani 17 Haziran akşamı yaşanan olayın ayrıntıları, sıradan bir fidye vakasının çok ötesine işaret ediyor.

Çünkü Erhan Karaal sıradan bir bürokrat değil. Aynı zamanda Ekrem İmamoğlu'nun da sanıkları arasında bulunduğu İBB davasında yargılanan isimlerden biri.

Avukatının "olayın Kültür A.Ş.'deki ihale süreçleriyle bağlantılı olabileceği şüphesi üzerinde durdukları " açıklaması ise soruşturmaya bambaşka bir pencere açıyor.

Bütün bu detaylar ışığında iki ihtimal öne çıkıyor!

Ya Karaal'ın konuşması ve bildiklerini anlatması istenmiyor... Kendisine "Konuşursan yanarsın" uyarısı verildi.

Ya da birileri İstanbul'da bir yerlerde saklandığına inandıkları yüklü miktardaki para ve altının peşinde...

Şimdi soru şu: İstanbul'da bir nevi "Para-altın deposu" olarak kullanılan yerler varsa... Ve gaspçılar, mafyatik yapılar bu para-altının peşine düştüyse...