İnsanlık algoritmaya karşı

Algoritma şiddeti ödüllendiriyor, çocuklar bunu taklit ediyor—geleneksel medya gerçekten çözüm mü, yoksa nostalji mi?

Özet Bu özet koseyazarioku.com tarafından üretilmiştir

Yazar, sosyal medya algoritmalarının şiddet içeriğini teşvik ederek gençleri hasta ettiğini ve taklit eğilimine ittiğini savunuyor. Bu sorunun çözümü olarak geleneksel medyanın desteklenmesini önerirken, geleneksel medyanın gerçekten algoritma kadar güçlü bir etki yaratıp yaratmadığı sorusu açık kalmaktadır.

ABD Başkanı Trump'ın yakın dönemde en çok kabul gören cümlesi sanırım dün yaptığı "İnternet insanları hasta etti" tespitidir.

Bu öyle bir hastalık ki; bünyeyi yavaş yavaş saran sinsi bir zehirden farkı yok.

İnternet erişimi olan herkes adeta sosyal medyada etkileşim almak için yaşar hale geldi.

Artık ilkokul çağındaki çocukları bile etkisi altına alan sanal dünyadaki şiddet ise an itibariyle insanlığın önündeki en büyük tehditlerden biri. Şiddetin sıradanlaştırıldığı sanal dünyada yetişen bir kayıp kuşak ile karşı karşıyayız.

Okulda topluca şiddet uyguladıkları arkadaşlarını videoya çekip etkileşim için tik tokta yayınlayan ve bu durumu normal gören gençlerden, çocuklardan bahsediyorum.

Kimse kendisini kandırmasın... Dijital çağın en güçlü aktörü siyasetçiler değil algoritmalar. Sanal dünyada neyi görüp neyi görmeyeceğimizi belirleyen, algoritmaya yön verenler! Kullanıcıyı mümkün olduğunca ekranda tutmak için her yola, en çok da şiddete başvuruyorlar.

Çünkü algoritma şiddeti seviyor. Daha doğrusu, şiddet içeriğinin yarattığı etkileşimi seviyor.

Çünkü insan zihnini en hızlı tetikleyen şey duygular. Öfke, korku, dehşet, kavga , linç görüntüsü her zaman iş yapıyor sanal medyada. Daha çok izleniyor, daha çok paylaşılıyor, daha çok yorum alıyor! Algoritma da zaten bunu istiyor. Bu tip içerikleri daha fazla kişiye gösteriyor.

Çünkü devir "Ne kadar etkileşim, o kadar reklam.. O kadar para" devri.. Böylece şiddet, sadece bir içerik değil; bir dağıtım avantajına dönüşüyor.

Asıl tehlike de burada başlıyor. Sürekli maruz kalınan şey, zamanla olağan hale geliyor. Her gün izlediğin kavga görüntüsü bir süre sonra kesmiyor. Daha sert, uç içerikler izlemek istiyorsun. Yetişkin bir insanın zor da olsa kendisini koruyabileceği bu sarmaldan en çok çocuklar ve gençler etkileniyor. Çünkü korumasızlar, çünkü onların algı dünyasında şiddet artık sıradanlaşmış durumda.

Bir süre sonra şiddete karşı tepkileri azalıyor ve taklit eğilimi ortaya çıkıyor. Bknz: Eline silah alıp okul basan ortaokul öğrencileri! Peki ne yapacağız Sanal medyayı yasaklayalım mı