İstanbul'da belediyenin "Çocuk Etkinlik Merkezi" ve "Oyun evi" adıyla işlettiği sözde kreşlerde yaşanan istismar ve darp iddialarına her gün bir yenisinin eklenmesi tesadüf mü
"Her mahalleye kreş" vaadiyle yola çıkanlar açtıkları az sayıdaki yere Aile Bakanlığı ve Milli Eğitim Bakanlığı'nın denetimlerinden kaçmak için "Kreş" ismini vermiyor. Sonra da ortaya böyle iğrenç iddialar saçılıyor.
Eyüpsultan'da yaşanan vakayı bile örtbas etmeye çalışan bir zihniyete çocuk emanet edilemez. Bu artık bir kamu güvenliği sorunudur.
Düşünün... 3 yaşında bir çocuk aşağılık bir pisliğin istismarına uğruyor. Olay kameraların olmadığı "kör noktalarda" yaşanıyor. O merkezde bakanlığın standartları uygulansa çocuk istismarcısı pislik kameralardan kaçamayacaktı.
Rezaletin ortaya çıkış sebebi sadece fiziki standart eksikliği değil.
Ailenin şikayetine rağmen personel derhal açığa bile alınmıyor. Kamera kayıtlarına ancak 20 gün sonra ulaşılabiliyor!
Peki neden devlet denetiminden kaçıyorlar Çünkü kreşleri bile eğitim yuvası olmaktan ziyade birer siyasi propaganda ve "istihdam alanı" olarak kullanmak istiyorlar!
Bu sözde eğitim merkezlerindeki yerlerde eğitim içerikleri denetlenemiyor. Çocuklar resmi e-Okul sistemine kayıt edilmedikleri için eğitim geçmişleri devlet kayıtlarında "okul öncesi eğitim almış" olarak görünmüyor.
Eyüpsultan'da yaşanan vahim olay, İBB modelindeki bu denetimsizliğin ve "Oyun Evi" kılıfının bedelini çocukların ödediğini gösterdi.
Maalesef İBB'nin denetimsiz yapıları çocuklarımızı korumasız bıraktı.
Kamu hizmeti yapan her kurum, devletin belirlediği standartlara uymak zorunda. Popülist söylemlerle denetimden kaçan zihniyet, bugün yaşanan skandalların sorumlusudur.

19