Erdoğan hangi dili konuşuyor

2000'li yılların başında bir TV programı…

Recep Tayyip Erdoğan gençlerin sorularını cevaplıyor.

Üniversite öğrencisi bir genç kız biraz üst perdeden ve alaycı bir ifadeyle Erdoğan'a soruyor:

Merak ediyorum başbakan olunca siz diğer ülkelerin başbakanlarıyla hangi dilde konuşacaksınız

Erdoğan her zamanki gibi kendisinden emin, sakince ve gülümseyerek cevaplıyor: Türkçe konuşacağım…

Ve öyle de yapıyor. Neredeyse çeyrek yüzyıldır dünyayı yöneten liderlerle Türkçe konuşuyor.

Hem de ne konuşmak…

Rusya ve Ukrayna savaşa tutuşuyor. Putin ve Zelenski ile aynı anda ve doğrudan konuşabilen tek dünya lideri Erdoğan!

ABD ve İran savaşıyor… Trump ve Pezeşkiyan ile aynı anda ve doğrudan konuşabilen tek adam yine Erdoğan…

Bunun tarihin bu döneminde ne anlama geldiğini uzun uzun anlatmaya gerek yok.

Sadece yakın dönemde dünyayı etkileyen kriz, sorun, savaş durumlarında "Acaba o ne diyecek" diye gözlerin çevrildiği, sayısı bir elin parmaklarını geçmeyen liderlere bir bakın… İşte orada Erdoğan'ı göreceksiniz.

Adam çeyrek yüzyıldır kendi diliyle herkesin anladığı dilden konuşuyor.

Ve dünya siyasetine yön veren 4-5 liderden biri durumunda.

İyi ki kendisi gibi davrandı, öyle kaldı. Kendisini dünyaya kabul ettirdi. Yoksa at izinin it izine karıştığı, savaşların ve krizlerin eksik olmadığı bu tekinsiz dünyada gemiyi su üstünde tutmak bu kadar kolay olmayabilirdi.

İmamoğlu'nukurtarmak!

Silivri'den gelen görüntüleri, gazete ve TV'lere yansıyan haberleri takip ediyor musunuz

Mahkeme salonu tam da beklendiği gibi adeta bir şov alanına dönüştürülmek isteniyor.

İddianamede ortaya konulan yolsuzluk iddialarını boşa çıkaracak, kendi içinde tutarlı bir savunma yapmak yerine "Bu siyasi bir davadır" denilerek top çevirme derdindeler.

Oysa haklarındaki suçlamalar hep finansal meselelerle ilgili. MASAK raporları, banka dekontları, en yakın adamlarının itirafları ve savcılığa sundukları deliller adeta yok sayılıyor.