Şiirin secdesi

Bu soğukta Erzurum'a gidilir mi Gidersen gidilir.

Zamanında gitmiştim. Defalarca. Şu anda gidesim yok.

Kalk, havaalanına git, uçağa bin, Erzurum'da in. Hava soğuk, eksi 20 civarında. Düşünürken bile üşüyorsun.

Eskiden uçak mı vardı Otobüsle, içinde sigara içilen otobüslerle, 20 saat, 24 saat.

Ama zihnimle gidebilirim.

Gitmem de gerekiyor. Çünkü arkadaşım Mustafa Çelik "Niyaz Duruşu"nu göndermiş. (Ketebe.)

Mustafa Çelik ilk şiirleri Mavera'da yayımlanmaya başladığı sıralar Erzurum'daydı.

'Yolda yürürken şiir yazardı' desem olur mu

Tam öyle değil.

Doğmakta olan şiiri yolda yürürken terennüm ederdi Mustafa. Mısralarını sesiyle bir araya getirir, bir bakıma meşk ederdi. Bu halini gördüm, Erzurum'un sokaklarında birlikte yürürken.

7 yıl önce bugünlerde (11 Ocak 2019) Rahmet'e giden Mahmut Balcı ve kulakları çınlasın Selami Camcı ile aynı evde kalıyorlardı, o günlerde benim de yolum Erzurum'a düşmüştü, 80'lerin başı, 82 anayasası referandumda yeni kabul edilmişti, 83 diyelim, birkaç gün evlerine misafir oldum. Necip Fazıl'ın İhtilal'ini kitaplıkta gördüm, Mahmut'unmuş. Okudum, bitmemişti, bende kaldı. Belki hala bendedir. Evde Mustafa ile Selami'nin tatlı atışmalarını hala hatırlıyorum. Selami "Roman okuyacağını tefsir oku" diyordu Mustafa'ya. Mustafa da "Bunun mefhumu muhalifi 'ben çok tefsir okuyorum' demektir, onu mu demek istiyorsun" diye sormuştu. Selami, "Eğer onu demek istiyorsam Allah beni şairlerle haşretsin" diye sürdürmüştü atışmayı. Bunları Mustafa da Selami de unutmuştur, bu yazıyı görürlerse belki hatırlarlar.

Mustafa o sene mezun olmuştu İslami İlimler Fakültesi'nden. Ben Ankara'ya dönecektim, beraber dönelim dedi.

Beşir Atalay'ın hatıraları hakkında yazarken bunu da yazmışımdır ama tekrarında beis yok. Yola çıkmak üzere otobüs terminaline geldiğimizde Beşir Hoca otobüsün yanında bizi bekliyordu. Yanında bir kese kâğıdı içinde iki kilo mandalina vardı. Yolda yersiniz dedi. Ben de iki kilo mandalina almıştım. Böylece dört kilo mandalinamız oldu.

Yolda Mustafa'ya mandalinanın iki kilosunu yolculara dağıtalım dedim. Duraksadı. "Boşver" dedi, "şimdi sorsan hepsi anayasaya 'evet' oyu vermiştir."

Şimdi olsa dinlemem Mustafa'yı. Dağıtırım. Nasılsa o zaman dinledim.

Necdet Subaşı Konya'daydı. Necdet'le orada tanıştık. Sonra Mustafa'yla Ankara'ya geldik.

Yeter bu kadar hatıra, şiire dönelim.

"Adın Kaldı Bir" Mustafa Çelik'in ilk şiir kitabı. 1986'da Akabe Yayınlarından çıkmış. Geldik 2026'ya.

Demek 40 yıl olmuş. Bu kadar fetret çok değil mi

Çok.

Ama Mustafa Çelik'in yine 2000'lerde bir çeşit Fetö kumpasıyla hapis yattığı sıralar şiir yazdığını biliyorum. "F Tipi şiirler" adıyla yayımlayacaktı. Bekleyelim, belki yayımlar.