Başlangıçta önümüzde cevabı zor sorular vardı.
Başlangıç neresi
MHP lideri Devlet Bahçeli'nin herkesin ezberini "Öcalan gelsin DEM'in grup toplantısında PKK'yı lağvettiğini ilan etsin" diyerek bozduğu çözüm sürecinin ilk günleri.
Aslında daha eskisi de var.
ABD senelerdir YPG'yi destekliyor. PKK'nın Suriye'deki uzantısına yarı-devlet muamelesi yapıyor.
Bu PKK için olağanüstü bir imkan. ABD'nin müttefikisin.
Silahın var.
Bir felsefen var.
Amerikalı devlet yetkilileriyle oturup kalkıyorsun.
Onlardan silah ve para alıyorsun.
On binlerce insana maaş veriyorsun.
Suriye'nin nüfus olarak değilse bile arazi olarak üçte birini sen yönetiyorsun.
Bu büyük bir imkan.
Üstelik ABD ve İsrail'in bölgede bir Kürt devleti istediğine dair teoriler piyasada dolaşıyor.
PKK buradan geri döner mi
Yarı-devlet statüsünü feda eder mi
Öcalan örgütü feshetse bile örgütün sahadaki 'lord'ları buna razı olur mu
Ayrıca ABD senelerdir bu kadar yatırım yaptığı bir müttefikini satar mı
Türkiye, ABD'yi bir türlü ikna edememişti.
"Örgütle çalışacağını benimle çalış. DAEŞ'le ben daha iyi mücadele ederim..." ABD ikna olmuyordu.
Sonra birden Suriye devrimi oldu. HTŞ birkaç gün içinde Baas rejimini indirdi. Heyet-i Tahrirü'ş Şam'ın lideri Ahmed el-Şara, yeni Suriye rejiminin cumhurbaşkanı oldu.
Demek o aralarda bir şey ezberlerimizi kaynağından değiştirmiş.
O şeyin ne olduğunu henüz bilmiyoruz. Ama belli ki önemli bir şeydi.
ABD savaşta vekil güçleri kullanmayı bıraktı.
YPG yerine Suriye'de kurulmasına katkıda bulunduğu yeni Suriye rejimiyle çalışmaya karar verdi.

27