Takımları kendi hallerine bıraksalar güzel maç olacak ama hakem belli ki iyice tembihlenmiş, amirlerinden terbiye almış, çok fena taraf tutuyor.
Tuttuğu takımın oyuncuları faul yaptığı zaman düdük çalmıyor. Tutmadığı takımdaki iyi oynayan, gol atma ihtimali yüksek olan oyunculara kırmızı kart gösteriyor. Birisi kazara gol atsa golü saymıyor. Maç tam bir rezalete dönüşüyor.
Hakemin manzarayı zevkle seyreden abileri dahil bütün taraflar için rezalet.
Maçı böyle kazanınca kazanmış mı olursun
Terbiyen müsaitse olursun.
Kimyamız bozuk. Artık siyasette de ticarette de sporda da ahlak, adalet, terbiye aramıyoruz. Üçüne de kıstırdığımız yerde tecavüz ediyoruz.
Ülkemizdeki siyasi rekabetin arz ettiği manzara böyle.
Biz bu ülkenin çocuklarıyız.
Böyle şikeli maçları az çok biliyoruz.
Fakat galibiyeti garantiye almak isteyen tarafın rakip takıma oyuncu atadığını yeni görüyoruz. Bu, siyasi mühendislik branşında çok önemli bir inovasyon!
Butlan kararıyla CHP'nin başına Kemal Kılıçdaroğlu'nun tayin edilmesi böyle bir ameliyata benzemiyor mu
Yaşı kemale ermiş, halk arasında zaman zaman 'piro' lakabıyla anıldığına tanık olduğumuz Kemal Bey'in böyle bir ameliyata baş göz üstüne deyip sevinmesi, yüzünde güller açması belki yadırganacak bir şeydi. Ama artık böyle şeyleri de yadırgamıyoruz.
"Peki yolsuzluk, usulsüzlük Onlar ne olacak" diye sormak isteyenler olabilir.
Diyeceğim şudur: Birgün, yolsuzluk, usulsüzlük konularında iktidara da muhalefete de adaletle davranan, makam mevki ayırt etmeden aynı gayretle yolsuzlukların üzerine giden bir yargıya rastlarsam mübarek ellerinden öpeceğim.
Birgün olur mu böyle bir şey
Olsa güzel olur ama şimdiye kadar olmadı. İktidarların muradına kendisine mahsus bir kabiliyetle vakıf olan yargı mekanizması bilhassa siyaseti ilgilendiren konularda mevsimine göre ya bir tarafı ya da öteki tarafı kolladı ya da sıkıştırdı.
Ve her defasında, yargının kolladığı taraf, rakibinin maruz kaldığı tazyiki nimet kabul edip başının üstüne koydu.
Demek ki bizim siyasi ahlakımız böyle.
Yargı üzerinden icra edilen konvansiyonel ameliyelerde siyasetin bir tarafı kollanır, öteki tarafı baskı altına alınırdı.
Darbe mahkemeleri bu şekilde davranırdı.
28 Şubat yargısı Refah Partisi'ni hedef almıştı. Sonrasında Ak Parti de bir kapatma davasına muhatap oldu.
Butlan, 'yeni nesil kapatma davası'ydı. Bütünüyle CHP'yi değil, CHP'nin bir tarafını hedef aldı.
CHP'nin bir tarafını kapattı. Yeni, politika üreten ve toplumdan olumlu karşılık alan tarafını.
Partinin başarılı olan tarafını kapatırken şimdiye kadar seçimlerde sürekli mağlup olan, iktidara alternatif olmayı başaramayan dolayısıyla iktidar için güvenli olan tarafını yeniden hizmete açtı.

9