Güzel bir mağlubiyet

Megalomanisi çok uzaklardan baktığınızda bile görünen bir tip.

Ayrıca narsist. Kendisini pek beğeniyor.

Diktatör mü

Olmak isterdi, ama mevzuat müsait değildi.

ABD'nin başkanı Trump'tan bahsettiğim anlaşılmıştır herhalde.

Gerçi dünyanın birçok bölgesinde benzerleri var. Ama bugünün gündemi Trump. Daha doğrusu Trump'ın Amerikan halkından yediği affedersiniz çizik.

Diktatör olmak isterdi ama mevzuat müsait değildi lafımı yabana atmayın.

Bizim diktatör olmak istemeyeni bile diktatör yapmaya müsait bir mevzuatımız var.

Mevzuat dediğim evvela anayasa.

Sonra öteki yasalar.

İsmet Berkan Amerikalıların nasıl diktatörlüğe müsaade etmeyen bir anayasa yaptığını, yargının, demokratik kurumların başkanın yoldan çıkmasına mâni olmasını nasıl gözettiklerini dün bu sütunda etraflıca anlatmış. Benin tekrar etmem gerekmiyor.

Bizdeki Türk tipi cumhurbaşkanlığı hükümet sisteminin oluşum safhalarını hatırlıyorum.

MHP lideri Devlet Bahçeli'nin fiili durumu yasal hale getirme hamlesini değil sadece. Daha öncesini.

Rahmetli Burhan Kuzu başkanlık sisteminin mutlaka tek adam rejimi şeklinde olmayacağını anlatmaya çalışırken sık sık ABD'deki başkanlık sistemi içindeki denge, denetleme unsurlarını öne sürüyordu.

Tabii dediklerinin hiçbiri olmadı. Bizim hukukçular bir sistem derip çattılar ve bize özgü bir Cumhurbaşkanlığı hükümet sistemi vücuda getirdiler.

Şimdi iktidar ve civarı o sistemin meyvelerini tenavül ediyor.

Muhalefet ve civarı ise çilesini çekiyor.

Amerikalılar genel seçimde iktidarı seçimle değiştirme yetkilerini kullanıp Beyaz Saray'a sağını solunu seçmekte zorlanan Biden'ın yerine ABD'yi dünyadaki savaşların maliyetine katlanmaktan kurtaracağını vadeden Trump'ı oturttular.

Amerikalılar ara seçimde de hem dünyanın hem ABD'nin başına türlü belalar getiren, sadece İran'a yaptığı saldırı yeryüzündeki bütün savaşların maliyetini aşan Trump'ı sıkıştırma ve kısıtlama yetkilerini kullandılar.

İktidarı kısıtlama yetkisi kıymetlidir. Elinde böyle bir yetkinin bulunduğunu düşünen herkes sahip çıksın, kıymetini bilsin.

Amerikalılar yetkilerini Trump'ı en çok rahatsız edecek şekilde kullandılar.

Trump seçimden önceki son akşam bas bas bağırıyordu. Mishigan'daki Demokrat aday Müslümandır, cihatçıdır, sakın onu senatör yapmayın.

Dinlemediler. Abdurrahman Muhammed el-Sayid'i Senato'ya gönderdiler.

Sayed nüktedan adammış. Aman Amerikalı gibi görüneyim, yılışayım diye bir kaygısı yok. Dümdüz söylüyor: 'İnşallah' diyorduk, bu akşam 'elhamdülillah' diyeceğiz.

Hele JD Vance'a ve Trump'a "Habibi" deyişi!

"Adımı telaffuz etmekte güçlük çekiyordunuz. Yemin ettikten sonra sadece senatör dersiniz."

(Sayid'in 'habibi' kelimesini kullanışında bir istihza var ama siyasi rekabetin içinde o kadar olur.)