Burjuvamız olmadığı için mi geri kaldık

İslam dünyası neden bilimsel üretkenliğini kaybetti: Gazali'nin felsefecileri tekfir etmesi mi, yoksa ulema-devlet ittifakının tüccarları zayıflatması mı sorumlu?

Özet Bu özet koseyazarioku.com tarafından üretilmiştir

Yazar, İslam dünyasının neden bilimsel ve ekonomik açıdan gerileyişe uğradığını Ahmet T. Kuru'nun kitabından hareketle tartışmaktadır. Sorunu doğrudan İslam'a bağlamanın yanlış olduğunu ancak ulema ile askeri devletin ittifakının filozofları yok ederek ve tüccarları zayıflatarak gerileyişin temelini oluşturduğunu öne sürmektedir. Acaba bu gerileme sadece kurumsal ittifakların sorunu mu, yoksa bilim ve ticarete olan bakış açısında daha köklü bir değişim mi gerçekleşti?

Ülkelerimizde hukukun ve adaletin kıt olmasının, ekonomilerimizin bozuk olmasının, insan hak ve özgürlüklerinin çiğnenmesinin, yolsuzlukların, rüşvetin, irtikabın toplumun en ücra hücrelerine kadar sirayet etmesinin Müslümanlığımızla ilgisi olabilir mi

Benim cevabım peşin.

Olamaz.

Fakat arkası doldurulmadığı zaman bu cevap, beş para etmez.

Bütün bu kötü niteliklerin Müslümanlığımızla ilgisi nasıl kurulabilir

Bunun en kestirme yolu Kur'an-ı Kerim'in bu kötü nitelikler lehine yorumlanmasıdır.

Bu mümkündür ve vaki olmuştur.

Geçtiğimiz ramazanda yaptığım iyi işlerden biri, Atasoy abiyi (Müftüoğlu) ziyaret etmekti. Sohbet ettik, dertleştik.

Eve dönerken Atasoy abi, her zaman yaptığı gibi bana bir kitap ikram etti.

Kitap, bahsettiğim konuları tartışıyordu.

"İslam, Otoriterlik ve Geri Kalmışlık/Küresel ve Tarihsel Bir Karşılaştırma..." Yazarı, daha önce hiçbir kitabını okumadığım Ahmet T. Kuru. (Ayrıntı Yayınları)

Ahmet T. Kuru, siyaset bilimi profesörü ve San Diego Üniversitesi'nde İslam ve Arap kültürü çalışmaları merkezinin başkanı. Daha önce "Pasif ve Dışlayıcı Laiklik: ABD, Fransa ve Türkiye" adlı bir kitabı da Türkçeye çevrilmiş.

Arkadaşım Mehmet Ali Verçin, birkaç gün önce Karar'daki köşesinde tam bu kitaptan hareketle birkaç yazı yazmayı düşündüğüm sırada kitaptaki tezleri tartışan etraflıca bir yazı yazdı. Yani o görevi ifa etti.

Benim niyetim Ahmet T. Kuru'nun tezlerini tartışmak değil. Yeri geldiğinde birkaç kelime söylerim ama asıl niyetim Ahmet T. Kuru'nun kitapta sunduğu son derece zengin malzemeden bi'l istifade, bugün de güncelliğini muhafaza eden bazı konulara temas etmek. Kuru, eski ve yeni o kadar çok veri kullanmış ki, kitabın kaynakça kısmında Verçin'in de temas ettiği gibi bin civarında giriş var.

Kitap aslında benim epeyce ilgilendiğim, zaman zaman bu sütunda değindiğim bir mevzuu tartışıyor.

Hani bizim muhitlerde alaka gören bir 'teori' vardı.

Müslümanlar Batı'dan gelen iki büyük saldırıyla mücadele etti. Biri Haçlı seferleri, biri eski Yunan felsefesi.

Haçlı seferlerini Kılıçarslan, Selahaddin Eyyubi gibi büyük komutanların cengaverliği sayesinde durdurmayı başardık. Eski Yunan felsefesinin hücumunu da büyük imam Gazali'nin 'Tehafüt el-Felasife'si sayesinde. (Filozofların Tutarsızlıkları.)

Tarihin akışını izlediğimizde, Tehafüt el-Felasife'den önce bilim ve felsefe alanlarında son derece üretken olan Müslümanların Tehafüt'el Felasife'den sonraki dönemde yavaşladığını görüyoruz.

Bu yavaşlamanın hatta duraksamanın bütün faturası İmam-ı Gazali'ye ve Gazali'nin tek bir kitabına yazılabilir mi

Bu kadarı haksızlık olur diye düşünüyorum.

Gazali, muhtemelen çağdaşlarının hepsinden daha zeki ve daha yönlü bir alim.

Fakat Gazali öyle düşünmüş, filozofları tekfir etmiş. Başka alimler, başka düşünürler de başka türlü düşünsün ve Müslümanlar arasında bilimsel ve düşünsel faaliyetler devam etsin.