Daha önce geçtiğiniz bir yoldan geçer gibi. Daha önce seyrettiğiniz ve piyasa yapmış bir filmin yeniden vizyona sokulması gibi.
"Biz bu filmi görmüştük' tarzı bilgiçlikler gayet 'banal'dır. Ama bu, ta kendisi.
Daha önce İstanbul şivesiyle yazılmış ve okunmuş metinler bu defa Azerbaycan şivesiyle yeniden yazılıyor, yeniden okunuyor. Tezler yeniden üretiliyor, yeniden savunuluyor.
Replikler aynı.
Şive Azeri Türkçesi olduğu için daha mı sempatik
"Sentyabrın 21'de Nazirler Kebineti dövlet ümumtahsil mekteblerinde şagirdlerin geyim gaydalarına değişiklik edib."
"Yeni qaydalara göre mektebli formasının vahidliyini pozan ve ümumi tehsilin dünyevilik prinsipine uyğun olmayan elementlerinden istifadeye yol verilmir."
Azeriler 'yasak' yerine 'kadağan' kelimesini kullanıyorlar.
Kadağan eski Moğolcadan buralara kadar gelmiş. 'Yasak' da Moğolca kökenli, 'yasa'dan türetilmiş.
"Mekteblerde hicab 'kadağan' edildi diyorlar.
Laiklik biliyorlar. Ama yerine daha çok 'dünyevileşmek' kelimesini tercih ediyorlar.
Bizim 'dünyevilikçiler' 'kamusal alan' diyorlardı, Azerbaycan'dakiler 'İçtimai yer,' 'içtimai saha' veya 'dövlet sahası' diyor.
Bizim yerli yapım yasak filmini seyrederken müşahede ettiğimiz rollerin hepsi Azerbaycan yapımı filmde de mevcut.
İsimleri bilmiyorum ama yazıları, paylaşımları okursanız bizdeki muvafık ve muarızların her birinin karşılığını bulabilirsiniz.
Zekeriya Beyaz'ın Azerbaycan versiyonunu bile bulabilirsiniz.
Bizdeki başörtüsü yasağının açık bir yasal dayanağı yoktu. Anayasada veya mevzuatta yeri yoktu.
Azerbaycan Hükümeti'nin yaptığı düzenlemede de başörtüsünü yasaklayan açık bir ifade yok.
Ancak okullarda uygulanmaya başlanmış. Belki hepsinde değil ama bir kısmında uygulanmış.
Türkiye'de başörtüsü yasağına yıllarca maruz kalmış insanlar var. Yazarlar, çizerler, siyasetçiler, kendi halinde vatandaşlar.
Başörtüsü yasağını haklı olarak yadırgıyorlar ve itiraz ediyorlar.
Tabii ben de itiraz ediyorum.
Şimdi, Türkiye'deki başörtüsü yasakları sırasında yüzlerce defa yazdığım cümleleri tekrar mı yazayım
Hayır yazmayayım. Lüzumsuz tekrara girmeyeyim.
Başörtüsü yasağı konusundaki fikrim değişmedi. Nerede olursa olsun hak ihlali.
Ama nereden çıktı bu yasak
Biz "iki devlet tek millet"ken.
Hele bizim cumhurbaşkanımızla onların 'prezident'i bu derece 'gardaş' bu derece sıkı fıkıyken
Biz, Ermenistan'la savaşlarında İHA'larımızla, SİHA'larımızla istihbaratımızla Azerbaycan'daki 'gardaş'larımıza anlı şanlı bir zafer armağan etmişken.
Nasıl olur böyle bir yasak
Devlet Başkanı Aliyev tam olarak aynı fikirde değil.

13