Arabadan inerse 'tavuk' olur

Tavuk oyunu'nun ne olduğunu bilmezdim. Dün, David Ignatius'un The Washington Post'taki makalesini okurken anladım.

Aslında biliyormuşum. Hayatta oynuyoruz. Mesela alışveriş ederken pazarlık yapıyoruz. Satıcı bir fiyatta diretiyor, aşağı inmiyor, siz de onun dediği yere çıkmıyorsunuz. İkiniz de taviz vermezseniz alışveriş gerçekleşmiyor.

Alışverişteki pazarlığın riski göze alınabilir. En fazla, beğendiğiniz bir malı, giysiyi vesaireyi satın almamış olursunuz. Belki başka bir gün, fiyatlar biraz daha düştüğünde başka bir satıcıdan alırsınız.

Fakat riski göze almanın tehlikeli olduğu durumlar da var.

'Tavuk oyunu' (chicken game) tarif edilirken en çok verilen örnek iki otomobil sürücüsünün otomobillerini hızla birbirlerine doğru sürmeleri.

İki sürücü hızla birbirlerine doğru yaklaşırken, eğer sürücülerden biri son anda direksiyonu kırarsa oyunu kaybediyor. Kaybeden 'tavuk' oluyor.

İngilizce 'chicken' kelimesinin fiil hali korkmak, tırsmak gibi anlamlara geliyor. Oyunun adı bu yüzden 'chicken game' olabilir.

İki oyuncu birinin taviz vermesi sayesinde kazasız belasız geçişirlerken risk alıp direksiyonu kırmayan sürücü rakibine 'tavuk' diye bağırıyor.

David Ignatius aşina olduğumuz bir isim. Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın Davos'taki 'one minute' çıkışını hatırlarsınız. Erdoğan'ın Şimon Perez'e "Siz öldürmeyi çok iyi bilirsiniz, plajlardaki çocukları nasıl öldürdüğünüzü iyi biliyorum" dediği tarihi oturum. O oturumu Ignatius yönetiyordu. Takip ettiğim bir yazar değil, tesadüfen okudum. Makalesi kullandığı 'tavuk oyunu' tabirinden dolayı dikkatimi çekti.

Ignatius ABD Başkanı Trump'ın İran'la giriştiği savaşı İran rejimi ile Trump arasında oynanan bir 'tavuk oyunu'na benzetiyor.

Benzetme doğru mu

Kısmen doğru. Trump ABD kuvvetlerini Körfez'e doğru sürdü.

Niye sürdüğü tam bir vuzuha kavuşmadı. İran nükleer silah mı imal ediyordu

Trump 'saldırmasak imal edecekti' diyor fakat kanıt ibraz edemiyor. Dünyada da Trump'ın gerekçesine inanan kimse yok. Buna rağmen otomobilini (donanmasını, askerlerini, savaş uçaklarını) 'tavuk oyunu'ndaki gibi İran'ın üzerine doğru sürdü.

İran da sürdü mü

İran ABD ile müzakere halinde olduğunu düşünüyordu. Gerçek de buydu. Fakat ABD yalandan müzakere ediyormuş, bu anlaşıldı.

Bu yüzden 'tavuk oyunu' benzetmesinin bir kanadı zayıf.

Ignatius hikâyeyi Trump'ın ve 'İran'ın sertlik yanlısı liderleri'nin karşılıklı inatları üzerine bina ediyor.

"Açık tanımlanmış hedefler ya da geri çekilme stratejisi olmadan tırmanma merdivenini hızla çıktılar.

Pervasızlıkları inandırıcıydı" diyor.

Bence bu tarif saldırıların başlangıcında Trump için geçerliydi. Çünkü saldıran ABD'ydi. Hedefleri "açık tanımlanmamış olan ve geri çekilme stratejisi olmayan" taraf ABD'ydi.

İran için ne diyebilirsiniz

Trump'ın üzerine geldiğini gören İran'ın kenara çekilmesi gerekiyordu diyebilirsiniz.

Saldıran ABD. Haksız olan da ABD. İran neden çekilsin Çekilmedi.