Hiç de övünülecek bir manzara değil.
Yeni rejim CHP'nin iktidar alternatiflerinden biri olmasına mâni olmak için devletin bütün organlarını seferber ediyor.
CHP'yi, bırakın iktidar alternatifi olmayı kapısının önünden bile geçilmeyecek bir partiye dönüştürmeye çalışıyor.
Bunun için bütün düğmelere basıyor.
Bu faziletli bir politika mıdır
CHP'yi devlet aygıtını kullanarak karıştırınca sen kendin, kendiliğinden, faziletli mi olursun
Kullandığın yöntem faziletli değilse olmazsın.
Bizim ülkemiz böyle bir ülke, Türkiye Yüzyılı derken bunu kastediyoruz.
Diyebilir misiniz
Demeseniz bile vakıa böyle vaki oluyor.
Aslında hikâye CHP'nin eski genel başkanı Kemal Kılıçdaroğlu döneminde başladı.
Kemal Bey CHP'nin mevcut kodlarıyla iktidar olamayacağını gördü.
CHP'yi Türkiye ortalamasına yaklaştırmak için önemli adımlar attı.
Seçimlerde 'Türkiye ortalaması'na yakın aday tercihlerinde bulunmakla kalmadı 'helalleşme' atılımı yaptı. Bazı konularda redd-i miras etti. CHP'nin başörtüsü yasakları konusundaki geleneksel tutumundan dolayı başörtülü kadınlardan özür diledi.
Bunun faydasını da gördü. CHP'nin oylarını bir ölçüde arttırdı. Fakat bu adımlar nihai amacına ulaşması için yeterli olmadı.
Nihai amaç Cumhurbaşkanlığı seçimini kazanmaktı. Kazanamadı.
Kazanamayınca "Yenildim, bana bugüne kadar verdiğiniz destek için teşekkür ediyorum. Hakkınızı helal edin" deyip bir de muhalefetle helalleşerek çekilseydi hiç yadırganmazdı. Hatta siyasi hayatımızda görmeye alışık olmadığımız, -çünkü koltuğa oturan bir daha kalkamıyor, yapışıp kalıyor- faziletli bir davranış olarak görülür, takdir edilirdi.
Kemal Bey öyle yapmadı. CHP'nin başında kalmaya devam etti.
Bu dönemde, İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu CHP'de bir değişim hareketi başlattı. Ve bu çıkış CHP tabanından destek buldu.
CHP'nin şimdiki genel başkanı Özgür Özel de bu harekete katıldı ve Kemal Kılıçdaroğlu'nun karşısına genel başkan adayı olarak çıktı.
Kurultayı kazandı. Özgür Özel'in genel başkanlığı seçimler konusunda en yüksek yargı mercii olan Yüksek Seçim Kurulu tarafından onaylandı.
CHP artık yeni bir yola girmişti. CHP yerel seçimlerde önemli bir başarı elde etti. Ak Parti'nin elindeki bir çok büyükşehiri kazandı. Türkiye'nin birinci partisi oldu.
İmamoğlu'nun siyasi profili Türkiye ortalamasına hitap ediyordu ve bu 'ortalama'dan olumlu cevap alıyordu.
Cumhurbaşkanlığı Hükümet rejimi bu gidişe dur deme ihtiyacı duydu. Çok geçmeden başta İBB olmak üzere CHP'li belediyelere yönelik operasyonlar başladı. Bu büyük bir kampanyaydı. Kampanyanın içinde CHP'li belediyelerle çalışırken yolsuzluk yapan ama Ak Partili belediyelere karşı bebek gibi masum Aziz İhsan Aktaş gibi gariplikler de vardı. Yanı sıra CHP kurultayı mahkemeye verildi. Kurultayın yargılanmasında yetki YSK'daydı ama rejim yüksek yargı kararlarını uygulamama konusunda tecrübe sahibiydi. Sonunda yerel mahkeme Özgür Özel'in genel başkan seçildiği 38. Kurultay'ın bütün sonuçlarını ke en lem yekün kılan 'mutlak butlan' kararını verdi.

13