Yazar, Türkiye'nin uluslararası ekonomi zirvelerine ev sahipliği yapamamasının köklü nedeninin, İslam coğrafyasının kültürel bağlarının kopması ve bölge ülkelerinin gerçek bağımsızlıklarını yitirmesi olduğunu savunuyor. Bu iddiayı, Avrupa Birliği gibi kültürel temeli sağlam projelerin başarısıyla karşılaştırarak pekiştiriyor. Ancak ekonomik ilişkilerin mutlaka kültürel zemini gerekli kılan bu yaklaşım, pragmatik çıkar ilişkilerinin kültür olmadan işleyemeyeceğini mi zorunlu kılıyor?
Türkiye'de dünya çapında ses getirecek büyük uluslararası ekonomi zirveleri yapılmıyor.
Diplomasi zirvesi var Antalya'da. Ama ekonomi zirvesi yok ülkemizde o çapta.
Büyük ekonomi zirvelerinin olmaması doğal bence. Çünkü kendi medeniyet coğrafyamızla kültürel ilişkilerimiz neredeyse sıfır denecek kadar düşük.
KÜLTÜREL TEMEL OLMADAN KÖKLÜ EKONOMİK İLİŞKİ KURULAMAZ!
Genellikle ekonomik ilişkilerin kalıcı kültürel ilişkilerin zeminini hazırladığı şeklinde bir algı var. Bence yanlış bir algı bu. Tam tersi daha doğru: Eğer müşterek medeniyet coğrafyanızla kültürel ilişkileriniz sağlam ve köklü değilse, ekonomik ilişkilerin uzun soluklu, kalıcı ve verimli olmasını beklemeyin boşuna.
Ekonomik güçlü ilişkiler, köklü kültürel zeminlerde boy verir, yeşerir ve meyve verir.
Gelin görün ki, bizim medeniyet coğrafyamız neredeyse yeknesak ve yekvücut olmasına rağmen medeniyet coğrafyamızın ülkeleri birbirlerine dünyalar kadar uzaklar. Sadece uzak değiller, aynı zamanda düşmanlar da.
Bunun temel nedeni, Merkez İslâm Coğrafyası olarak adlandırdığım yanlış bir şekilde Ortadoğu denen medeniyet coğrafyamızın sınırları sorunlu ve yapay, devletleri icat edilmiş ve devlet olma özelliklerinden yoksun. Emperyalistler buradan fiilen çekildiler ama yerlerine kuklalarını yerleştirerek gittiler bu coğrafyadan. O yüzden hiçbiri tam anlamıyla bağımsız değil. Dünyanın en önemli doğal gaz ve petrol yataklarının bulunduğu bu coğrafya, dünyanın en fazla sorunlu, en kaotik coğrafyası.
Kültürel olarak da, siyasî olarak da hiçbiri bağımsız değil bölgedeki "devletçikler"in. İngilizlerin birbirleriyle kıyasıya kavga etsinler diye sorunlu sınırlarla oluşturdukları yapay devletler bir yandan petrol gelirlerinden ötürü aşırı refah içinde yüzerken, öbür taraftan da petrol ve doğal gaz yataklarını başta ABD olmak üzere emperyalist devletlere peşkeş çekmekten başka bir şey yapamıyorlar!
İslâm dünyasının merkez coğrafyası, tam anlamıyla hadım edilmiş, kötürümleştirilmiş, elleri kolları bağlı, gözleri kapalı en fazla sömürülen coğrafyası şu çivisi çıkmış dünyanın!
İslâm dünyası bir medeniyet krizi yaşıyor ama bu krizi anlayacak, anlamlandıracak ve aşacak entelektüel sermayeden ve kalibreden yoksun maalesef. O yüzden doğulu ve batılı emperyalist ülkelerin köleleri hepsi de. Yine o yüzden esen rüzgârların önünde oraya buraya doğru savrulup duruyorlar sadece.
Kültürel ilişkilerin köklü olduğu ülkeler arasında bölgesel stratejik ittifakların ve iş birliği girişimlerinin kurulması çok kolaydır. Avrupa Birliği projesi bunun en bariz örneği.
Bizim coğrafyamızda bu tür bölgesel iş birliği projelerinin geliştirilememesinin en temel nedeni, bölge ülkelerinin bağımsız olmaması ve kültürel bağlarının kopması, içlerine kapanmaları. İcat edilmiş, yapay, dışarıdan kontrol edilen, güdümlü devletler olmaları.
Oysa dünyanın tam da İslâm'a gebe olduğu büyük bir çıkmaz sokağın eşiğine savrulduğu bir süreçten geçiyoruz.
İslâm'ın önü açıldı ama Müslümanları yok.
İslâm'ın baharı başladı ama çiçek açmadı henüz.
İşte tam böylesine çorak bir ülkeyi andıran bir dünyada insanlığa insanlığını hatırlayacağı, insanca yaşanacak bir dünya kurmasını sağlayacak bir söz söylemek zorundayız. İnsanlığın ihtiyacını duyduğu tek bir söz var. O sözü söyleyecek biziz ama biz yokuz.
İşte böylesine netameli bir ortamda hem dünyanın sorunlarını hem de kendi sorunlarımızı mercek altına alan önemli bir zirveye katıldık.
PALEZ ZİRVESİ
Geçtiğimiz hafta sonu üç gün Erzurum'daydık. Palez olarak kısaltılan Palandöken Ekonomi Zirvesi'nde. Mustafa Ilıcalı vekilimiz, mavi vatanımız Cihat Yaycı paşamız, İstanbul Ticaret Üniversitesi mütevelli heyeti başkanımız İsrafil Kuralay kardeşimizle birlikte, Palez Yönetim kurulu başkanı Hüseyin Yer'in ve Palez Erzurum temsilcisi ve kabına sığmayan parlak adam Hilmi Yavilioğlu kardeşimizin güzel ev sahipliğinde, Engin Çevik hocamızın moderatörlüğünde sabah başlayıp öğleyin geç vakte kadar devam eden oldukça uzun süren ama verimli bir panelde bir araya geldik.

5