Amerika emperyalist karakterini artık gizleme ihtiyacı hissetmiyor. Kendi menfaatleri için yayılımcı yahut müstemlekeci eylemler içinde. Bunu kendi kıtasına çekilerek yaptığından bir meşruiyet oluşturduğunu düşünüyor. Ki Venezuela'dan devlet başkanı kaçırmasına dünyanın kayıtsız kalması meşruiyet argümanının tuttuğunu gösteriyor.
Kendi kendine asırlarca yetecek bir yapı için jeoekonomik gücünü kullanıyor.
Aslında ABD'nin yaptığı; sınırsızlık üzerine kurduğu egemenliği sınırlılıkla değiştirmek. Yani sınırsız olan doların yerine, gelecek inşa etmek için asıl ihtiyaç olan sınırlı kaynakları koymak.
Çünkü para bugünü kurtarır. Amerika artık geleceğe miras bırakmak istiyor. Hem para sisteminin elinden kaçmaya başladığını ve sonraki kuşaklara aktaramayacağını fark etti. Trump'ın Fed Başkanı Powell'a açtığı savaşın geri planında ve son tahlilde amacın milli bir merkez bankası inşa etmek olduğunu da artık anlayabiliyorum.
ABD yer ve uzay ekonomisi için gelecekte hangi kaynakların lazım olacağını biliyor. Bu kaynakları kolaydan zora doğru kontrol etmek istiyor. Grönland ABD'nin gelecek planında en kolay hedef gibi görünüyor.
Ve bu kolay hedef, jeoekonomik güç olma kapasitesini kaybeden Avrupa'nın yeniden toparlanması için bir şans gibi duruyor.
Avrupa için bir gelecek görünmüyor. İki büyük jeoekonomik güç arasında sıkıştı. Biri Çin, diğeri Amerika. Çin'e yaklaşsa olmuyor, Amerika'ya yanaşsa pişman oluyor. Örneğin AB üyesi ülkeler Çin ile çok kere her biri farklı farklı ikili anlaşmalar yaptı. Hepsi altında kaldı. ABD ile durumu ise toksik bir poligami gibi. ABD biriyle iyi öbürüyle kötü. Kafasına estiğine göre. Çoğu zaman eve sarhoş gelip, çocukları dövüyor üstelik.
Bakan Fidan'ın hafta sonundaki açıklamalarında Avrupa'nın bu yanlış evliliği bitirip yeniden jeoekonomik güç olabilmesi için önerisini dinledim. Ortaya koyduğu formül basitti; İngiltere ve Türkiye'nin AB'ye üyeliği.
Hakikaten Rusya ile birlikte bir güç olamayacaksa AB için en kolay formül bu gibi görünüyor. Ancak irade yoksunu AB ile birlik olmak İngiltere ve Türkiye için doğru bir yönelim olur mu
Çünkü böyle bir ihtimalde kılıçlar çekilecek ve çok hızlı bir yüzleşme olacak; Grönland'ın savunulması…
Eğer Grönland savunulabilecekse İngiltere ve Türkiye için de denklem doğru olur. Peki ya başarılamazsa
Sn Fidan açıklamalarında Türkiye için ikinci bir yol daha çizdi; Osmanlı coğrafyasının birliği…
Bu noktada önemli bir tespit yapmak istiyorum. Evvelce Türkiye'nin AB ilişkileri rasyonel, Turan-Yeni Osmanlıcılık gibi yaklaşımlar metafizikti. Şimdi AB ile ilişkiler metafizik Türk Devletler Teşkilatı-İslam İşbirliği Örgütü gibi denklemler rasyonel. Henüz tam belirmediyse de gidişat bu yönde.
Türkiye'nin değil, rasyonalitenin ekseni değişiyor. Yöntem belli; Amerika'nın yaptığı gibi kendine gelecek boyunca yetmek.
Ben rasyonelin tarafıyım. Metafiziği de rasyonelimin içine her ikisinin kurallarıyla alırım. Hanefi-Maturidi gelenekten… Şiiri de severim nesri de… Öbür rasyonellerden farkım da budur.

13