Merkez Bankası altını satılır mı

Türkiye için düşünsel ve eylemsel boyutları olan hassas bir konuyu aldım gündemime. Altının ons fiyatındaki azalışla problemli olduğu görünür hale gelen düşünsel tarafından başlayacağım tartışmaya.

Son günlerde Merkez Bankası rezervinden eksilen altınların düşen piyasa koşulları göz önüne alınarak bir finansal deha göstergesiymişçesine takdir topladığını görüyorum.

Helal olsun, Merkez Bankası altın 4500 dolara düşmeden 5000 dolardan satmış, minvalinden.

Merkez bankasını yatırımcı olarak görenler var demek ki.

Merkez bankasını yatırımcı olarak konumlandıran bir zihin ekonomi denen disiplinin ne kadar gerçekten içinde olabilir ki

Hani dolar için alım fırsatı diyerek yatırım aracı gördüğünü ikrar eden bir eski merkez bankası başkanı vardı… Tıpkı o misal bir çarpıklık.

Dolar yatırımın aracıdır, altın da tasarrufun aracı. Ekonominin içinde olan birisi bu varlıkları halka ancak bu şekilde tanıtabilir.

Hadi bunu beceremiyoruz neyse… Yanlış anlayıp yanlış anlatıyoruz. Bari merkez bankacılığı için meseleyi doğru anlayalım.

Merkez bankaları için bırakın dolar yatırım aracıdır demeyi, dolar yatırımın aracıdır dahi denemez. Bırakın altın yatırım aracıdır demeyi, altın tasarrufun aracıdır da denemez.

Merkez bankası için hangi cinsten olursa olsun varlık kompozisyonu, likit bir pozisyon tercihinden başka şey değildir.

Bu kompozisyondaki değişikliklerde ekonominin ihtiyaçları belirleyicidir. İyi bir fiyattan varlıklar işlem görebileceği gibi kötü bir fiyattan da işlem görebilir. Ne övünülecek ne de yerinilecek bir durum oluşturmaz. Kâr-zarar ölçüsüne vurulmaz. Ölçü merkez bankasına tanımlanan sorumluluktur.

Merkez bankasının sorumluluğu, ekonominin etkin işleyişinin paranın miktarı kısıtına takılmamasını nötr ölçüde sağlamaktır. O kadar… Yanlış para sistemi koşullarında ekonomiler kaçınamadıkları zorluklarla yüzleşince başka.

Amma hiçbir şartta yatırımcı olarak ortada dolanmaz merkez bankası. Her zaman merkezdedir. Bunu anlayamayacak durumda olanların asla konunun bir parçası yapılmaması gerekir.

En çok da Merkez Bankası şaşırıyordur, diye inanıyorum bu zırva değerlendirmelere…

Meselenin düşünsel kısmı bu kadar.

Gelelim eylem kısmına…

Hayalimdeki merkez bankası altın rezervi hedefi olan merkez bankasıdır, hep söylerim. Bugünün şartlarında…

Şimdi bu ortamda iddia sahibi ekonomilerden hiçbirinin merkez bankası asla altın rezervini eksiltmezken bizim merkez bankası neden altın satar ki

Geçtim diğer merkez bankalarını, diyelim ki referansımız onlar değil. Hadi özgüvenimizin daha yüksek olduğunu da varsayalım. Hatta merkez bankacılığı dehamızın bunca sınamadan sonra daha yüksek olduğundan da bahsedelim. Ancak kullanılabilir döviz varlıklarının var olduğunu bildiğimiz bir merkez bankası neden altın satar ki Hele de küresel para sistemi sorgulanıyorken… Bugünün dünyasında altın nakliyeleri bile sorun yahu…

Biz de ihtiyaç var ya da yok altın satılabiliyor. Aslında öyle değil de öyle görünüyor.

Yani eleştirim doğrudan altın satılmasına değil, ihtiyaca göre mi satıp satmadığımızı bilememize.

Bugünün savaş koşullarında rezerv kompozisyonunu olağan zamanlardaymışız gibi değiştiremeyiz. Yok, zaten savaş koşullarında olduğumuzdan altın satılıyor, denemez. İşin fenası aksi de söylenemez.

Bizimki gibi bir ekonominin somut bir rezerv politikası belirlemesi gerekir. Hedefleri ve dengesi olan bir metin…