Kendini mi kurtarmalı, devleti mi

Geçmiş kuşak toplum için kendini kurtarıyordu, bugün gençler sadece kendini kurtarmak istiyor—ama bu bireycilik gerçekten medeniyetin kaybı mı, yoksa farklı bir çağın mantığı mı?

Özet Bu özet koseyazarioku.com tarafından üretilmiştir

Yazar, Emin Işık Hoca'nın 'kendini kurtaran toplumu kurtarır' sözüne dayanarak, eski gençlerin toplum vizyonuyla kendilerini yetiştirdiklerini, oysa günümüz gençlerinin sadece bireysel çıkarları peşinde koştuğunu ileri sürer. Bu tespit, eğitimcilerin gençleri sadece kariyer danışmanı değil, toplumun ufkunu görmesi gereken rehber olması gerektiği inancından kaynaklanır. Ancak bu retrik, sanayi öncesi dönemin bireyin kolektif çıkarlar için feda edildiği bir modelle, modern dünyanın bireysel özerklik beklentilerini karşılaştırırken, belki de sosyal değişimin kaçınılmazlığını göz ardı etmiyor mu?

Ahmet Tabakoğlu hocadan (Allah başımızdan eksik etmesin) işitmiştim. Gençlik zamanlarında arkadaşlarıyla çok memleket (toplum) meselelerine kaptırınca Emin Işık Hoca (Allah nur içinde yatırsın) onlara "siz kendinizi kurtarın, memleket kurtulur" demiş.

Emin Hocanın önerisi iktisadın babası kabul edilen Smithvari bir öneri gibi görünüyor. Yanlış anladığımız medeniyet değerlerimiz zaviyesinden canfedalar için bireye fazla alan açıyormuş gibi buruk bir tat bırakıyor. Ama gerçek şu ki ehil ve cemaat olmanın anlamını kaybedip arafa düşmüşüz.

Meselelere dengeyi bozarcasına kapılanlar için sarsıcı olan bu uyarıda incelikler var.

İncelikler var derken öyle "kendini kurtarmak toplum üzerinden yükünü indirmektir" gibi konuya yüzeysel bakacak değilim.

Çünkü Emin Hoca biliyordu ki karşısındaki gençler kapasiteleriyle kendilerini de memleketi de kurtaracak gençlerdi.

Dahası kendilerini kurtarırlarsa memleketi kurtaracak gençlerdi. Çünkü o gün; bu toplumun kendi değerlerine sırtını dönmemek ve bu topluma değer atfedip lehine çalışmak kabahatti. Bu toplumun bekasını gene bu toplumda bulmak dışlanma nedeniydi.

Açıkçası o gençlerin kendileri için eşiği aşmaları memleket için büyük bir eşiğin aşılması demekti. Yani Emin Hoca çiğ bir kariyer önerisinde bulunmuyordu.

Şimdi ise işler tam tersine döndü. Memleket bir tarafa bırakıldı. Tabakoğlu Hoca o günün gençlerini bugünün gençleriyle karşılaştırırken bir defasında bunu çok veciz söylemişti; "o günkü gençler memleketi kurtarmak istiyorduk, şimdiki gençler kendini kurtarmak istiyor."

Evet, herkes kendi kariyerinin derdine düştü. Düştü de o aynı ruhla değil. Zaten ben de öyle olduğu için Emin Hoca Merhumun sözünü hatırlattım.

Kendini kurtarmak için kendini kurtarmak yanlış değildir. Ama toplumu kurtarmak için kendini kurtarmak vizyonunu taşıyan gençler de olmalı. Büyük amaçlar yüklenmeye hevesliler de olmalı.

Birey toplumun, toplum da bireyin; ikbal aksâsının bedenidir.

O günün gençlerinin kapasitesi vardıysa bugünün gençlerine de sunulan imkânlar var. Tüm dezavantajları gidermeye yetecek kadar iyi imkânlar.