Sene 2022'ydi. Dolmabahçe'nin toplantı salonlarından birinde toplandık. Kapatılan Cumhurbaşkanlığı Finans Ofisinin önderliğinde katılım finans çalışan onlarca akademisyenle beraber komisyon çalışmalarıyla katkı verdiğimiz Katılım Finans Strateji Belgesi 2022-2025 tanıtılacaktı. Tüm sektör katıldı.
Sn Cumhurbaşkanı da meseleye sahip çıktığını göstermek için oradaydı. Hatta meseleye o denli sahip çıkıyordu ki fikirlerini beyan ettiğinde katılımcıların bazıları tekerlerine çomak sokulmuş olacak alkışlamamayı tercih etti.
Gerçekten Sn Cumhurbaşkanı sektörün içini dışını, sektöre hâkim olan zihni biliyor mu, bilmem. Ama sabrı ve vefasının bir maliyet oluşturduğunu söylenebilecek alanlardan birisi burası.
He, mesele alkış falan değil. Alkış zaten pagan bir tapınma biçimidir. Mesele katılım finansta eksiklik olarak ele alınan hükümet desteği Türkiye'de sağlandığı halde ortak bir vizyona yürünememesidir.
Konumuz ise Strateji Belgesi… Katılım finans alanında en üst belge bu idi. Sn Cumhurbaşkanı Resmî Gazete'de bir genelge dahi yayınladı bu belgeyle ilgili olarak. Diğerleri Katılım Bankacılığı Strateji Raporu 2015-2025 ve Katılım Bankacılığı Strateji Güncelleme Raporu 2021-2025 idi. İdi diyorum çünkü bunlar bitti. 2026'ya girdik. Elde şu an sadece OVP var. Üstelik hedeflere ulaşılamadı. Bir muhasebe bile yapılmadı. Vizyonuna 2025'te %15 pazar payı hedefi koyan sektörün yönetişim organı vizyonunu sessizce değiştirip geçti gitti.
Böylece çok kere bu köşeden tartışageldiğim katılım finansın "vizyonsuzluğu" meselesi bir beyin ve gönül ölümünden bir beden ölümüne dönüşmüş oldu.
Külfet geliyorsa da bu belgeleri yenilemek gerek. Tabii karşılık bulacaksa. Bir de işin sahibi bulunabilecekse. Bir katılım finans düzenleme denetleme kurumu olmadan, bir katılım finans kurumları birliği kurulmadan yeni vizyon belgesi yazılsa da öncekilerden farklı bir sonuç çıkmaz, bu da biline.
Gene de bir belge yazılacak ama sahip çıkanı olmayacak, hakkı verilemeyecekse zaten gerek yok, diyemem. Belki rüzgâr arkadan eser, diyemem.
Unutmamalıdır ki katılım finans rekabetin değil, dayanışmanın ve kardeş rekabetinin sahasıdır. Bir medeniyet projesini temsil eden oyunculardan ortak bir hedefe ortak bir vizyonla ilerlenmesi beklenir. Strateji belgesiz sektör kapitalizme teslim edilmiş olur. Ondan sonra da nerede biter bu iş bilinmez.

18