Batı'yla Uzak Batı arasında

Şimdiye değin hep Batı'yla Doğu arasında olduğumuzu değerlendirdim. Batı'yla Doğu arasında bir denge kurduğumuzu düşündüm.

Ama bugün farklı düşünüyorum. Belki ben yanılmıştım. Ama doğrusu şu ki şartlar değişti. Gene de sanki bizim dengemiz hiç Doğu'yla Batı arasında olmamış gibi arkada hep başka ikililer varmış gibi geliyor bugün. Küresel sermaye ile ABD ilişkileri, ABD ile İngiltere ilişkileri değişince anlaşılır hale geldi bu durum.

Fakat fazla sürmeden yeni ilişkiler belli olacak.

Şu anda Münih'te yeni dünyanın bir kısmı şekilleniyor. Gelen açıklamaların dozuna bakarak…

Ve şu anda Münih'te Türkiye'nin yeni ekopolitiği de şekilleniyor. Bizim için büyük bir değişim olacak.

Yalnız biz değiştirilen değiliz, değişeniz.

Normalde Türkiye'de ekonomiden savunmaya doğru bir ilişki kurulurdu. Yani Türkiye'nin seçtiği, daha doğrusu seçmek zorunda bırakıldığı, ekopolitik yönelime göre savunma ittifakı şekillenirdi. Bu bir tercih değil, mecburiyetti.

Bugün ise ekonomiden savunmaya değil, savunmadan ekonomiye doğru bir ilişki kurmak için şartlar hazırlandı.

Nedensellik tersine döndü. Ekonomi sebepken savunma sonuçtu; şimdi savunma sebep ekonomi sonuç…

Türkiye hakikaten acayip bir yer oldu. Eskiden olsa Nuri Killigil'den beter muamele yapacakları adamların, adam gibi adamların, belgeseli çekiliyor artık. Merhum Özdemir Bayraktar büyüğümüzü kastediyorum. Üstüne bir de başörtüsünü takmış, aile kurmuş, delikanlı evlatlar doğurup yetiştirmiş, yazılımlar yazmış çağımızın Şerife Bacısı-Nene Hatun'u gibi annelerimizin rolü vurgulanmaz mı… Eşi hanımefendi Canan Bayraktar hanımefendiyi kastediyorum. Sevdalarını kuşun kanadına yazan çift…

İşte televizyon ekranlarımızdaki Nuri Killigil-Özdemir Bayraktar hattındaki bu değişim, asıl büyük değişimin geldiğinin göstergesidir. Bizim için savunma-ekopolitik ilişkisinin yönü artık kökten değişecektir.

Böyle ise iki ihtimal var. Ya Türkiye başkasına güç verecek yahut kendisi ittifakını şekillendirip güç olacak.

Çok büyük bir anın geldiğinden bahsediyorum. Tekrar olacak ama şunu söylüyorum; eskiden olsa el mecbur ekopolitik yönelimi gereği savunma ittifakını seçmek zorundayken şimdi savunma bağımsız Türkiye olarak ilk defa ekopolitik yönelimimizi kendimiz seçmenin arefesindeyiz.

Türkiye bugün Amerika ile İngiltere arasında. Hatta Amerika, İngiltere ve Avrupa arasında. Hiçbiri Türkiye'yi bir diğerine kaptırmak istemiyor. Türkiye'yi yanına almaktan gocunan Avrupa dahi karşısına almak istemiyor. Batı ile yeni düzende denkleme girmenin sıkıntısı gerçekte caydırıcılığa değil, çatışmaya yatırım yapmış olmaktır.