Altın yatırım değil, tasarruf aracıdır

Altın ve gümüş okuryazarlığına yatırım yapacağım bugün. Ama konuya girmeden bir para kavrayışı oluşturmam lazım.

Bilinen iki tip para vardır. Birisi deflasyonist para diğer enflasyonist para. Yani birisi miktarı ekonominin coşkusuna dar gelen para, diğeri bol gelen para. Ya da şöyle söyleyeyim: Birisi elde tutmalık para diğeri bir an evvel elden çıkarmalık para.

Tarihte önce birincisi vardır, sonra ikincisi egemen olmuştur. Altının yerine kağıt konmuştur. Dünya işte bu eksende değişmiştir.

Kapitalizmde altın para olsa, karşısında diğer her şeyin fiyatı düşer. İşte buna deflasyon denir.

Deflasyonda kapitalizm çalışmaz. Kapitalistler o yüzden altın yerine para vazifesi görecek enflasyonist bir icat olarak kâğıt parayı bulmuştur.

Altın para ile kapitalizm ilişkisini evvelce detaylı anlattım. Ama belki de ilk defa neyi anlattığımı gösterme imkânı geldi önüme. Şimdi ondan bahsedeyim.

Altının ocak ayındaki yükselişi sırasında konut piyasası fena halde durağanlaştı. Oysa çoklarının ev almak için altın biriktirdiğini biliyorduk. Fakat ironik biçimde altındaki değer artışı ev hayalini onlara yaklaştırmış olsa da yapamadılar; altını evle değiştiremediler. Merkez Bankası'nın kendilerini enflasyondan sorumlu tutmasına tepki vermiyorlardı herhalde.

Sorun, altını doğru konumlandırma yeteneklerinin yaşadıkları kapitalist deneyim içinde kaybolmasıydı. Bu yetenekleri canlı olsa zaten altını yatırım değil, ihtiyaçlarını karşılamak için bir tasarruf olarak göreceklerdi.

Altın tutanların önemli çoğunluğu gene de bir edenim hedefi için tasarruf amacıyla altın biriktiriyordu ama yükseliş başlayınca onlar dahi paralize oldu. Tasarrufçu değil yatırımcı sandılar kendilerini. Ve ihtiyaçlarına sadık kalmayıp kapitalist dürtülerine uydular.

İşte bu davranışsal durum kapitalist sistemde deflasyonist paranın çalışmayacağının sizlere sunabileceğim somut bir tecrübesi oldu.

İnsan fıtratı, değer kaybeden şeyi şiddetli ihtiyaç değilse satın almak istemez. Deflasyonist ortamda tutumluluğu yeğler. İşte bu kapitalizmin katlanamadığı bir durumdur. Ve bu yüzden kapitalizmle altın arasında husumet vardır. Hele para olarak…

Çünkü o tutumlu insana karşı müsrif insanı daha makul görür. Kapitalizmde altın da tutumluluk da barbarcadır. Medenilik ile harcama zevki arasında kurulan köprünün gerekçesi başka ne ola ki