2026'da neyle büyüyeceğiz

Sınırlar kalın çizilirken, ambargolarla ticaret baskılanırken, yeni bir genel savaş riski yükselirken dünya hasılasının 2026 yılı performansına dair %2,5'luk büyüme beklentisi var.

Her zaman öyledir zaten. Dünya için %2,5 büyüme tahmin edilir. Sonra yıl içerisinde revizasyonlarla haber olunur ve dikkatler büyüme üzerinde tutulmaya devam ettirilir.

Fakat bu sene için dikkat çeken bir tahmin geldi. Goldman Sachs (GS) beklentilerin üzerine çıktı ve %2,8'lik bir tahmin açıkladı.

Gerekçe olarak birkaç hususu ön plana çıkarmış. ABD ekonomisinden bir ivmelenme beklediğini kaydetmiş. Risklerin büyüme üzerinde olumsuz etkisinin sınırlı olabileceğini öngörmüş.

Yapay zekanın iş süreçlerine dahil edilmesi gibi yapısal dönüşümlerin verimlilik sağlayacağını not etmiş. Fakat hangi sektörler hangi hızla dönüşür muğlak kalmış. Gelişmiş ülkelerde bir teşvik furyası beklediğini de söylemiş. Bir de finansal koşulların iyileşmesinin büyümeyi destekleyeceği vurgusu yapmış. Bunun kamu borçlarının çevrilmesi için bir gereklilik olduğunu herhalde herkes görüyor.

Hakikaten mümkün mü diye düşündüm.

2026 gerçekten beklenti üzeri bir büyüme yılı olabilir. Ama GS'nin beklediği gibi özel sektör eliyle mi olur, hükümet harcamaları mı ön plana çıkar bir bakmak lazım. Sanki ekonomi paradigmasındaki dönüşümü kaçırıyor gibi bu gerekçeler. Özel sektör-kamu dengesi açısından için bir test yılı olacak 2026.

Dahası hükümetler yüklü savunma harcamaları yapıyor. Kimi yapmak zorunda bırakılıyor kimi yapmak zorunda hissediyor kimi de yapmak zorunda.

Mesela geçen hafta Avrupa Yatırım Bankası (EIB) Yunanistan'a savunma yatırımları için kaynak sağladı. Yunanistan gibi dostunu düşmanını ayıramayacak durumdaki ülkeler bile bu trendin içinde yani.

Türkiye kara-deniz-hava en kompleks savunma coğrafyalarından biri olduğundan ve savunması zaaf kaldırmayacağından yapageldiği harcamaları sürdürmek zorunda.

Peki, meselenin geri kalanı bizim için ne anlatıyor Yapısal dönüşüm, teşvikler ve finansal koşulların iyileşmesi anlamında Türkiye için ne söylenebilir

2026 yılının bir reform yılı olmasını beklediğimiz doğru. Bize verilen vaat de bu. Ve bu gerçekleşmesini isteyeceğimiz bir vaat.

Fakat bu dönüşümde teknolojiye hangi anlamı yüklüyoruz Finansal dönüşüm ihtiyacını ne kadar daha erteleyeceğiz Vergi abukluklarına karşı bir planımız var mı Ve en önemlisi, özel sektörü oyunda nasıl güçlü tutacağız Gibi sorular hala cevapsız. Henüz bir yol haritası ortaya konmadı.

Sanki bir reform iletişimi yapmaya başlamak lazım.

Teşvik konusunda şimdilik en avantajlı durumda olan carry-trade. Yüksek faiz ve istikrarlı kur ile küresel sermaye güçlü biçimde teşvik ediliyor. Finansal oyalanma muteber artık. Ama GS'nin dediği gibi bir küresel doğrudan yatırım rekabeti olacaksa portföy yatırımlarından başkasını da dikkate almak gerekecek.