Yataklarında çürüyen gençlik

Dünya gündemi, Epstein skandalının sızan her yeni belgesiyle bir kez daha sarsılıyor. Ancak karşımızdaki tablo, sadece münferit bir pedofili vakası ya da birkaç yozlaşmış zenginin sapkınlığı değil. Bu, istihbarat teşkilatlarının derin dehlizlerinde kurgulanmış; siyaseti, medyayı ve iş dünyasını şantaj ağlarıyla esir almış devasa bir sistematik kokuşmuşluk halidir.
Dahası, sızan ritüeller ve ayin detayları, bu yapının sadece "bedensel" bir sapkınlık değil, ruhani bir karanlığı da temsil ettiğini gösteriyor. Fakat asıl korkutucu olan, bu devasa karanlığın karşısında duracak olan "geleceğin", yani gençliğin içine düştüğü sessiz ve derin uykudur. "Bed Rotting": Sessiz Bir İntiharın Anatomisi
Modern dünya, gençlerimize "kendini keşfetme" kılıfı altında yeni bir pranga sundu: "Bed Rotting" (Yatağında Çürüme) sendromu. Öğle saatlerine kadar yataktan çıkmayan, perdeleri kapalı, elindeki telefonun ekranından sızan mavi ışıkla ruhunu uyuşturan bir gençlik profiliyle karşı karşıyayız.
Çalışmayı "zul" gören, üretmeyi "sıkıcı" bulan ve gerçek dünyadan kopup sosyal medyanın algoritmik labirentlerinde kaybolan bu nesil, sadece zamanını değil, değerlerini de kaybediyor.
Bu "çürüme" hali, sadece bir tembellik meselesi değildir.
Bu, bir neslin zihinsel ve ahlaki savunma mekanizmalarının çökertilmesidir.
Yatağında çürüyen, değerlerinden kopuk ve hayata dair mücadele azmi kalmamış bir gençlik, Epstein ve benzeri organize sapkınlık şebekelerinin avı haline geliyor. Çünkü değerler sistemiyle tahkim edilmemiş bir zihin, her türlü manipülasyona, her türlü ideolojik sapkınlığa ve her türlü ahlaki erozyona açıktır. Bu nasıl mümkün oluyor1. Dopamin Döngüsü ve "Dijital Slot Makinesi"
Algoritmalar, insan beynindeki ödül mekanizmasını (dopamin) sömürmek üzerine kuruludur. Her kaydırma (scroll), her beğeni ve her bildirim, beyne küçük bir dopamin şoku verir. Gençler, uzun vadeli hedefler için çalışmak yerine, saniyeler içinde gelen bu sahte mutluluk hormonuna bağımlı hale gelir. Bu döngü, gençlerin zorluklar karşısında direnç gösterme kapasitesini yok eder. "Yatağında çürüme" (bed rotting) sendromunun temelinde, gerçek dünyanın "yavaş" ve "emek isteyen" ödül sistemine karşı duyulan nefret yatar.
2. Sosyal Karşılaştırma ve "Yetersizlik" Hissi