Trump'ın çantası mı

Haftalardır aynı konu: Trump'ın çantasında ne var

Oysa asıl konuşulması gereken bir ABD Başkanı'na 'giderken elim dolu gideceğim' dedirten amiller neler

Türkiye, birçok alanda yeni harp doktrini oluşturacak ürünler geliştirirken ısrarla Trump'ın çantasını konuşmak niye

Trump'ın çantasından çıkacak olan her ne varsa neden eski önemini muhafaza etmiyor O zaman bunların cevaplarına bir göz atalım.

NATO zirvesi kapsamında Türkiye'ye gelecek olan Başkan Trump, kuvvetle muhtemel 80 adet F1110 GE motoru ve bakım setlerinin satışına dair Türkiye'nin talep ettiği konuyu çözüme kavuşturacak.

Başkan Trump, konuya dair resmi bilgilendirmeyi ABD Kongresi'ne iletti bile. Kongre, 15 günlük süre içerisinde itiraz etmezse Türkiye mezkur motorları ABD'den tedarik edebilecek.

Ya Kongre onay vermezse Öncelikle bu satış CAATSA yaptırımlarına tabi olan bir satış değil, dolayısıyla Türkiye'ye uygulanan CAATSA yaptırımlarının içine girmiyor. Söz konusu tedarik, ABD sistemi içinde 'ticari satış' kapsamında değerlendiriliyor ve Başkan Trump bu konuyu kendi yetki çerçevesi içinde ve mevcut konjonktürü de kullanarak çözeceğe benziyor. Neden önemli ABD bu motorların satışına onay vermemesi durumunda Türkiye farklı alternatifler ile yola devam edebilir. En kötü ihtimal ile kendisinin geliştirdiği TF 35000 motorları ile yola devam edebilir.

Bu tercih projede azami beş yıllık bir gecikmeye neden olur, lakin proje durmaz. Motorların satışı gerçekleşirse üretilecek ilk blok KAAN Milli Muharip uçakları ABD motorları ile uçar ve Türkiye seri üretime 2028 yılında projede bir gecikmeye mahal vermeden yoluna devam eder.

İlk üretilen uçaklar envantere girerken, yerli ve milli imkanlar ile geliştirilen TF 35000 motorunun seri üretim safhası da başlar. Bizim asıl konuşmamız gereken husus ise Türkiye'nin hangi alanda ambargoya uğrarsa uğrasın artık birçok alanda 'geri dönülmesi mümkün olmayan' çizgiyi geçmiş olmasıdır.

Türkiye, günümüzün

temel harp doktrinlerinin belirlenmesine katkı sunuyor

Geçtiğimiz günlerde İtalyan savunma devi Leonardo ile Baykar ortaklığında yürütülen K-SWARM programı kapsamında havacılık tarihi için devrimsel bir adım atıldı. İnsanlı bir M-346 uçağı, Türkiye'nin insansız savaş jeti Bayraktar KIZILELMA'yı havada doğrudan komuta etti. Bu tarihi test, geleceğin hava muharebelerinin ana omurgasını oluşturacak