Savunma ve değişim

TSK komando tugaylarını artırırken aslında hangi değişimi kaçamıyor: teknoloji ve doktrin mi, yoksa soğuk savaş mirasından tam kurtulamamış bir ordu yapısını mı?

Özet Bu özet koseyazarioku.com tarafından üretilmiştir

Yazarın iddiası, Ukrayna-Rusya ve İran-ABD savaşlarından ders alan TSK'nın komando tugaylarını artırması yalnızca bir birim artışı değil, teşkilat, eğitim ve teknoloji alanında köklü dönüşüme işaret ettiğidir. Bunu öne sürüyor çünkü modern savaş şartları statik ve hantal birlikleri geçersiz kılmış, asimetrik tehditlere karşı teknoloji-destekli, inisiyatif alabilen birlikleri zorunlu kılmıştır. Yazının kalbi ise: yerli savunma sanayisi sayesinde Türkiye bu dönüşümü yapabilir mi, yoksa söylem ile uygulama arasında boşluk mı kalacak?

Millî Savunma Bakanlığı (MSB) tarafından dün yapılan 'Komando tugaylarının sayısının artırılacağı' yönündeki açıklama, yalnızca bir askeri birim artışı değil, Türk Silahlı Kuvvetleri'nin (TSK) değişen dünya düzenine ve harp sahasında yaşanan dramatik değişimlere verdiği stratejik bir yanıttır.
2026 yılı itibarıyla baktığımızda, son dört yıldır devam eden Ukrayna-Rusya savaşı ve Ortadoğu'da İran ile ABD arasında yaşanan savaş, bugüne kadar uygulanan askeri doktrinlerde de bu değişimi zorluyor. Sahadaki değişimin ayak sesleri: Ukrayna ve İran dersleriUkrayna sahası, modern ordular için devasa bir laboratuvar işlevi gördü.
Dört yıldır süregelen bu yıpratma savaşında gördük ki karadaki ve denizdeki unsurlar güçlü hava kuvvetlerinden, hava savunma şemsiyesi ve teknolojik entegrasyondan mahrumlarsa büyük tehditler ile baş başalar.
Öte yandan, İran ve ABD arasında yaşanan savaş, vekil güçler ve asimetrik saldırılar gibi kavramları askeri stratejinin merkezine yerleştirdi. Artık düşman yalnızca karşı cephedeki düzenli bir ordu değil, her an her yerden saldırabilen bir unsur.
Bu yeni denklemde hantal ve statik birliklerin yerine, her türlü arazi koşuluna uyum sağlayabilen, yüksek hareket kabiliyetine sahip ve teknolojiyle iç içe geçmiş, özel eğitimli birliklerin ikame edilmesi kaçınılmaz hale gelmiştir. Teşkilat, teçhizat, kadro ve eğitimde zorunlu dönüşümKomando tugaylarının sayısının artması sadece rakamdan ibaret bir değişiklik değildir. Bu değişim, TSK'nın organizasyon şemasında, teçhizatında ve eğitim sisteminde de köklü değişiklikleri getireceği aşikardır.
TSK'nın bugünkü teşkilat ve eğitim anlayışı, kendisine yönelik tehditleri bertaraf edecek düzeyde olsa da etrafımızda devam eden savaşlardan dersler çıkarmamak ve yaşananlara bigane kalmak mümkün olmazdı.
Konunun sadece komando birliklerinin sayısını artırmakla da sınırlı kalmayacağını tahmin etmek güç değil. Etrafımızda yaşanan savaşlar, TSK'nın kullandığı stratejik silah ve mühimmat tesislerinin de önemli kısmının yer altına geçmesi gerektiğini bizlere gösteriyor. Hatta sadece TSK unsurlarının değil, Türkiye'de üretim yapan stratejik savunma sanayii tesislerinin de bir kısmının yer altına geçmesi zaruret haline gelmiştir.
Yeni nesil birlik anlayışı, kendi taktik İHA'sını uçuran, yapay zeka destekli hedef tespit sistemlerini kullanabilen, tespit ettiği hedefi bertaraf edebilecek yaklaşımı ortaya koyabilen ve dijital harp sahasında görünmez kalabilen birer teknolojik birim haline gelmektedir.
Bu kapsamda Millî Savunma Bakanlığı'nın kuvvet yapılarında bulunan