Savaşta sona doğru

Türkiye, içeride CHP merkezli gelişmeler ile vakit kaybederken İran cephesinden haberler akmaya devam ediyor. Ülkenin enerjisinin kayıkçı kavgalar ile berhava edilmemesinin yegane sebebi istikrarlı bir yönetim ve Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın ortaya koyduğu siyasi irade.

Aksi takdirde Ukrayna'dan İran'a, Irak'tan Suriye'ye gücümüzü tüketecek maceralarla çoktan sınanmaya başlamıştık bile.

Dönelim İran cephesine.

Bu yazının kaleme alındığı saatlerde ABD ile İran arasında varılmış mutabakata dair çok fazla bilgi olmasa da her iki ülkenin belli konularda mutabık kaldıklarını anlayabiliyoruz.

Kim kazandı, kim kaybetti

Daha önceden yine bu köşede kaleme aldığımız yazılar doğrultusunda söyleyebiliriz ki bu savaş sona erdikten sonra hiçbir şey eskisi gibi olmayacak.

Tüm dünya tanıklık etti ki ABD bir süper güç olarak herkese istediği gibi saldırabilecek ve sonuç alabilecek konumundan oldukça uzakta. Bunu en başta Çin kenardan çok net tespit etti.

Bu durum dünyadaki kurulu düzenin daha çabuk çatırdaması demek zira hegemon gücün ayağı artık yere sabit ve sağlam basmıyor. Elbette bu türden gelişmeler dünden bugüne olmaz lakin dünyanın bu yola artık girdiğinden kimsenin şüphesi yok.

İsrail'e gelirsek tablo daha vahim.

'Ortadoğu'ya yeni format atıyoruz, bizimle yol yürümeyen herkes kaybedecek' diye havalı cümleler kursalar da İsrail, Filistin ve Lübnan cephesinden sonuç alamadığı gibi ABD ile birlikte hareket etmesine rağmen İran cephesinden de anlamlı bir kazanımı olmadan eli boş ayrılıyor. Daha da ötesi bu saatten sonra yanlarında İsrail ile her şartta yol yürümeye yeminli kaç ABD'li siyasetçi bulabilirler orası muamma.

ABD içindeki İsrail siyasetini tasvip etmeyenlerin oranındaki inanılmaz artış da işin cabası.

İran ise ABD ve İsrail saldırıları karşısında diz çökmeyerek büyük bir başarı sağlamış olsa da önümüzdeki süreçlerde kendi halkına hesap verecek olması kaçınılmaz. Artık ABD saldırıları karşısında düşman ile işbirliği yaptınız diyerek suçlayacak bir kitle de yok.

O zaman bu saatten sonra kendi halkı ile bütünleşmiş bir yönetim oluşturmak ya da içerideki eleştirileri şiddet yolu ile bastırıp kendi kendini dağıtmak kendi İran yönetiminin kendi elinde.

Gelelim anlaşmanın

muhtemel çerçevesine